MESCİDLER


MESCİDLER


MESCİDLER


Kıble mescidi
Kıble mescidi
Kıble mescidi
Kıble mescidi

Kıble Mescidi

Hz. Ömer’in 638 yılında Kudüs’ü fethi ile sahabe tarafından temelleri atılan ilk bina, Emevi Hanedânı Melik b. Abdulmelik döneminde inşa edilmiş, defalarca kez restorasyona ve değişime uğrayarak bugünkü halini almıştır. Kuzeyden güneye 80 metreye ulaşan uzunluğu, doğudan batıya 55 metre genişliği olan dikdörtgen şeklinde bir binadır. 9 adet girişi vardır. Bunlardan 7’si mescidin kuzey cephesini merkeze alarak sıralanmaktadır. Zaman içerisinde büyük bir titizlikle restore edilmiş ve yenilenmiş olan Kıble Mescidi, Aksa içerisinde Kubbetu’s-Sahra’dan sonra en büyük ikinci kubbeye sahip mescittir.

Mescidin içerisinde Zekeriya Mihrabı, Yahya Mihrabı gibi önemli ziyaret yerleri bulunuyor. Sabah namazında tüm Müslümanlar burada namazlarını kılmaktadır.

Kıble Mescidi de dahil olmak üzere İsrail harem içerisindeki pek çok yapıya zarar vermiştir. Kıble mescidinde karşılaşacağımız manzaralardan biri de kurşunlanmış vitral camlar, avizeler, delik deşik olmuş kapılarıdır.

Hz. Ömer’in 638 yılında Kudüs’ü fethi ile sahabe tarafından temelleri atılan ilk bina, Emevi Hanedânı Melik b. Abdulmelik döneminde inşa edilmiş, defalarca kez restorasyona ve değişime uğrayarak bugünkü halini almıştır. Kuzeyden güneye 80 metreye ulaşan uzunluğu, doğudan batıya 55 metre genişliği olan dikdörtgen şeklinde bir binadır. 9 adet girişi vardır. Bunlardan 7’si mescidin kuzey cephesini merkeze alarak sıralanmaktadır. Zaman içerisinde büyük bir titizlikle restore edilmiş ve yenilenmiş olan Kıble Mescidi, Aksa içerisinde Kubbetu’s-Sahra’dan sonra en büyük ikinci kubbeye sahip mescittir.

Mescidin içerisinde Zekeriya Mihrabı, Yahya Mihrabı gibi önemli ziyaret yerleri bulunuyor. Sabah namazında tüm Müslümanlar burada namazlarını kılmaktadır.

Kıble Mescidi de dahil olmak üzere İsrail harem içerisindeki pek çok yapıya zarar vermiştir. Kıble mescidinde karşılaşacağımız manzaralardan biri de kurşunlanmış vitral camlar, avizeler, delik deşik olmuş kapılarıdır.

Kıble Mescidi

Kıble Mescidi

Kadim Aksa Mescidi

Kıble Mescidi’nin altında yer alan küçük bir yer altı mescididir. Döneminde Mescid-i Aksa’nın güney kısmında bulunan Emevi saraylarından Kıble Mescidi’ne geçiş için yaptırılmış ve koridor olarak kullanılmıştır. Sonraları mescide dönüştürülmüş ve Kadim Aksa ismini almıştır. İçindeki çok büyük kolonların Hz. Süleyman’ın yaptırmış olduğu mescide ait olduğu ve cinler tarafından yerleştirildiği söylenegelse de kendisine açılan Müzdeveç Kapısı’nın mimari özellikleri dikkate alındığında yapı en fazla Herod Dönemine aittir. Tarihte Mescid-i Aksa’yı aydınlatan kandilerin zeytinyağları buradaki kuyuda depolanmaktaydı.

Kıble Mescidi’nin altında yer alan küçük bir yer altı mescididir. Döneminde Mescid-i Aksa’nın güney kısmında bulunan Emevi saraylarından Kıble Mescidi’ne geçiş için yaptırılmış ve koridor olarak kullanılmıştır. Sonraları mescide dönüştürülmüş ve Kadim Aksa ismini almıştır. İçindeki çok büyük kolonların Hz. Süleyman’ın yaptırmış olduğu mescide ait olduğu ve cinler tarafından yerleştirildiği söylenegelse de kendisine açılan Müzdeveç Kapısı’nın mimari özellikleri dikkate alındığında yapı en fazla Herod Dönemine aittir. Tarihte Mescid-i Aksa’yı aydınlatan kandilerin zeytinyağları buradaki kuyuda depolanmaktaydı.

Kadim aksa mescidi
Kadim aksa mescidi
Kadim aksa mescidi
Kadim aksa mescidi

Kadim Aksa Mescidi

Kadim Aksa Mescidi

kubbetu's-sahra
kubbetu's-sahra
kubbetu's-sahra
kubbetu's-sahra

Kubbetu’s-Sahra

Kudüsle ilgili gördüğümüz her görselde bulunması muhtemel olan, İslam mimarisinin en güzel örneklerinden biridir Kubbetü's-Sahra. Kudüs’e gittiğinizde özellikle Aksa içerisinde ihtişamlı kubbesi ve masmavi çinileriyle ondan gözünüzü alabilmek pek mümkün değil. Peygamberimizin Miraç yolculuğuna başladığı Muallak Kayası üzerine emevi halifesi Abdülmelik bin Mervan tarafından inşa edilmiştir. Kaya hakkında Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde geçen mübalağalı anlatımlar ve halk arasında yüzyıllardır söylenegelen efsaneleşmiş söylemler vardır. Muallak Kayasının aslında havada durduğu, insanların akıllarını yitirmesine, hamile kadınların bebeklerini düşürmesine sebebiyet verdiği için Müslümanlar tarafından kayanın alt kısmının doldurulduğu şeklinde… Ancak tarihi kaynaklarda böyle bir bilgi geçmemektedir ve günümüzde de kaya havada değildir. Zannımızca bu söylentilerin sebebi kayanın altında bulunan mağaradır.

Kudüsle ilgili gördüğümüz her görselde bulunması muhtemel olan, İslam mimarisinin en güzel örneklerinden biridir Kubbetü's-Sahra. Kudüs’e gittiğinizde özellikle Aksa içerisinde ihtişamlı kubbesi ve masmavi çinileriyle ondan gözünüzü alabilmek pek mümkün değil. Peygamberimizin Miraç yolculuğuna başladığı Muallak Kayası üzerine emevi halifesi Abdülmelik bin Mervan tarafından inşa edilmiştir. Kaya hakkında Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde geçen mübalağalı anlatımlar ve halk arasında yüzyıllardır söylenegelen efsaneleşmiş söylemler vardır. Muallak Kayasının aslında havada durduğu, insanların akıllarını yitirmesine, hamile kadınların bebeklerini düşürmesine sebebiyet verdiği için Müslümanlar tarafından kayanın alt kısmının doldurulduğu şeklinde… Ancak tarihi kaynaklarda böyle bir bilgi geçmemektedir ve günümüzde de kaya havada değildir. Zannımızca bu söylentilerin sebebi kayanın altında bulunan mağaradır.

Muallak Kayası Yahudiler için de kayanın Süleyman Mabedi’nin Kudsü’l-Akdes bölümünün temelini teşkil ettiği, Hz. Nûh’un gemisinin tufandan sonra onun üstüne oturduğu ve üzerinde Hz. İbrahim’in kurban kestiği gibi inanışlarla kutsal kabul edilir. Peygamberimizin Recep ayının 27’sinde Miraç Gecesi’nde cennete buradan yükseldiğine inanılır.


Kubbetü’s-Sahra, Kudüs’ün Haçlılar tarafından işgali sırasında Templum Domini adıyla kiliseye çevrilmiş ve çeşitli değişikliklere uğramıştır. Daha sonra Kudüs’ü yeniden fetheden Selâhaddîn-i Eyyûbî, bu kayanın etrafındaki demir ızgaralar dışında Haçlılardan kalan her şeyi kaldırmıştır. Kubbetü’s-Sahra, tarihi boyunca, özellikle Osmanlı döneminde büyük saygı görmüş ve özenle tamir ettirilmiştir. 1948 Eylül ve Ekim aylarında atılan bombalardan kuzeybatı pencereleri zarar gören Kubbetü’s-Sahra, bugün de Aksa alanı içerisindeki diğer yapılar gibi, Filistinlilerle İsrail askerlerinin çatışmaları sırasında hasar almaktadır.

Muallak Kayası Yahudiler için de kayanın Süleyman Mabedi’nin Kudsü’l-Akdes bölümünün temelini teşkil ettiği, Hz. Nûh’un gemisinin tufandan sonra onun üstüne oturduğu ve üzerinde Hz. İbrahim’in kurban kestiği gibi inanışlarla kutsal kabul edilir. Peygamberimizin Recep ayının 27’sinde Miraç Gecesi’nde cennete buradan yükseldiğine inanılır.


Kubbetü’s-Sahra, Kudüs’ün Haçlılar tarafından işgali sırasında Templum Domini adıyla kiliseye çevrilmiş ve çeşitli değişikliklere uğramıştır. Daha sonra Kudüs’ü yeniden fetheden Selâhaddîn-i Eyyûbî, bu kayanın etrafındaki demir ızgaralar dışında Haçlılardan kalan her şeyi kaldırmıştır. Kubbetü’s-Sahra, tarihi boyunca, özellikle Osmanlı döneminde büyük saygı görmüş ve özenle tamir ettirilmiştir. 1948 Eylül ve Ekim aylarında atılan bombalardan kuzeybatı pencereleri zarar gören Kubbetü’s-Sahra, bugün de Aksa alanı içerisindeki diğer yapılar gibi, Filistinlilerle İsrail askerlerinin çatışmaları sırasında hasar almaktadır.

muallak kayası
muallak kayası
muallak kayası
muallak kayası
mescidi aksa cuma namazı
mescidi aksa cuma namazı
mescidi aksa cuma namazı
mescidi aksa cuma namazı

Cuma günleri Müslüman kadınlar Kubbetü's-Sahra’da, erkekler ise Kıble Mescidi içerisinde namaz kılmaktadır. Kubbetü's-Sahra sabah namazları hariç diğer saatlerde tüm Müslümanlar için ibadete açıktır. Kubbesi altın değildir ancak altın sarısı metalik levhalarla kaplıdır. Mescit içerisinde Muallak Kayasının alt kısmına inen bir merdiven görebilirsiniz. Merdiven sizi Ruhlar Mağarası’na indirecektir. Rivayetlere göre mağarada Miraç gecesi Peygamberimiz ulu’l-azm peygamberlere namaz kıldırmıştır. Mağara içerisinde 3 eski mihrap bulunmaktadır. Bunlardan birisi dünyanın en eski mihrabı olarak bilinen Süleyman Mihrabı’dır.

Cuma günleri Müslüman kadınlar Kubbetü's-Sahra’da, erkekler ise Kıble Mescidi içerisinde namaz kılmaktadır. Kubbetü's-Sahra sabah namazları hariç diğer saatlerde tüm Müslümanlar için ibadete açıktır. Kubbesi altın değildir ancak altın sarısı metalik levhalarla kaplıdır. Mescit içerisinde Muallak Kayasının alt kısmına inen bir merdiven görebilirsiniz. Merdiven sizi Ruhlar Mağarası’na indirecektir. Rivayetlere göre mağarada Miraç gecesi Peygamberimiz ulu’l-azm peygamberlere namaz kıldırmıştır. Mağara içerisinde 3 eski mihrap bulunmaktadır. Bunlardan birisi dünyanın en eski mihrabı olarak bilinen Süleyman Mihrabı’dır.

Kubbetu’s-Sahra

Kubbetu’s-Sahra

Burak Mescidi

Burak mescidi, Batı Duvarı’nın hizasında Mescid-i Aksâ’nın Batı Revakları’nın içinde Mağribliler Kapısı’nın kuzeyine doğru uzanan bir mevkide bulunmaktadır. İsra ve Miraç gecesinde Peygamberimizin Burak isimli bineğini bağladığı rivayet edilen yere inşa edilmiştir. Yapılışından günümüze, ilk yapıldığı şekliyle ulaşan Burak mescidinin inşa tarihi 1307-1336 yılları arasında Memlüklüler Dönemi’ne dayanmaktadır. Mescide bir merdivenle inilmektedir. Kapasitesi 30-40 kişilik kadar olan mescit belirli saatlerde ibadete açık., Burak Duvarı’na komşuluğu sebebiyle mescit içerisinden ibadet eden Yahudilerin de seslerini duymak mümkün.

Burak mescidi, Batı Duvarı’nın hizasında Mescid-i Aksâ’nın Batı Revakları’nın içinde Mağribliler Kapısı’nın kuzeyine doğru uzanan bir mevkide bulunmaktadır. İsra ve Miraç gecesinde Peygamberimizin Burak isimli bineğini bağladığı rivayet edilen yere inşa edilmiştir. Yapılışından günümüze, ilk yapıldığı şekliyle ulaşan Burak mescidinin inşa tarihi 1307-1336 yılları arasında Memlüklüler Dönemi’ne dayanmaktadır. Mescide bir merdivenle inilmektedir. Kapasitesi 30-40 kişilik kadar olan mescit belirli saatlerde ibadete açık., Burak Duvarı’na komşuluğu sebebiyle mescit içerisinden ibadet eden Yahudilerin de seslerini duymak mümkün.

burak mescidi
burak mescidi
burak mescidi
burak mescidi

Burak Mescidi

Burak Mescidi

mervan mescidi
mervan mescidi
mervan mescidi
mervan mescidi

Mervan Mescidi

Yer altı mescidleri içerisinde en büyük alana sahip olan Mervan Mescidi’dir. Emeviler döneminde inşa edilmiştir. Kudüs'ün Haçlılar tarafından işgali sonrasında atların bağlandığı ahırlara dönüştürülmüş ve "Süleyman Ahırları” diye isimlendirilmiştir. Uzun dönem kullanılmayan, İngiliz işgali ve sonraki süreçte de özellikle kilitli tutulan yapı yukardan dökülen inşaat artıkları ve kuşların taşıdığı çöplerle adeta dolmaya başlamıştır. 1997 yılında Mescid-i Aksa Mukaddes Yapı İmar Kurumu mescidi temizleyip yeniden inşa ederek ibadete açmıştır. Böylelikle Mervan Mescidi aşırılık yanlısı Yahudi örgütlerin işgal planından da korunmuştur. Yaklaşık 10 bin kişilik kapasitesi bulunmaktadır. Filistinli Müslümanlar namaz vakitlerinde genellikle Kıble Mescidi’ni tercih etseler de Mervan Mescidi’nin müdavimi olarak küçük çocukları görmek mümkün. İçeride Filistinli kadın öğretmenler çocuklara Kur’an-ı Kerim dersleri veriyorlar. Biraz dikkatle baktığımızda kolonlarının en altında bazı delikler göreceğiz. Maalesef bu delikler tapınak şövalyelerinin Mervan Mescidi’ni ahır olarak kullandıkları yıllardan kalmıştır.

Yer altı mescidleri içerisinde en büyük alana sahip olan Mervan Mescidi’dir. Emeviler döneminde inşa edilmiştir. Kudüs'ün Haçlılar tarafından işgali sonrasında atların bağlandığı ahırlara dönüştürülmüş ve "Süleyman Ahırları” diye isimlendirilmiştir. Uzun dönem kullanılmayan, İngiliz işgali ve sonraki süreçte de özellikle kilitli tutulan yapı yukardan dökülen inşaat artıkları ve kuşların taşıdığı çöplerle adeta dolmaya başlamıştır. 1997 yılında Mescid-i Aksa Mukaddes Yapı İmar Kurumu mescidi temizleyip yeniden inşa ederek ibadete açmıştır. Böylelikle Mervan Mescidi aşırılık yanlısı Yahudi örgütlerin işgal planından da korunmuştur. Yaklaşık 10 bin kişilik kapasitesi bulunmaktadır. Filistinli Müslümanlar namaz vakitlerinde genellikle Kıble Mescidi’ni tercih etseler de Mervan Mescidi’nin müdavimi olarak küçük çocukları görmek mümkün. İçeride Filistinli kadın öğretmenler çocuklara Kur’an-ı Kerim dersleri veriyorlar. Biraz dikkatle baktığımızda kolonlarının en altında bazı delikler göreceğiz. Maalesef bu delikler tapınak şövalyelerinin Mervan Mescidi’ni ahır olarak kullandıkları yıllardan kalmıştır.

Mervan Mescidi

Mervan Mescidi

Babürrahme Mescidi

Mescid-i Aksa alanı içerisinde bulunan 6 mescitten birisi olmakla beraber Mescidi Aksa'nın doğu kısmında yer alan Babürrahme/ Rahmet Kapısı sebebiyle bu isim verilmiştir. Rahmet Kapısı bir diğer adıyla Altın Kapı Hristiyanlar ve Yahudiler tarafından Mesih’in gireceğine inanılan kapıdır. Bu sebeple mescidin stratejik olarak da önemi büyüktür. İsrail polisi 2. İntifada Dönemi’ne denk gelen bir süreçte (2003) Rahmet Mescidi’ni kapatmıştı. Ürdün'e bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'nin yaptığı tüm girişimlere rağmen İsrail Sulh Mahkemesi mescidin kapatılma kararının onay süresini her yıl uzatmış ancak bu uygulamayı 2017'de onaylamıştı. Sonraki yıllarda Babürrahme Mescidi kapalı kalmaya devam etse de 17 Şubat 2019'da Rahmet Kapısı'na inen merdivenlerin başındaki kapıya zincir vurulması, Filistinliler tarafından ciddi şekilde protesto edilmiş, çığ gibi büyüyen tepkiler ve bölgede tutulan ribat hareketi üzerine 22 Şubat 2019'da Kudüs Yüksek İslami Vakıflar Konseyi Rahmet Kapısının açılmasına ve mescidin tekrardan aktif olarak kullanılmasına karar vermişti. Müslümanlar 16 yıl sonra ilk kez Babürrahme’de namaz kılmışlardı. Mescid günümüzde ibadete açıktır.

Mescid-i Aksa alanı içerisinde bulunan 6 mescitten birisi olmakla beraber Mescidi Aksa'nın doğu kısmında yer alan Babürrahme/ Rahmet Kapısı sebebiyle bu isim verilmiştir. Rahmet Kapısı bir diğer adıyla Altın Kapı Hristiyanlar ve Yahudiler tarafından Mesih’in gireceğine inanılan kapıdır. Bu sebeple mescidin stratejik olarak da önemi büyüktür. İsrail polisi 2. İntifada Dönemi’ne denk gelen bir süreçte (2003) Rahmet Mescidi’ni kapatmıştı. Ürdün'e bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'nin yaptığı tüm girişimlere rağmen İsrail Sulh Mahkemesi mescidin kapatılma kararının onay süresini her yıl uzatmış ancak bu uygulamayı 2017'de onaylamıştı. Sonraki yıllarda Babürrahme Mescidi kapalı kalmaya devam etse de 17 Şubat 2019'da Rahmet Kapısı'na inen merdivenlerin başındaki kapıya zincir vurulması, Filistinliler tarafından ciddi şekilde protesto edilmiş, çığ gibi büyüyen tepkiler ve bölgede tutulan ribat hareketi üzerine 22 Şubat 2019'da Kudüs Yüksek İslami Vakıflar Konseyi Rahmet Kapısının açılmasına ve mescidin tekrardan aktif olarak kullanılmasına karar vermişti. Müslümanlar 16 yıl sonra ilk kez Babürrahme’de namaz kılmışlardı. Mescid günümüzde ibadete açıktır.

babürrahme mescidi
babürrahme mescidi
babürrahme mescidi
babürrahme mescidi

Babürrahme Mescidi

Babürrahme Mescidi