Kudüs Şehir Haritalarında Söylem ve İdeoloji
Kudüs Şehir Haritalarında Söylem ve İdeoloji
Prof. Dr. Yasemin Avcı – Dr. Yunus Emre Akyol – Dr. Mihriban Uçar Gönüllü
Prof. Dr. Yasemin Avcı – Dr. Yunus Emre Akyol – Dr. Mihriban Uçar Gönüllü

Bu çalışma İslam İşbirliği Teşkilatı’na bağlı uluslararası bir araştırma kurumu olan İslam, Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) tarafından desteklenen “Osmanlı Kudüs’ünü Haritalandırmak (19. Yüzyıl Sonu-20. Yüzyıl Başı)” başlıklı proje çerçevesinde hazırlanmıştır.
Prof. Dr. Yasemin Avcı[1]– Dr. Yunus Emre Akyol[2] – Dr. Mihriban Uçar Gönüllü[3]
Kudüs, İslam, Hıristiyanlık ve Yahudilik açısından taşıdığı derin tarihi ve dini anlam nedeniyle dünya şehirleri arasında ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Üç İbrahimî dinin de ortak hafızasında yer alan şehir, yalnızca geçmişin kutsal mekânı değil, aynı zamanda inanç, kimlik ve aidiyet duygularını besleyen önemli bir merkezdir. Bu nedenle Kudüs, birçok inanan tarafından dünyevi ve manevi boyutları bir arada taşıyan eşsiz bir şehir olarak kabul edilmektedir[4].
Kudüs’ün tarihsel ve kutsal kimliği, şehrin farklı dönemlerde çeşitli görsel ve yazılı araçlarla yeniden üretilmesine de zemin hazırlamıştır. Özellikle 19. yüzyılda Hıristiyanlar tarafından Kutsal Topraklar’ın “yeniden keşfi”, bölgenin tarihsel-coğrafi açıdan ayrıntılı biçimde incelenmesine, haritalar ve rehber kitaplar ile görsel tasvirler üzerinden yeni bir anlatının inşa edilmesine yol açmıştır. Özellikle 19. yüzyıldan itibaren hazırlanan çalışmalar, Kudüs’ün sadece fiziki görünümünü değil, insanlar tarafından algılanış ve anlamlandırılış biçimini de etkilemiştir. Aslında haritalar, yalnızca bir bölgenin coğrafi özelliklerini gösteren teknik belgeler olarak değerlendirilmemelidir. Haritaların hazırlanış biçimi, seçilen unsurlar ve yapılan vurgular, onları belirli düşünce ve bakış açılarını yansıtan araçlar hâline de getirmektedir[5].
Bu nedenle bir harita, mekânı göstermenin yanında o mekânın nasıl algılanması gerektiğine dair bir çerçeve de sunar. Kudüs haritaları da bu açıdan değerlendirildiğinde, çoğunlukla Hıristiyan haritacılar tarafından Hıristiyan okuyucular için hazırlanmıştır. Şehrin kutsal mekânları ile dini geçmişi belirli bir bakış açısıyla ön plana çıkarılmıştır[6].
Osmanlı ve İngiliz dönemlerinde hazırlanan Kudüs haritaları, yalnızca mekânı tanımlayan belgeler değil, aynı zamanda yönetim ve denetim süreçlerinin bir parçası olarak kullanılmıştır[7]. Dolayısıyla Kudüs haritalarını dönemin anlayışını ve önceliklerini yansıtan metinler olarak da okumak gerekir.
19. yüzyılda Avrupalı kartografların (haritacıların) Kudüs’e gösterdiği yoğun ilgi, yalnızca bilimsel keşif merakıyla açıklanamaz.
Özellikle Protestan çevreler, İncil’de geçen yerleri tespit etmek ve kutsal metinlerin geçtiği coğrafyayı daha iyi anlamak amacıyla Kudüs ve Filistin bölgesine yoğun ilgi göstermiştir.
Öyle ki Kudüs, Hıristiyanların kendi inançlarını, kökenlerini ve dini kimliklerini yeniden anlamlandırmaya çalıştıkları bir mekân hâline gelmiştir[8]. Günümüzde de Kudüs, farklı Hıristiyan mezheplerinin ve dini grupların kendilerini tarihsel olarak temellendirmeye çalıştıkları önemli bir merkez olmayı sürdürmektedir[9]. Kudüs’ün modern dönemde İncil coğrafyasını yeniden keşfetme düşüncesi doğrultusunda anlamlandırılması, oryantalist söylemin de bir parçası olarak değerlendirilebilir. Edward Said’e göre, Doğu’nun Batı tarafından bilgi ve temsil sistemleriyle yeniden üretilmesi sürecinde Kudüs, evanjelik yorumlar ve görsel temsiller aracılığıyla kutsal bir merkeze dönüştürülmüştür[10]. Şehir, emperyal ideolojinin dini mekân kurgusunun önemli unsurlarından biri haline gelmiş, sahiplenme ve yeniden inşa girişimleri emperyal güç mücadeleleriyle iç içe geçmiştir[11]. Dolayısıyla 19. yüzyılda Kudüs’ün Avrupalılar tarafından “yeniden keşfi”, evanjelik, oryantalist ve emperyalist eğilimlerin kesiştiği bir süreç olarak ortaya çıkmıştır.
Herhangi bir coğrafyaya nüfuz etmenin ön koşulu, o mekânı önce bilgi aracılığıyla tanımak, anlamak ve haritalandırmaktır. Bu nedenle haritalar mekânsal temsilin yanı sıra bilgi yoluyla tahakküm kurmanın da önemli araçlarıdır.
1818-1917 yılları arasında Kudüs’e ilişkin yüzlerce harita üretilmiş, ancak Avrupalı kartografların hazırladığı bu haritaların büyük bir kısmı Hıristiyan dini yapılarını öne çıkarırken Müslüman mahalleleri, vakıf yapıları, pazarları ve Osmanlı idari unsurlarını büyük ölçüde görünmez kılmıştır.
Oysa 19. yüzyıl boyunca Kudüs’ün kentsel dokusu ve toplumsal yaşamı önemli ölçüde vakıf sistemi ve Müslüman nüfus tarafından şekillendirilmiştir. Bu nedenle söz konusu haritalar, Kudüs’ün toplumsal gerçekliğini yansıtmaktan çok, Batılı ve Hıristiyan merkezli bir mekânsal tahayyülün ürünü olarak değerlendirilmelidir.

Kudüs’ün Dört Mahalleye Bölen Şehir Planlarından Biri[12].
Haritalar, bazı unsurları öne çıkarırken diğerlerini geri planda bırakarak şehirlerin algılanışını şekillendirir.
Kudüs suriçinin Müslüman, Yahudi, Hristiyan ve Ermeni mahalleleri şeklinde dört bölgeye ayrılması da büyük ölçüde 19. yüzyıl kartografik anlayışının ürünüdür[13].
Oysa Osmanlı kent düzeninde bu kadar keskin bir ayrışma bulunmamaktadır, farklı dinlere mensup topluluklar aynı alanlarda yaşayabilmiş ve mülk edinebilmiştir. Bu nedenle dört mahalle şeması, Kudüs’ün toplumsal ve mekânsal yapısını tam olarak yansıtmamaktadır[14].
IRCICA tarafından desteklenmekte olan “Osmanlı Kudüs’ünü Haritalandırmak (19. Yüzyıl Sonu - 20. Yüzyıl Başları)” başlıklı projemiz, şehri dışarıdan üretilen haritalar yerine Osmanlı tapu kayıtları üzerinden yeniden okumayı amaçlamaktadır.
Tapu defterleri, mülklerin sınırlarını, sahiplerini ve kullanım biçimlerini ayrıntılı biçimde içermektedir. Günümüzde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kuyûd-ı Kadîme Arşivi’nde korunan bu kayıtlar arasında Kudüs merkez kazasına ait 45 zabıt defteri bulunmaktadır. Bahsi geçen kayıtlar sayesinde yalnızca kimin hangi mülke sahip olduğu değil, bir mahalledeki mülk sahipliğinin yaklaşık elli yıl boyunca nasıl değiştiği de takip edilebilmektedir. Projede bu veriler ArcGIS Pro programı ile dijital ortama aktarılmakta, bu yolla şehir mekânsal olarak yeniden haritalandırılmaktadır[15]. Böylece Kudüs, dışarıdan üretilen haritalar yerine dönemin arşiv kayıtları üzerinden okunmakta, 19. yüzyıl sonrası kentsel genişleme ve mülkiyet sistemi ayrıntılı biçimde ortaya konulmaktadır.
1854 yılında etrafı surlarla çevrili yaklaşık 1 kilometrekarelik alandan oluşan Kudüs, özellikle kuzeybatı yönünde genişlemiş, 1917’ye gelindiğinde 13 kilometrekare dolaylarında bir yerleşim alanına dönüşmüştür. Batılı devletlerin desteklediği misyonerlik kuruluşları, kilise, okul, manastır gibi yapıların şehrin mekânsal gelişiminde etkili olduğu doğrudur. Diğer taraftan kentin mekânsal değişimini yalnızca Batılı girişimlerle açıklamanın yeterli olmadığı da ortadır. Osmanlı yönetiminin 19. yüzyılın ikinci yarısında hayata geçirdiği idari ve kentsel reformlar, şehirde güvenlik ve düzeni güçlendirmiş, böylece surdışı yerleşimlerin gelişmesini mümkün kılmıştır. Özellikle 1867’de belediye teşkilatının kurulması, altyapı hizmetlerinin daha sistemli yürütülmesini sağlamış, kentsel büyüme kurumsal bir yapı ile denetlemeye çalışılmıştır. Yerel idarenin dar sokaklar, yangın riski, temizlik ve ulaşım gibi sorunlara çözüm arayışı, belediye binaları, hükümet konakları, postaneler ve saat kuleleri gibi yeni kamusal yapıların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Aynı dönemde bankalar, oteller, mağazalar ve tiyatrolar gibi ticari ve sosyal mekânlar da şehir yaşamını dönüştürmüş, imar düzenlemeleri ise yapılaşmayı belirli standartlar üzerinden denetlemeye başlamıştır[16].
1967 sonrasında Kudüs’te mülkiyetin sınıflandırılması, arazi tescili ve planlama süreçleri yalnızca idari uygulamalar olmaktan çıkmış, demografik ve jeopolitik müdahalelerin araçları hâline gelmiştir. Özellikle vakıf mülklerinin “terk edilmiş mülk” ya da “devlet arazisi” olarak yeniden sınıflandırılması ve güvenlik gerekçesiyle el konulması, mülkiyet rejiminde önemli bir dönüşüm yaratmıştır[17]. Bu durum, mülkiyetin sadece hukuki bir statü değil, aynı zamanda mekân üzerinde kontrol kurmanın temel araçlarından biri olduğunu göstermektedir[18]. Mekânsal dönüşümün en belirgin örneklerinden biri, suriçi Kudüs’te özellikle Müslüman ve Hristiyanların yaşadığı mahallelerde yoğunlaşan yerleşimci faaliyetleridir. Devlet kurumları ile Ateret Cohanim gibi yerleşimci örgütlerin iş birliği, el-Vad Caddesi ve çevresindeki mülk edinimleriyle görünür hâle gelmiştir. Bu süreçte bazı işyerleri hatta dini yapılar dahi yerleşimci kontrolüne geçmiş, Filistinlilerin mülkiyet hakları üzerinde ciddi baskılar oluşmuştur[19]. Kamulaştırma, hukuki düzenlemeler ve ekonomik zorlanmalar nedeniyle yapılan mülk satışları da bu dönüşümü hızlandırarak suriçi Kudüs’ün mülkiyet yapısını değiştirmiştir[20].
Dönüşümün çarpıcı örneklerinden biri de 1967’de yıkılan Megaribe Mahallesi’dir. Yaklaşık 650 kişinin yaşadığı bu alan yıkımın ardından boşaltılmış ve Batı Duvarı çevresinde geniş bir ibadet alanına dönüştürülmüştür.
Zamanla söz konusu mahalle önemli ölçüde genişletilerek büyük bir plaza hâline getirilmiştir. Yıkım süreci, dönemin bazı basın yayın organlarında mahallenin “terk edilmiş” bir alan olarak sunulmasıyla meşrulaştırılmıştır[21]. Tüm bu gelişmeler, Kudüs’te hem demografik hem de mekânsal yapının değişmesine ve yerleşimci faaliyetlerin güçlenmesine yol açmıştır[22].
Sürdürülmekte olan proje aynı zamanda Kudüs’teki Filistinlilerin mülkiyet haklarına ilişkin güncel siyasi tartışmalara da katkı sunmaktadır. 1967’de Doğu Kudüs’ün İsrail tarafından işgal edilmesinden bu yana, Filistinliler, mülkiyet tescili ve hakların tanınması konusunda çeşitli idari ve hukuki engellerle karşılaşmakta, tapu belgelerinin eksikliği gerekçesiyle mülksüzleştirme süreçleri yürütülmektedir. İsrail yönetiminin bu uygulamalarına rağmen, Osmanlı tapu kayıtları hem ulusal hem de uluslararası mahkemelerde delil olarak sunulabilmektedir. Proje, bu kayıtları haritalandırmak suretiyle Kudüs’teki mülkiyet tartışmalarını tarihsel temelleriyle birlikte daha görünür ve anlaşılır hâle getirmeyi amaçlamaktadır.
Kaynakça
Akyol, Y. Emre, 2025. Kudüs’te Siyasi İktidar ve Paylaşılamayan Dini Mekanlar: Harem-i Şerif, Ağlama Duvarı ve Kamame Kilisesi (1871-1948), (Basılmamış Doktora Tezi), Pamukkale Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Ana Bilim Dalı, Denizli.
Avcı, Y. 2004. Değişim Sürecinde Bir Osmanlı Kenti: Kudüs (1890-1914), Phoenix Yayınları, Ankara.
Avcı, Y.-Akyol, Y. Emre, 2022. “Kudüs Ağlama Duvarı: İdeolojinin Yarattığı İbadetgah”, Mehmet Doğan-Kâmil Çolak (ed.), Prof. Dr. M. Mehdi İlhan Anısına Tarihe Adanan Bir Ömür, Berikan Yayınevi, Ankara, s. 183-201.
Bennett, S., 2010. “Jerusalem as a City ‘Reclaimed’: Orientalism and Biblical Discourse in US Media 1948 and 1967”, Jerusalem Quarterly, 44, s. 75-91.
Burrough, P. A., - McDonnell, R. A. 1998. Principles of Geographical Information Systems, Oxford University Press, London.
Gavish, D. - Kark, R. 1993. “The Cadastral Mapping of Palestine, 1858-1928”, The Geographical Journal, Vol. 159, No. 1, 1993, s. 70-80.
Harley, J. B. 1989. “Deconstructing the Map”, Cartographica, Vol 26, No 2, s. 1-20.
Khamaisi, R., Brooks, R., Margalit, M., Nasrallah, R., Yunan, M., Owais, A. 2009. Jerusalem. the Old City: the Urban Fabric and Geopolitical Implications. Al Manar Press, Dubai.
Khamaisi, R. 2019. “The Trap of Urban Planning Development in Jerusalem”, Contemporary Arab Affairs, 12/2, s. 105-138.
Longley, P. A., Goodchild, M. F., Maguire, D. J., Rhind, D. W. 2015. Geographical Information Systems and Science, John Wiley & Sons, New Jersey.
Mitchell, A. 1999. The ESRI Guide to GIS Analysis: Geographic Patterns & Relationships, ESRI Press, California.
“Modern Jerusalem”, https://www.nli.org.il/en/maps/NNL_ALEPH990039090200205171/NLI#$FL36567425 (Erişim Tarihi: 25.05.2026).
Report of the Jerusalem Meeting of the International Missionary Council, March 24th.-April 8th., 1928., Oxford University Press, London.
Rubin, R. 2006. “One City, Different Views: a Comparative Study of Three Pilgrimage Maps of Jerusalem”, Journal of Historical Geography, 32, 2006, s. 267-290.
Tamari, S. 2018. “Waqf Endowments in the Old City of Jerusalem: Changing Status and Archival Sources”, Vincent Lemire - Angelos Dalachanis(ed), Ordinary Jerusalem 1840–1940 Opening New Archives, Revisiting a Global City, Brill, Leiden.
Toit, J. S. Du, 2005. “Jerusalem, "As Englishmen Suppose": Imperialism and the Reconstitution of Sacred Spacel”, Journal for Semitics, 14/2, s. 306-322.
Uçar, M. 2025. Kudüs'te Kamusal Mekanlar ve Yönetim: Yafa Kapısı, Millet Bahçesi ve Şam Kapısı (1871-1948), (Basılmamış Doktora Tezi), Pamukkale Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Denizli.
Walker, P. W. L., 1992. “Jerusalem and the Church’s Challenge,” P. W. L. Walker (ed.), Jerusalem Past and Present in the Purposes of God, Tyndale House, Cambridge.
Wallach, Y. 2020. “Jerusalem’s Lost Heart: the Rise and Fall of the Late Ottoman City Centre”, Urban Neighbourhood Formations Boundaries, Narrations and Intimacies, Hilal Alkan - Nazan Maksudyan (ed.), Routledge, New York, s. 138-158.
Son Notlar
[1] Prof. Dr.; Pamukkale Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Tarih Bölümü
[2] Dr.; Pamukkale Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Tarih Bölümü
[3] Dr.; Pamukkale Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Tarih Bölümü
[4] Yunus Emre Akyol, Kudüs’te Siyasi İktidar ve Paylaşılamayan Dini Mekânlar: Harem-i Şerif, Ağlama Duvarı ve Kamame Kilisesi (1871-1948), (Basılmamış Doktora Tezi), Pamukkale Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Ana Bilim Dalı, Denizli, 2025, s. 1.
[5] J. B. Harley, “Deconstructing the Map”, Cartographica, Vol 26, No 2, 1989, s. 1-3.
[6] Rehav Rubin, “One city, Different Views: a Comparative Study of Three Pilgrimage Maps of Jerusalem”, Journal of Historical Geography, 32, 2006, s. 268.
[7] Dov Gavish - Ruth Kark, “The Cadastral Mapping of Palestine, 1858-1928”, The Geographical Journal, Vol. 159, No. 1, 1993, s. 70-71.
[8] Report of the Jerusalem Meeting of the International Missionary Council, March 24th.-April 8th., 1928. Qxford University Press, London, s. 284-286.
[9] Peter W. L. Walker, “Jerusalem and the Church’s Challenge,” P. W. L. Walker (ed.), Jerusalem Past and Present in the Purposes of God, Tyndale House, Cambridge, 1992, s. 176.
[10] Stephen Bennett, “Jerusalem as a City ‘Reclaimed’: Orientalism and Biblical Discourse in US Media 1948 and 1967”, Jerusalem Quarterly,44, 2010, s. 75-76.
[11] Jaqueline S. du Toit, “Jerusalem, “As Englishmen Suppose”: Imperialism and the Reconstitution of Sacred Space”, Journal for Semitics, 14/2, 2005, s. 310-312.
[12] “Modern Jerusalem”, https://www.nli.org.il/en/maps/NNL_ALEPH990039090200205171/NLI#$FL36567425 (Erişim Tarihi: 25.05.2026).
[13] Yair Wallach, “Jerusalem’s Lost Heart: the Rise and Fall of the Late Ottoman City Centre”, Urban Neighbourhood Formations Boundaries, Narrations and Intimacies, Hilal Alkan-Nazan Maksudyan (ed.) Routledge, New York, 2020, s. 138.
[14] Bknz: Mihriban Uçar, Kudüs'te Kamusal Mekânlar ve Yönetim: Yafa Kapısı, Millet Bahçesi ve Şam Kapısı (1871-1948), (Basılmamış Doktora Tezi), Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Denizli, 2025, s. 117-130.
[15] Bknz: P. A. Longley, M. F. Goodchild, D. J. Maguire, D. W. Rhind, Geographical Information Systems and Science, John Wiley & Sons, New Jersey, 2015; P. A. Burrough, R. A. McDonnell, Principles of Geographical Information Systems. Oxford University Press, London, 1998, A. Mitchell, The ESRI Guide to GIS Analysis: Geographic Patterns & Relationships, ESRI Press, California, 1999.
[16] Ayrıntılı bilgi için bknz. Yasemin Avcı, Değişim Sürecinde Bir Osmanlı Kenti: Kudüs (1890-1914), Phoenix Yayınları, Ankara, 2004.
[17] Salim Tamari, “Waqf Endowments in the Old City of Jerusalem: Changing Status and Archival Sources”, (ed) Vincent Lemire - Angelos Dalachanis (ed), Ordinary Jerusalem 1840–1940 Opening New Archives, Revisiting a Global City, Brill, Leiden, 2018, s. 497.
[18] Rasim Khamaisi, “The Trap of Urban Planning Development in Jerusalem”, Contemporary Arab Affairs, Vol. 12, Number 2, 2019, s. 108-109.
[19] St. John Manastırı ile Yafa Kapısı yakınındaki Imperial ve Petra otelleri tartışmalı yöntemlerle yerleşimci kontrolüne geçmiştir. R. Khamaisi, R. Brooks, M. Margalit, R. Nasrallah, M. Yunan, A. Owais, Jerusalem. the Old City. The Urban Fabric and Geopolitical Implications. Al Manar Press, Dubai, 2009, s. 55-57.
[20] R. Khamaisi vd., a.g.e., s. 55-57.
[21] Yasemin Avcı ve Y. Emre Akyol, “Kudüs Ağlama Duvarı: İdeolojinin Yarattığı İbadetgah”, Mehmet Doğan-Kâmil Çolak (ed.), Prof. Dr. M. Mehdi İlhan Anısına Tarihe Adanan Bir Ömür, Berikan Yayınevi, Ankara, s. 191.
[22] R. Khamaisi vd., a.g.e., s. 61.
Bu çalışma İslam İşbirliği Teşkilatı’na bağlı uluslararası bir araştırma kurumu olan İslam, Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) tarafından desteklenen “Osmanlı Kudüs’ünü Haritalandırmak (19. Yüzyıl Sonu-20. Yüzyıl Başı)” başlıklı proje çerçevesinde hazırlanmıştır.
Prof. Dr. Yasemin Avcı[1]– Dr. Yunus Emre Akyol[2] – Dr. Mihriban Uçar Gönüllü[3]
Kudüs, İslam, Hıristiyanlık ve Yahudilik açısından taşıdığı derin tarihi ve dini anlam nedeniyle dünya şehirleri arasında ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Üç İbrahimî dinin de ortak hafızasında yer alan şehir, yalnızca geçmişin kutsal mekânı değil, aynı zamanda inanç, kimlik ve aidiyet duygularını besleyen önemli bir merkezdir. Bu nedenle Kudüs, birçok inanan tarafından dünyevi ve manevi boyutları bir arada taşıyan eşsiz bir şehir olarak kabul edilmektedir[4].
Kudüs’ün tarihsel ve kutsal kimliği, şehrin farklı dönemlerde çeşitli görsel ve yazılı araçlarla yeniden üretilmesine de zemin hazırlamıştır. Özellikle 19. yüzyılda Hıristiyanlar tarafından Kutsal Topraklar’ın “yeniden keşfi”, bölgenin tarihsel-coğrafi açıdan ayrıntılı biçimde incelenmesine, haritalar ve rehber kitaplar ile görsel tasvirler üzerinden yeni bir anlatının inşa edilmesine yol açmıştır. Özellikle 19. yüzyıldan itibaren hazırlanan çalışmalar, Kudüs’ün sadece fiziki görünümünü değil, insanlar tarafından algılanış ve anlamlandırılış biçimini de etkilemiştir. Aslında haritalar, yalnızca bir bölgenin coğrafi özelliklerini gösteren teknik belgeler olarak değerlendirilmemelidir. Haritaların hazırlanış biçimi, seçilen unsurlar ve yapılan vurgular, onları belirli düşünce ve bakış açılarını yansıtan araçlar hâline de getirmektedir[5].
Bu nedenle bir harita, mekânı göstermenin yanında o mekânın nasıl algılanması gerektiğine dair bir çerçeve de sunar. Kudüs haritaları da bu açıdan değerlendirildiğinde, çoğunlukla Hıristiyan haritacılar tarafından Hıristiyan okuyucular için hazırlanmıştır. Şehrin kutsal mekânları ile dini geçmişi belirli bir bakış açısıyla ön plana çıkarılmıştır[6].
Osmanlı ve İngiliz dönemlerinde hazırlanan Kudüs haritaları, yalnızca mekânı tanımlayan belgeler değil, aynı zamanda yönetim ve denetim süreçlerinin bir parçası olarak kullanılmıştır[7]. Dolayısıyla Kudüs haritalarını dönemin anlayışını ve önceliklerini yansıtan metinler olarak da okumak gerekir.
19. yüzyılda Avrupalı kartografların (haritacıların) Kudüs’e gösterdiği yoğun ilgi, yalnızca bilimsel keşif merakıyla açıklanamaz.
Özellikle Protestan çevreler, İncil’de geçen yerleri tespit etmek ve kutsal metinlerin geçtiği coğrafyayı daha iyi anlamak amacıyla Kudüs ve Filistin bölgesine yoğun ilgi göstermiştir.
Öyle ki Kudüs, Hıristiyanların kendi inançlarını, kökenlerini ve dini kimliklerini yeniden anlamlandırmaya çalıştıkları bir mekân hâline gelmiştir[8]. Günümüzde de Kudüs, farklı Hıristiyan mezheplerinin ve dini grupların kendilerini tarihsel olarak temellendirmeye çalıştıkları önemli bir merkez olmayı sürdürmektedir[9]. Kudüs’ün modern dönemde İncil coğrafyasını yeniden keşfetme düşüncesi doğrultusunda anlamlandırılması, oryantalist söylemin de bir parçası olarak değerlendirilebilir. Edward Said’e göre, Doğu’nun Batı tarafından bilgi ve temsil sistemleriyle yeniden üretilmesi sürecinde Kudüs, evanjelik yorumlar ve görsel temsiller aracılığıyla kutsal bir merkeze dönüştürülmüştür[10]. Şehir, emperyal ideolojinin dini mekân kurgusunun önemli unsurlarından biri haline gelmiş, sahiplenme ve yeniden inşa girişimleri emperyal güç mücadeleleriyle iç içe geçmiştir[11]. Dolayısıyla 19. yüzyılda Kudüs’ün Avrupalılar tarafından “yeniden keşfi”, evanjelik, oryantalist ve emperyalist eğilimlerin kesiştiği bir süreç olarak ortaya çıkmıştır.
Herhangi bir coğrafyaya nüfuz etmenin ön koşulu, o mekânı önce bilgi aracılığıyla tanımak, anlamak ve haritalandırmaktır. Bu nedenle haritalar mekânsal temsilin yanı sıra bilgi yoluyla tahakküm kurmanın da önemli araçlarıdır.
1818-1917 yılları arasında Kudüs’e ilişkin yüzlerce harita üretilmiş, ancak Avrupalı kartografların hazırladığı bu haritaların büyük bir kısmı Hıristiyan dini yapılarını öne çıkarırken Müslüman mahalleleri, vakıf yapıları, pazarları ve Osmanlı idari unsurlarını büyük ölçüde görünmez kılmıştır.
Oysa 19. yüzyıl boyunca Kudüs’ün kentsel dokusu ve toplumsal yaşamı önemli ölçüde vakıf sistemi ve Müslüman nüfus tarafından şekillendirilmiştir. Bu nedenle söz konusu haritalar, Kudüs’ün toplumsal gerçekliğini yansıtmaktan çok, Batılı ve Hıristiyan merkezli bir mekânsal tahayyülün ürünü olarak değerlendirilmelidir.

Kudüs’ün Dört Mahalleye Bölen Şehir Planlarından Biri[12].
Haritalar, bazı unsurları öne çıkarırken diğerlerini geri planda bırakarak şehirlerin algılanışını şekillendirir.
Kudüs suriçinin Müslüman, Yahudi, Hristiyan ve Ermeni mahalleleri şeklinde dört bölgeye ayrılması da büyük ölçüde 19. yüzyıl kartografik anlayışının ürünüdür[13].
Oysa Osmanlı kent düzeninde bu kadar keskin bir ayrışma bulunmamaktadır, farklı dinlere mensup topluluklar aynı alanlarda yaşayabilmiş ve mülk edinebilmiştir. Bu nedenle dört mahalle şeması, Kudüs’ün toplumsal ve mekânsal yapısını tam olarak yansıtmamaktadır[14].
IRCICA tarafından desteklenmekte olan “Osmanlı Kudüs’ünü Haritalandırmak (19. Yüzyıl Sonu - 20. Yüzyıl Başları)” başlıklı projemiz, şehri dışarıdan üretilen haritalar yerine Osmanlı tapu kayıtları üzerinden yeniden okumayı amaçlamaktadır.
Tapu defterleri, mülklerin sınırlarını, sahiplerini ve kullanım biçimlerini ayrıntılı biçimde içermektedir. Günümüzde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kuyûd-ı Kadîme Arşivi’nde korunan bu kayıtlar arasında Kudüs merkez kazasına ait 45 zabıt defteri bulunmaktadır. Bahsi geçen kayıtlar sayesinde yalnızca kimin hangi mülke sahip olduğu değil, bir mahalledeki mülk sahipliğinin yaklaşık elli yıl boyunca nasıl değiştiği de takip edilebilmektedir. Projede bu veriler ArcGIS Pro programı ile dijital ortama aktarılmakta, bu yolla şehir mekânsal olarak yeniden haritalandırılmaktadır[15]. Böylece Kudüs, dışarıdan üretilen haritalar yerine dönemin arşiv kayıtları üzerinden okunmakta, 19. yüzyıl sonrası kentsel genişleme ve mülkiyet sistemi ayrıntılı biçimde ortaya konulmaktadır.
1854 yılında etrafı surlarla çevrili yaklaşık 1 kilometrekarelik alandan oluşan Kudüs, özellikle kuzeybatı yönünde genişlemiş, 1917’ye gelindiğinde 13 kilometrekare dolaylarında bir yerleşim alanına dönüşmüştür. Batılı devletlerin desteklediği misyonerlik kuruluşları, kilise, okul, manastır gibi yapıların şehrin mekânsal gelişiminde etkili olduğu doğrudur. Diğer taraftan kentin mekânsal değişimini yalnızca Batılı girişimlerle açıklamanın yeterli olmadığı da ortadır. Osmanlı yönetiminin 19. yüzyılın ikinci yarısında hayata geçirdiği idari ve kentsel reformlar, şehirde güvenlik ve düzeni güçlendirmiş, böylece surdışı yerleşimlerin gelişmesini mümkün kılmıştır. Özellikle 1867’de belediye teşkilatının kurulması, altyapı hizmetlerinin daha sistemli yürütülmesini sağlamış, kentsel büyüme kurumsal bir yapı ile denetlemeye çalışılmıştır. Yerel idarenin dar sokaklar, yangın riski, temizlik ve ulaşım gibi sorunlara çözüm arayışı, belediye binaları, hükümet konakları, postaneler ve saat kuleleri gibi yeni kamusal yapıların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Aynı dönemde bankalar, oteller, mağazalar ve tiyatrolar gibi ticari ve sosyal mekânlar da şehir yaşamını dönüştürmüş, imar düzenlemeleri ise yapılaşmayı belirli standartlar üzerinden denetlemeye başlamıştır[16].
1967 sonrasında Kudüs’te mülkiyetin sınıflandırılması, arazi tescili ve planlama süreçleri yalnızca idari uygulamalar olmaktan çıkmış, demografik ve jeopolitik müdahalelerin araçları hâline gelmiştir. Özellikle vakıf mülklerinin “terk edilmiş mülk” ya da “devlet arazisi” olarak yeniden sınıflandırılması ve güvenlik gerekçesiyle el konulması, mülkiyet rejiminde önemli bir dönüşüm yaratmıştır[17]. Bu durum, mülkiyetin sadece hukuki bir statü değil, aynı zamanda mekân üzerinde kontrol kurmanın temel araçlarından biri olduğunu göstermektedir[18]. Mekânsal dönüşümün en belirgin örneklerinden biri, suriçi Kudüs’te özellikle Müslüman ve Hristiyanların yaşadığı mahallelerde yoğunlaşan yerleşimci faaliyetleridir. Devlet kurumları ile Ateret Cohanim gibi yerleşimci örgütlerin iş birliği, el-Vad Caddesi ve çevresindeki mülk edinimleriyle görünür hâle gelmiştir. Bu süreçte bazı işyerleri hatta dini yapılar dahi yerleşimci kontrolüne geçmiş, Filistinlilerin mülkiyet hakları üzerinde ciddi baskılar oluşmuştur[19]. Kamulaştırma, hukuki düzenlemeler ve ekonomik zorlanmalar nedeniyle yapılan mülk satışları da bu dönüşümü hızlandırarak suriçi Kudüs’ün mülkiyet yapısını değiştirmiştir[20].
Dönüşümün çarpıcı örneklerinden biri de 1967’de yıkılan Megaribe Mahallesi’dir. Yaklaşık 650 kişinin yaşadığı bu alan yıkımın ardından boşaltılmış ve Batı Duvarı çevresinde geniş bir ibadet alanına dönüştürülmüştür.
Zamanla söz konusu mahalle önemli ölçüde genişletilerek büyük bir plaza hâline getirilmiştir. Yıkım süreci, dönemin bazı basın yayın organlarında mahallenin “terk edilmiş” bir alan olarak sunulmasıyla meşrulaştırılmıştır[21]. Tüm bu gelişmeler, Kudüs’te hem demografik hem de mekânsal yapının değişmesine ve yerleşimci faaliyetlerin güçlenmesine yol açmıştır[22].
Sürdürülmekte olan proje aynı zamanda Kudüs’teki Filistinlilerin mülkiyet haklarına ilişkin güncel siyasi tartışmalara da katkı sunmaktadır. 1967’de Doğu Kudüs’ün İsrail tarafından işgal edilmesinden bu yana, Filistinliler, mülkiyet tescili ve hakların tanınması konusunda çeşitli idari ve hukuki engellerle karşılaşmakta, tapu belgelerinin eksikliği gerekçesiyle mülksüzleştirme süreçleri yürütülmektedir. İsrail yönetiminin bu uygulamalarına rağmen, Osmanlı tapu kayıtları hem ulusal hem de uluslararası mahkemelerde delil olarak sunulabilmektedir. Proje, bu kayıtları haritalandırmak suretiyle Kudüs’teki mülkiyet tartışmalarını tarihsel temelleriyle birlikte daha görünür ve anlaşılır hâle getirmeyi amaçlamaktadır.
Kaynakça
Akyol, Y. Emre, 2025. Kudüs’te Siyasi İktidar ve Paylaşılamayan Dini Mekanlar: Harem-i Şerif, Ağlama Duvarı ve Kamame Kilisesi (1871-1948), (Basılmamış Doktora Tezi), Pamukkale Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Ana Bilim Dalı, Denizli.
Avcı, Y. 2004. Değişim Sürecinde Bir Osmanlı Kenti: Kudüs (1890-1914), Phoenix Yayınları, Ankara.
Avcı, Y.-Akyol, Y. Emre, 2022. “Kudüs Ağlama Duvarı: İdeolojinin Yarattığı İbadetgah”, Mehmet Doğan-Kâmil Çolak (ed.), Prof. Dr. M. Mehdi İlhan Anısına Tarihe Adanan Bir Ömür, Berikan Yayınevi, Ankara, s. 183-201.
Bennett, S., 2010. “Jerusalem as a City ‘Reclaimed’: Orientalism and Biblical Discourse in US Media 1948 and 1967”, Jerusalem Quarterly, 44, s. 75-91.
Burrough, P. A., - McDonnell, R. A. 1998. Principles of Geographical Information Systems, Oxford University Press, London.
Gavish, D. - Kark, R. 1993. “The Cadastral Mapping of Palestine, 1858-1928”, The Geographical Journal, Vol. 159, No. 1, 1993, s. 70-80.
Harley, J. B. 1989. “Deconstructing the Map”, Cartographica, Vol 26, No 2, s. 1-20.
Khamaisi, R., Brooks, R., Margalit, M., Nasrallah, R., Yunan, M., Owais, A. 2009. Jerusalem. the Old City: the Urban Fabric and Geopolitical Implications. Al Manar Press, Dubai.
Khamaisi, R. 2019. “The Trap of Urban Planning Development in Jerusalem”, Contemporary Arab Affairs, 12/2, s. 105-138.
Longley, P. A., Goodchild, M. F., Maguire, D. J., Rhind, D. W. 2015. Geographical Information Systems and Science, John Wiley & Sons, New Jersey.
Mitchell, A. 1999. The ESRI Guide to GIS Analysis: Geographic Patterns & Relationships, ESRI Press, California.
“Modern Jerusalem”, https://www.nli.org.il/en/maps/NNL_ALEPH990039090200205171/NLI#$FL36567425 (Erişim Tarihi: 25.05.2026).
Report of the Jerusalem Meeting of the International Missionary Council, March 24th.-April 8th., 1928., Oxford University Press, London.
Rubin, R. 2006. “One City, Different Views: a Comparative Study of Three Pilgrimage Maps of Jerusalem”, Journal of Historical Geography, 32, 2006, s. 267-290.
Tamari, S. 2018. “Waqf Endowments in the Old City of Jerusalem: Changing Status and Archival Sources”, Vincent Lemire - Angelos Dalachanis(ed), Ordinary Jerusalem 1840–1940 Opening New Archives, Revisiting a Global City, Brill, Leiden.
Toit, J. S. Du, 2005. “Jerusalem, "As Englishmen Suppose": Imperialism and the Reconstitution of Sacred Spacel”, Journal for Semitics, 14/2, s. 306-322.
Uçar, M. 2025. Kudüs'te Kamusal Mekanlar ve Yönetim: Yafa Kapısı, Millet Bahçesi ve Şam Kapısı (1871-1948), (Basılmamış Doktora Tezi), Pamukkale Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Denizli.
Walker, P. W. L., 1992. “Jerusalem and the Church’s Challenge,” P. W. L. Walker (ed.), Jerusalem Past and Present in the Purposes of God, Tyndale House, Cambridge.
Wallach, Y. 2020. “Jerusalem’s Lost Heart: the Rise and Fall of the Late Ottoman City Centre”, Urban Neighbourhood Formations Boundaries, Narrations and Intimacies, Hilal Alkan - Nazan Maksudyan (ed.), Routledge, New York, s. 138-158.
Son Notlar
[1] Prof. Dr.; Pamukkale Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Tarih Bölümü
[2] Dr.; Pamukkale Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Tarih Bölümü
[3] Dr.; Pamukkale Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Tarih Bölümü
[4] Yunus Emre Akyol, Kudüs’te Siyasi İktidar ve Paylaşılamayan Dini Mekânlar: Harem-i Şerif, Ağlama Duvarı ve Kamame Kilisesi (1871-1948), (Basılmamış Doktora Tezi), Pamukkale Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Ana Bilim Dalı, Denizli, 2025, s. 1.
[5] J. B. Harley, “Deconstructing the Map”, Cartographica, Vol 26, No 2, 1989, s. 1-3.
[6] Rehav Rubin, “One city, Different Views: a Comparative Study of Three Pilgrimage Maps of Jerusalem”, Journal of Historical Geography, 32, 2006, s. 268.
[7] Dov Gavish - Ruth Kark, “The Cadastral Mapping of Palestine, 1858-1928”, The Geographical Journal, Vol. 159, No. 1, 1993, s. 70-71.
[8] Report of the Jerusalem Meeting of the International Missionary Council, March 24th.-April 8th., 1928. Qxford University Press, London, s. 284-286.
[9] Peter W. L. Walker, “Jerusalem and the Church’s Challenge,” P. W. L. Walker (ed.), Jerusalem Past and Present in the Purposes of God, Tyndale House, Cambridge, 1992, s. 176.
[10] Stephen Bennett, “Jerusalem as a City ‘Reclaimed’: Orientalism and Biblical Discourse in US Media 1948 and 1967”, Jerusalem Quarterly,44, 2010, s. 75-76.
[11] Jaqueline S. du Toit, “Jerusalem, “As Englishmen Suppose”: Imperialism and the Reconstitution of Sacred Space”, Journal for Semitics, 14/2, 2005, s. 310-312.
[12] “Modern Jerusalem”, https://www.nli.org.il/en/maps/NNL_ALEPH990039090200205171/NLI#$FL36567425 (Erişim Tarihi: 25.05.2026).
[13] Yair Wallach, “Jerusalem’s Lost Heart: the Rise and Fall of the Late Ottoman City Centre”, Urban Neighbourhood Formations Boundaries, Narrations and Intimacies, Hilal Alkan-Nazan Maksudyan (ed.) Routledge, New York, 2020, s. 138.
[14] Bknz: Mihriban Uçar, Kudüs'te Kamusal Mekânlar ve Yönetim: Yafa Kapısı, Millet Bahçesi ve Şam Kapısı (1871-1948), (Basılmamış Doktora Tezi), Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Denizli, 2025, s. 117-130.
[15] Bknz: P. A. Longley, M. F. Goodchild, D. J. Maguire, D. W. Rhind, Geographical Information Systems and Science, John Wiley & Sons, New Jersey, 2015; P. A. Burrough, R. A. McDonnell, Principles of Geographical Information Systems. Oxford University Press, London, 1998, A. Mitchell, The ESRI Guide to GIS Analysis: Geographic Patterns & Relationships, ESRI Press, California, 1999.
[16] Ayrıntılı bilgi için bknz. Yasemin Avcı, Değişim Sürecinde Bir Osmanlı Kenti: Kudüs (1890-1914), Phoenix Yayınları, Ankara, 2004.
[17] Salim Tamari, “Waqf Endowments in the Old City of Jerusalem: Changing Status and Archival Sources”, (ed) Vincent Lemire - Angelos Dalachanis (ed), Ordinary Jerusalem 1840–1940 Opening New Archives, Revisiting a Global City, Brill, Leiden, 2018, s. 497.
[18] Rasim Khamaisi, “The Trap of Urban Planning Development in Jerusalem”, Contemporary Arab Affairs, Vol. 12, Number 2, 2019, s. 108-109.
[19] St. John Manastırı ile Yafa Kapısı yakınındaki Imperial ve Petra otelleri tartışmalı yöntemlerle yerleşimci kontrolüne geçmiştir. R. Khamaisi, R. Brooks, M. Margalit, R. Nasrallah, M. Yunan, A. Owais, Jerusalem. the Old City. The Urban Fabric and Geopolitical Implications. Al Manar Press, Dubai, 2009, s. 55-57.
[20] R. Khamaisi vd., a.g.e., s. 55-57.
[21] Yasemin Avcı ve Y. Emre Akyol, “Kudüs Ağlama Duvarı: İdeolojinin Yarattığı İbadetgah”, Mehmet Doğan-Kâmil Çolak (ed.), Prof. Dr. M. Mehdi İlhan Anısına Tarihe Adanan Bir Ömür, Berikan Yayınevi, Ankara, s. 191.
[22] R. Khamaisi vd., a.g.e., s. 61.
Bu Sayfada:
title
İlginizi çekebilir
İlginizi çekebilir
