Gazze'de Çevresel Yıkım
Gazze'de Çevresel Yıkım

Yıkımlar Raporunun tamamını okumak için buraya tıklayın.
Özet
Raporun çevresel boyutunu mercek altına alan bu bölümde, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü soykırımın yol açtığı ve "ekokırım" boyutuna varan ekolojik tahribat somut verilerle analiz edilmektedir. Çalışmada; hava ve kara saldırılarının 61 milyon ton moloz yığını oluşturarak halk sağlığını tehdit eden hastalıkların türemesine yol açtığı, su ve kanalizasyon altyapısının sistematik imhasıyla temiz suya erişimin imkânsız hale geldiği belirtilmektedir. Tarım arazilerinin, zeytinliklerin ve seraların yok edilmesiyle gıda güvenliğinin çökertildiği; deniz ve hava ekosisteminin geri dönülemez biçimde kirletildiği vurgulanmaktadır. Bu süreç, sadece insani bir kriz değil, Gazze’nin yaşanabilir bir coğrafya olma vasfını yitirdiği topyekûn bir çevresel felaket olarak nitelendirilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Çevresel Yıkım, Su Güvenliği, Gıda Güvenliği, Ekolojik Tahribat.
Giriş
Siyonist yönetim, Aksa Tufanı Operasyonu’nun ardından tarihsel süreçte eşine az rastlanır bir saldırganlıkla Gazze’de soykırım başlattı. Uluslararası hukukun ayaklar altına alındığı, her türlü insan hakları normlarının çiğnendiği ve insani ve ahlaki tüm değerlerin yok sayıldığı bu soykırım sürecinde Gazze’deki canlı ve cansız bütün varlıklar hedef alındı. İşgal ordusu bir yandan Gazze halkına yönelik katliam stratejisi uygularken diğer yandan da Gazze’nin bütün alt ve üst yapısını tahrip ederek eşi benzeri görülmemiş bir yıkım meydana getirdi. Yeşaya kehaneti ve Amâlika halkının yok edilmesi gibi dini anlatı ve sembollerle meşrulaştırılmaya çalışılan soykırım sürecinde aynı zamanda ciddi derecede çevresel yıkım meydana geldi.
Resmi söyleminde çölü yeşertmesi ve çölde çiçek açtırmasıyla övünen, çevreci sivil toplum örgütlerine verdiği destekle ön plana çıkan ve yeşil alan projeleriyle dünya kamuoyunun gözünü boyayan Siyonist yönetim, bu süreçte telafisi mümkün olmayan bir çevre katliamının altına imzasını attı.
Bu bölümde, yaklaşık iki yıl süren soykırım sürecinde Gazze’de meydana gelen çevresel yıkım ve bu tahribatın Gazzeliler üzerinde yol açtığı olumsuz etkiler üzerinde durulacaktır. Moloz yığınlarının çevreye yönelik zararları; su kaynaklarının kirletilmesi ve su altyapısının yok edilmesi; toprak ve arazi yapısının uğradığı hasar, tarım alanlarına, meyve bahçelerine ve zeytinliklere yönelik tahribat; deniz ekosisteminin bozulması, deniz kıyısının kirlenmesi ve mevcut hava kirliliği başlıca ele alınan konular arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra Netanyahu ve kabinesinin çevresel yıkım meydana getiren saldırganlığının Gazze halkının su güvenliği ve gıda güvenliği üzerindeki etkisine odaklanılırken diğer yandan da bölgede meydana gelen hava kirliliğinin olumsuz etkileri üzerinde durulacaktır. Gazze’deki çevresel yıkımın bütün boyutlarıyla ortaya konulması amaçlanan bu çalışmada Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), BM Çevre Programı (UNEP), BM Uydu Merkezi (UNOSAT), BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA), Dünya Bankası (DB), Filistin Merkezi İstatistik Bürosu (FMİB), Oxfam International gibi kurum ve kuruluşların çalışmalarından yararlanılmıştır.
Moloz Yığınları
7 Ekim 2023 tarihinden itibaren Gazze’de gerçekleşen soykırım sürecindeki çevresel yıkımı tüm boyutlarıyla ortaya koyabilmek adına ilk olarak bölgedeki genel yıkımın analiz edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda Siyonist yönetimin hava ve kara saldırıları Gazze’nin kentsel çevresinde genel bir yıkım meydana getirerek bölgede moloz yığınlarının oluşmasına yol açmıştır. Moloz yığınlarının ortaya çıkmasındaki en temel belirleyici faktör ise binaların ve yolların zarar görmesi ve önemli bir kısmının tamamen yıkılmasıdır. Nitekim Birleşmiş Milletler Uydu Merkezi (UNOSAT) tarafından açıklanan verilere göre 11 Ekim 2025 tarihi itibarıyla Gazze’de zarar gören bina sayısı 198.273’tür. Nitekim bu rakamlara göre Gazze’deki binaların yaklaşık %81’i kısmen veya tamamen tahribata uğramıştır.[3] Öte yandan 12 Eylül 2025 tarihi itibarıyla, UNOSAT’ın paylaştığı veriler Gazze’de yaklaşık 3.479 km’lik yolun zarar gördüğünü göstermektedir. Bu yolların 1.511 km’lik kısmı tamamen yok olurken; 484 km’lik bölüm ciddi bir şekilde, geri kalan 1.484 km’lik yol ise kısmen zarar görmüştür. Böylelikle Gazze’deki mevcut anayolların yaklaşık %77’si ciddi bir tahribata maruz kalmıştır.[4]
Gazze’nin üst yapısını oluşturan bina ve yol tahribatının en temel sonucu ise Gazze’nin kentsel çevresine zarar veren ve çevre kirliliğine neden olan moloz yığınlarının oluşmasıdır. Bu minvalde, BM Çevre Programı’na (UNEP) göre Temmuz 2025 itibarıyla Gazze’de 61 milyon ton moloz bulunmaktadır. Rakamın büyüklüğünün önemi ve mahiyeti geçmiş saldırılarla yapılan kıyaslama sonucunda ortaya çıkmaktadır. Nitekim 61 milyon ton moloz; 2008, 2012, 2014 ve 2021’de Gazze’ye düzenlenen saldırılar sonucunda ortaya çıkan moloz miktarının 20 katından fazlasına tekabül etmektedir. Bu durum ise Gazze’de yaşanan yıkımın mahiyetini gözler önüne sermektedir. Moloz yığınlarının çevreye verdiği zararın ve oluşturduğu kirliliğin yanı sıra, bünyesindeki çeşitli kimyasal madde ve tehlikeli materyaller insan sağlığını son derece olumsuz etkilemektedir.
Molozların üstünde gezinen bit, pire ve tatarcıklar yerinden edilen Gazzeliler arasında layşmanyaz hastalığının yaygınlaşmasına neden olmaktadır.[5]
Tüm bu nedenlerden ötürü moloz yığınları neticesinde Gazze’de çevresel yıkımın ve çevre felaketinin arttığını ve molozların insan sağlığını olumsuz bir şekilde etkilediğini söylemek mümkündür.
Su Kaynakları
İşgal ordusunun Gazze’de yürüttüğü soykırım sürecinde çevresel yıkımın en yoğun gerçekleştiği başlıca alan su kaynaklarıdır. Siyonist yönetimin yoğun hava ve kara saldırıları bir yandan Gazze’nin temiz ve içilebilir su kaynaklarının kirlenmesine neden olurken bir yandan da bölgenin su ve kanalizasyon altyapısını yok ederek çevre kirliliğine yol açmıştır. Dolayısıyla su kaynakları ve su altyapısı bağlamında işgal yönetiminin çevreye verdiği zararın ve yıkımın boyutları iki temel alt başlıkta incelenebilir: su kaynaklarının kirlenmesi ve su altyapısının tahrip edilmesi. Nihayetinde her iki durumun Gazze’de kişi başına düşen su miktarının minimum seviyeye inmesine ve sudan kaynaklı hastalıkların yaygınlaşmasına neden olduğu ileri sürülebilir. Bu sebepten ötürü; su kaynaklarında oluşan kirliliğin ve su altyapısının tahrip edilmesinin boyutları açıklandıktan sonra Gazze’de kişi başına düşen su miktarı ve su güvenliğinin güncel durumu üzerine odaklanılacaktır.
Gazze’nin su kaynaklarındaki mevcut kirliliğin kökleri işgal devletinin kurulduğu yıllara kadar uzanmaktadır. 1947 ve 1949 yılları arasındaki “Etnik temizlik”[6] politikasıyla Filistinlileri zorla yerinden ederek mülteci konumuna düşüren Siyonist yönetim, Gazze’nin yegâne doğal su kaynağı olan Kıyı Akiferi’nin önemli bir bölümünü kontrol altına almıştır. Akiferden yapılması gereken yıllık ortalama su çekim miktarı 55 milyon m3 iken işgal yönetiminin 120 milyon m3’e varan su çekimi nedeniyle akiferin su seviyesinde azalma olmuş ve akabinde deniz suyunun akifere karışmasıyla birlikte kirlilik meydana gelmiştir.[7] BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi’ne (OCHA) göre akiferdeki mevcut kirlilik oranı %97’dir.[8] Dolayısıyla Gazzelilerin temiz su elde etmek için akiferden yeterince yararlanamadığını belirtmek yerinde olacaktır.
Gazze halkının temiz ve içilebilir suyu iki temel yolla elde ettiği ileri sürülebilir. Bunlardan birincisi İsrailli kamu şirketi Mekorot’un Gazze’ye ulaştırdığı üç farklı boru hattıdır. Bununla birlikte suyun oldukça pahalıya satılması ve sıklıkla gerçekleşen su kesintileri gibi nedenlerle boru hatlarının işlevinin yeterli olmadığı ileri sürülebilir.[9] Öte yandan Gazze’nin su altyapısının önemli unsurları arasında yer alan arıtma tesislerinin su tedariki noktasında önemli bir rol oynadığı söylenebilir. Nitekim günde 37 bin m3 su üreten tesislerden Gazze nüfusunun yaklaşık %35’i yararlanmaktadır.[10] Buradan hareketle 7 Ekim öncesinde Gazze’de hâlihazırda bir su krizinin varlığından bahsedilebilir. Bu sorun 9 Ekim 2023 tarihinde dönemin Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın Gazze’ye yönelik herhangi bir şekilde su, gıda, elektrik ve enerji verilmeyeceğini açıklaması[11] ve hava saldırılarının yoğunluğunu arttırarak su altyapısının hedef alınmasıyla daha da artmıştır.
İşgal ordusunun saldırıları sonucunda Gazze’nin içme suyu kuyuları, tarımsal sulama kuyuları, kanalizasyon altyapısı, atık su tesisleri, arıtma tesisleri gibi su altyapısının önemli unsurları hedef alınmıştır. İşgal ordusunun suyu silah olarak kullandığını belirten Oxfam International raporuna göre 3 Haziran 2024 tarihi itibarıyla su altyapısının yaklaşık %67,6’sı yok edilmiş veya tahrip edilmiştir.[12] Öte yandan OCHA’nın 5 Ekim 2025 tarihinde yayınladığı son durum değerlendirme raporunda bölgenin su altyapısının yaklaşık %89’unun tamamen yok edildiği veya tahrip edildiğinin altı çizilmiştir.[13] Bunun yanı sıra Dünya Bankası (DB), Avrupa Birliği (AB) ve BM tarafından hazırlanan ve Şubat 2025’te yayınlanan Gazze ve Batı Şeria Geçici Hızlı Hasar ve İhtiyaç Değerlendirmesi başlıklı raporda Gazze’deki su altyapısının yıkımına yönelik önemli tespitler bulunmaktadır. Bu minvalde altı atık su arıtma tesisinden biri tamamen yok olmuş kalan 5’i ise hasar görmüştür. Bunun yanı sıra Gazze’de temiz ve içilebilir su sağlanan üç Mekorot boru hattından ikisi hasar almıştır. Ek olarak Gazze’nin su tedarikinde ve su sisteminin işleyişinde kritik rol oynayan Gazze Elektrik Santrali de zarar gören altyapı unsurları arasında yerini almıştır.[14] Su altyapısının uğradığı zararın boyutları BM Çevre Programı’nın (UNEP) Ekim 2025’te hazırladığı raporda da gözler önüne serilmektedir.
Bu doğrultuda 214 yeraltı suyu desalinasyon (tuzdan arındırma) tesisinin 134’ü; 54 su depolama havzası ve pompalama istasyonundan 45’i; 28 yağmur suyu toplama göletinden 15’inin zarar gördüğü tespit edilmiştir.[15]
Gazze’nin su kaynaklarının kirletilmesinin ve su altyapısının önemli bir bölümünün yok edilmesi kişi başına düşen günlük su miktarını oldukça derinden etkilemiştir. Bununla birlikte 7 Ekim öncesinde dahi Gazze’de kişi başına düşen su miktarının oldukça düşük olduğunu vurgulamamız gerekmektedir.
Bu doğrultuda Filistin Merkezi İstatistik Bürosu’nun (FMİB) 2022’de yayınladığı verilere göre Gazze’deki miktar 26,8 litredir.[16] Özellikle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün kişi başına düşen günlük minimum su miktarı için önerdiği rakamın 100 litre olduğu dikkate alındığında; Gazze’deki rakamın 7 Ekim öncesinde dünya standartlarının oldukça altında olduğu söylenebilir.
Öte yandan Aksa Tufanı’nın akabinde gerçekleşen soykırım sürecinde bu rakamın daha da aşağılara indiği söylenebilir. Nitekim
Oxfam International’a göre 7 Ekim sonrasında Gazze’de kişi başına düşen su miktarı yaklaşık 4,74 litredir.[17]
DSÖ’nün acil durumlar için geçerli olmak üzere belirlediği minimum su seviyesinin 7,5-15 litre arasında olduğu göz önüne alındığında,[18] Gazze’deki rakamın en acil durumlar için geçerli olması beklenen standartların dahi altında kaldığı görülmektedir. Ek olarak Gazze’de temiz ve içilebilir suya erişimin olmaması başta çocuklar olmak üzere kirli ve güvenilir olmayan sudan kaynaklanan hastalıkların çoğalmasına neden olmuştur. Bu minvalde Oxfam International’ın Temmuz 2025’te yayınladığı verilere göre Gazze’de akut sarılık oranı %101, sulu ishal oranı %150 ve kanlı ishal oranı ise %302 artış göstermiştir.[19] Bunun yanı sıra sudan kaynaklı olarak çocuk felci, kolera, hepatit A, dizanteri gibi hastalıkların sayısında da artış gözlemlenmiştir.[20]
Toprak, Arazi ve Tarım Alanları
Gazze’de gerçekleşen soykırım sürecinde çevresel bağlamda yıkımın gerçekleştiği konulardan diğeri toprak ve arazi hususunda gerçekleşmiştir. Bu bağlamda Gazze’nin tarım alanları, meyve ağaçları, sebze ekili arazileri ve sera bölgeleri Siyonist yönetimin saldırıları sonucunda yok olmuştur. Bunun yanı sıra işgal ordusunun kullandığı silahlar ve savaş malzemeleri Gazze topraklarının kirlenmesine ve bu toprakların yapısının bozulmasına yol açmıştır.[21] Gazze halkı genelinde açlık ve kıtlığın yaygınlaşması bu durumun en temel sonuçlarından birini oluşturmuştur. Bu nedenden ötürü ilk olarak Gazze’nin toprak ve arazi altyapısının gördüğü zarara odaklanılacak ardından da yaşanan gıda güvensizliğinin, açlığın ve kıtlığın boyutları açıklanacaktır.
Yukarıdaki girizgâhtan hareketle ilk olarak Gazze’deki tarım arazilerinin gördüğü zarara odaklanılabilir. Gazze’nin yüzölçümü yaklaşık 365 km2’dir ve bunun da 150 km2’si tarım arazilerinden oluşmaktadır.
UNOSAT’ın Temmuz 2025 tarihli değerlendirme raporuna göre yaklaşık 130 km2’lik tarım arazisi işgal ordusunun saldırıları sonucunda tahrip edilmiştir.[22]
Öte yandan BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Ekim 2025 tarihinde açıkladığı veriler zararın boyutunu hektar bazında yüzdelik olarak incelemektedir. FAO’ya göre Gazze’de yaklaşık 15.053 hektarlık tarım arazisi bulunmaktadır. Bu arazilerden %54,1’i tahrip edilmiş ve erişilemez vaziyettedir. Öte yandan bu arazilerin %32,8’lik dilimi zarar görmüş olmasına karşın erişilebilir durumdadır. Nihayetinde geriye kalan %13,1’lik arazi diliminin ise %9,1’lik bölümü zarar görmemiş olmasına rağmen erişilemez haldeyken %4’lük dilim ise zarar görmemiş ve erişilebilir durumdadır.[23] Dolayısıyla Gazze’nin tarım alanlarından yalnızca %4’ünün kullanılabilir ve faydalanılabilir durumda olduğu ileri sürülebilir. Ek olarak zarar gören tarım alanlarının bölgesel dağılımına ilişkin bilgiler de bulunmaktadır. Bu doğrultuda FAO’nun Kasım 2025’te yayınladığı verilere göre yüzdelik olarak zararın en fazla olduğu bölge Kuzey Gazze (94,1) iken tarım alanlarının en fazla hasar gördüğü bölge ise Han Yunus’tur (3.531 hektar).[24]
Din merkezli soykırım sürecinde çevresel yıkımın önemli bir boyutunu oluşturan tarım alanlarının uğradığı zararın açıklanmasının ardından sebze ekili alanlar, tarla bitkilerinin ekildiği alanlar ve meyve bahçeleri ve diğer ağaçlar bazında olmak üzere tarım alanlarının gördüğü zararın kategorik dağılımı üzerinde durulacaktır. Bu bağlamda yaklaşık 7.871 hektarlık meyve bahçesi ve diğer ağaçlar kategorisine dâhil olan tarım arazisi zarar görmüştür. Bunun yanı sıra tarla bitkilerinin ekildiği alanlardan yaklaşık 2.626 hektarlık arazi ve sebze ekili alanlardan ise 2.572 hektarlık arazi tahrip edilmiştir.[25] Tam da bu noktada yazılı ve görsel medyayı en fazla meşgul eden konuların başında gelen zeytin ağaçları konusuna değinmekte fayda vardır.
FAO’nun Kasım 2025’te yayınladığı verilere göre Gazze’de en fazla hasarın gerçekleştiği bahçe kategorisi zeytinliklerdir. Nitekim 3.104 hektarlık müstakil zeytinlik bölgesinin yaklaşık 2.797 hektarlık bölümü tahrip edilmiştir (%90,3).
Bunun yanı sıra Gazze’de aynı zamanda zeytin ve diğer ağaçların bir arada bulunduğu bahçeler de bulunmaktadır. Toplamda 2.388 hektarlık araziyi kaplayan bu bahçelerin yaklaşık 2.142 hektarlık bölümü hasar görmüştür (%90,2).[26]
Seralar soykırım sürecinde çevresel yıkımın gerçekleştiği diğer bir alanı oluşturmaktadır. 7 Ekim öncesinde mevcut 1.305,3 hektarlık sera arazisinin yaklaşık 1.038,7 hektarlık bölümü işgal ordusunun saldırıları sonucunda hasara uğramıştır (%79,6). Bunun yanı sıra Gazze kent merkezindeki seraların tamamı zarar görürken Kuzey Gazze’de (%99,8) ve Refah’ta %93,7) yer alan seraların ise neredeyse tamamı tahrip edilmiştir. Yüzdelik olarak seraların en az hasar gördüğü bölgeler ise Deyr el-Belah (%62,3) ve Han Yunus’tur (%70,3).[27]
Gazze’deki tarımsal altyapının önemli unsurları arasında yer alan ve tarımın sürdürülebilirliğinde önemli bir rol oynayan yapıların başında tarımsal sulama kuyuları gelmektedir. İşgal ordusunun sulama kuyularını hedef alması aynı zamanda çevresel yıkımı ortaya çıkaran etmenler arasında yer almıştır. Bu minvalde 7 Ekim öncesinde Gazze’de mevcut 2.261 sulama kuyusunun 1.960’ı kullanılamaz vaziyettedir. FAO’nun Kasım 2025’te açıkladığı verilere göre Gazze kent merkezindeki 609 adet tarımsal sulama kuyusunun 582’si yararlanılamaz hale gelmiştir (%95,6). Öte yandan Kuzey Gazze’de zarar gören sulama kuyusu sayısı 556 iken Han Yunus’ta 351, Deyr el-Belah’ta 325 ve son olarak Refah’ta 146 adet tarımsal sulama kuyusu tahrip edilmiştir.[28]
Siyonist yönetimin soykırım sürecinde Gazze’nin tüm alt ve üst yapısını hedef aldığı bu tür saldırılar bir yandan bölgede çevresel bir yıkım meydana getirirken diğer yandan da Gazze’de gıda güvensizliğinin yaşanmasına neden olmuştur. Özellikle 7 Ekim sürecinde tarımın Gazze ekonomisinde ve Gazzelilerin gıda güvenliğinin sağlanmasında oynadığı rol dikkate alındığında tarım alanlarının hedef alınmasının en önemli sonucu gıda güvensizliğinin ortaya çıkmasıdır. Bunun yanı sıra Netanyahu hükümetinin ateşkes sürecine kadar Gazze’ye yönelik her türlü insani yardım faaliyetlerini engellemesi ve ateşkes sürecinde de yardımların geçişini yavaşlatması Gazze’de açlık ve kıtlığın yaygınlaşmasına neden olmuştur.[29] Bunun sonucunda ise açlık ve kıtlıktan kaynaklanan ölüm sayısı 400’ü aşmıştır.[30] Dolayısıyla işgal ordusunun Gazze’nin tarım alanlarını hedef alması bir yandan bölgede çevresel yıkım meydana getirirken diğer yandan da gıda güvensizliğinin artmasına ve insan sağlığının olumsuz etkilenmesine yol açmıştır. Gazze’deki açlık ve kıtlık durumu verilerle de desteklenmektedir. Bu noktada gıda güvenliğini 1’den 5’e gruplandıran Entegre Gıda Güvenliği Evre Sınıflandırması’nın 1 Temmuz ve 15 Ağustos 2025 tarihleri arasını kapsayan çalışmasına göre Gazze nüfusunun %20’sinin kriz evresinde (3. Evre), %54’ünün aciliyet evresinde (4. Evre) ve geriye kalan %26’sının ise yıkım evresinde (5. Evre) yer aldığı görülmektedir.[31] Dolayısıyla Siyonist yönetimin soykırım sürecinde yol açtığı çevresel yıkımın beraberinde insan sağlığını ve gıda güvenliğini son derece olumsuz etkilediği öne sürülebilir.
Deniz ve Kıyı Ekosistemleri
Siyonist yönetimin Gazze’de uygulamaya koyduğu ve tarihsel süreçte eşi benzeri görülmeyen soykırım sürecinde çevresel yıkımın gerçekleştiği diğer bir husus deniz ve kıyı ekosistemleridir. 7 Ekim öncesinde Gazze kıyı ekosisteminde varlığını sürdüren balık türleri bölgedeki biyoçeşitlilik ve gıda güvenliği açısından kritik bir öneme haizdir. Bunun yanı sıra yaklaşık 40 kilometre uzunluğundaki Gazze kıyı şeridi ticaret, deniz taşımacılığı ve deniz suyunun arıtılması noktasında Gazze halkının su güvenliği ve ticari faaliyetleri hususunda önemli rol oynamıştır. Bununla birlikte Siyonist yönetimin yoğun hava ve kara saldırısı akabinde Gazze’nin su ve kanalizasyon altyapısında meydana gelen tahribat beraberinde atık suyun denize sızmasına neden olmuş ve Gazze kıyı şeridinin işlevsiz hale gelmesine yol açmıştır.[32]
Hava Kirliliği
Siyonist yönetimin Gazze’de yürüttüğü soykırımın yol açtığı çevresel yıkımın diğer bir önemli boyutunu hava kirliliği oluşturmaktadır.[33] Her ne kadar su, arazi, toprak ve deniz ekosistemlerinde meydana gelen yıkım gibi doğrudan verilerle ifade edilemese de Gazze’ye yönelik yoğun bombardıman sonucunda meydana gelen yangınların karbon monoksit salınımını arttırdığı ve bunun sonucunda da Gazze’de hava kirliliğine yol açtığı ifade edilebilir. Bunun yanı sıra yoğun bombardımanın ortaya çıkardığı moloz yığınları, toz bulutları ve kimyasal salınımlar da benzer bir şekilde hava kirliliğini arttırmaktadır. Son olarak, hava kirliliğine neden olan diğer bir etken ise Gazze’de elektriğin bulunmamasıdır. Hatırlanacağı üzere dönemin işgalci yönetimin Savunma Bakanı Yoav Gallant 9 Ekim’de yaptığı açıklamada Gazze’ye verilen elektrik enerjisinin kesildiğini ilan etmişti. Bu nedenden ötürü Gazze halkının ısınmak için plastik ve evsel atıklar gibi çeşitli materyallere yönelmesi beraberinde hava kirliliğinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.[34] En nihayetinde tüm bu durumların gerçekleşmesindeki temel faktör işgal ordusunun tarihsel süreçte eşi benzeri görülmeyen bir soykırım politikası uygulaması ve Gazze’nin alt ve üst yapısına dair her şeyi yok etmeye girişmesi bulunmaktadır.
Sonuç
Yaklaşık iki yıl süren ve 10 Ekim 2025 tarihinde duraklama dönemine giren soykırım sürecinde 70 binin üzerinde Gazzeli şehit olurken yaklaşık 200 bin insan yaralanmış ve 2 milyon insan yerinden edilmiştir. Bunun yanı sıra Gazze’nin bütün alt ve üst yapısı işgal ordusu tarafından hedef alınmış ve sonuçta 200 bine yakın bina hasar görmüş veya tamamen yıkılmıştır. Dini argümanlarla ve mitolojik ögelerle meşrulaştırılmaya çalışılan soykırım süresince Siyonist yönetim 21. yüzyılın en büyük çevre felaketlerinden birine neden olmuştur. İşgal ordusunun yoğun hava bombardımanı neticesinde tahrip edilen binalar ve yollar beraberinde moloz yığınlarının oluşmasına yol açmış ve molozlardan kaynaklanan çevre kirliliği Gazze’de baş göstermiştir. Uzun yıllara dayanan işgal ve ilhak stratejisi sonucunda Gazze’nin su kaynaklarını kirleten Siyonist yönetim, soykırım sürecinde Gazze’nin su ve kanalizasyon altyapısının neredeyse tamamını yok ederek Gazze’nin su güvenliğinin minimum seviyeye inmesine ve atık sudan kaynaklı hastalıkların ve ölümlerin sayısının artmasına neden olmuştur. Bununla da yetinmeyen Netanyahu ve kabinesi Gazze’deki tarım alanlarını, meyve bahçelerini, zeytinlikleri, seraları ve tarım altyapısının önemli unsurları arasında yer alan diğer bileşenleri hedef gözetmeksizin yok etmiştir. Bir yandan çevresel katliam gerçekleştiren Siyonist yönetim diğer yandan insani yardım faaliyetlerini engelleyerek Gazze’yi açlık ve kıtlıkla baş başa bırakmıştır. Öte yandan işgal hava kuvvetlerinin yoğun bombardımanı bölgede gözle görülür bir hava kirliliğine neden olmuş ve Gazzeliler temiz havadan mahrum bırakılmıştır. Tüm bu gelişmeler, yaklaşık iki yıl süren soykırım sürecinde Netanyahu kabinesinin yalnızca insanlığa karşı suç işlemediğini aynı zamanda çevresel yıkım ve tahribat meydana getirerek tüm insanlığa karşı ciddi bir tehdit unsuru olduğunu göstermektedir.
Kaynakça
Al Jazeera. (2023, 9 Ekim). Israel announces ‘total’ blockade on Gaza.https://www.aljazeera.com/news/2023/10/9/israel-announces-total-blockade-on-gaza
Anadolu Ajansı. (2023, 17 Ekim). Gazze’deki su sıkıntısı çevre felaketine dönüşebilir.https://www.aa.com.tr/tr/yesilhat/kirlilik/gazzedeki-su-sikintisi-cevre-felaketine-donusebilir/1821471
Anadolu Ajansı. (2025). Gazze’de İsrail’in açlıktan ölüme mahkum ettiği çocukların hikayeleri soykırımın boyutunu gösteriyor. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/gazzede-israilin-acliktan-olume-mahkum-ettigi-cocuklarin-hikayeleri-soykirimin-boyutunu-gosteriyor/3708989
Anadolu Ajansı. (2025). İsrail’in ablukası nedeniyle kıtlık yaşanan Gazze’de açlıktan ölenlerin sayısı 457’ye yükseldi.https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israilin-ablukasi-nedeniyle-kitlik-yasanan-gazze-de-acliktan-olenlerin-sayisi-457-ye-yukseldi/3706729
FAO. (2025a). Agricultural land and related facilities availability in the Gaza Strip as of 15 October 2025.https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7340en
FAO. (2025b). Damage to agricultural wells due to the conflict in the Gaza Strip as of 26 September 2025.https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7335en
FAO. (2025c). Damage to cropland categories due to the conflict in the Gaza Strip as of 28 September 2025.https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7336en
FAO. (2025d). Damage to cropland due to the conflict in the Gaza Strip as of 28 September 2025.https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7337en
FAO. (2025e). Damage to greenhouses due to the conflict in the Gaza Strip as of 5 October 2025.https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7339en
FAO. (2025f). Damage to olive and other tree plantations due to the conflict in the Gaza Strip as of 28 September 2025.https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7338en
Hall, N., vd. (2024, 1 Aralık). The siege of Gaza’s water. Center for Strategic and International Studies (CSIS).https://www.csis.org/analysis/siege-gazas-water
IPC - Integrated Food Security Phase Classification. (2025). Gaza Strip: Acute food insecurity situation for 1 July - 15 August 2025. https://www.ipcinfo.org/ipc-country-analysis/details-map/en/c/1159696/?iso3=PSE
Isaac, J. (2006). The role of groundwater in the water conflict and resolution between Israelis and Palestinians. ss. 269–284. http://www.columbia.edu/~tmd2118/situstudio/detailwater-IsaacJad.pdf
Joseph, L. (2025, 27 Şubat). Israel’s bombing of Gaza caused untold environmental damage − recovery will take effort and time. The Conversation. https://doi.org/10.64628/AAI.7ctfejhwx
Oxfam International. (2024). Water war crimes: How Israel has weaponized water in its military campaign in Gaza.
Oxfam International. (2024, 19 Temmuz). Israel using water as weapon of war as Gaza supply plummets by 94%, creating deadly health catastrophe: Oxfam. https://www.oxfam.org/en/press-releases/israel-using-water-weapon-war-gaza-supply-plummets-94-creating-deadly-health
Oxfam International. (2025, 24 Temmuz). Disease ripping through Gaza as Israel continues to deliberately block aid: Oxfam. https://www.oxfam.org/en/press-releases/disease-ripping-through-gaza-israel-continues-deliberately-block-aid-oxfam
Palestinian Central Bureau of Statistics, & Palestinian Water Authority. (2022). The Palestinian Central Bureau of Statistics (PCBS), and the Palestinian Water Authority (PWA) Issue a joint Press Release on the Occasion of World Water Day [Basın bülteni]. https://www.pcbs.gov.ps/portals/_pcbs/PressRelease/Press_En_22-3-2022-Water-en.pdf
Reuters. (2024, 12 Nisan). UN says waterborne illnesses spread in Gaza due to heat, unsafe water.https://www.reuters.com/world/middle-east/un-says-waterborne-illnesses-spread-gaza-due-heat-unsafe-water-2024-04-12/
United Nations Environment Programme (UNEP). (2025). Environmental impact of the escalation of conflict in the Gaza Strip.
United Nations Office for the Coordination of Humanitarian Affairs (OCHA) - Occupied Palestinian Territory. (2018, 16 Kasım). Study warns water sanitation crisis in Gaza may cause disease outbreak and possible epidemic. https://www.ochaopt.org/content/study-warns-water-sanitation-crisis-gaza-may-cause-disease-outbreak-and-possible-epidemic
United Nations Office for the Coordination of Humanitarian Affairs (OCHA) - Occupied Palestinian Territory. (2025, 6 Kasım). Reported impact snapshot | Gaza Strip (5 November 2025). https://www.ochaopt.org/content/reported-impact-snapshot-gaza-strip-5-november-2025
UNOSAT. (2025). Gaza Strip comprehensive damage assessment. https://unosat.org/products/4213
Son Notlar
[1] Doç. Dr., Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü.
[2] Arş. Gör., Düzce Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü.
[3] UNOSAT, “Gaza Strip Comprehensive Damage Assessment”.
[4] UNOSAT, “Gaza Strip Road Network Comprehensive Damage Assessment”, 2025, https://unosat.org/products/4201.
[5] UNEP, Environmental Impact of the Escalation of Conflict in the Gaza Strip, 26-30.
[6] Ilan Pappé, Filistin’de Etnik Temizlik, çev. Yankı Deniz Tan (İntifada Yayınları, 2022), Etnik Temizlik politikasının detayları için bkz:
[7] Jad Isaac, “The role of groundwater in the water conflict and resolution between Israelis and Palestinians”, 269-284 (2006): 274, http://www.columbia.edu/~tmd2118/situstudio/detailwater-IsaacJad.pdf.
[8] OCHA, “Study Warns Water Sanitation Crisis in Gaza May Cause Disease Outbreak and Possible Epidemic”, United Nations Office for the Coordination of Humanitarian Affairs - Occupied Palestinian Territory, 16 Kasım 2018, http://www.ochaopt.org/content/study-warns-water-sanitation-crisis-gaza-may-cause-disease-outbreak-and-possible-epidemic.
[9] Anadolu Ajansı, “Gazze’deki su sıkıntısı çevre felaketine dönüşebilir”, 17 Ekim 2023, https://www.aa.com.tr/tr/yesilhat/kirlilik/gazzedeki-su-sikintisi-cevre-felaketine-donusebilir/1821471.
[10] Natasha Hall vd., “The Siege of Gaza’s Water”, Center for Strategic and International Studies (CSIS), Center for Strategic and International Studies (CSIS), 01 Aralık 2024, https://www.csis.org/analysis/siege-gazas-water.
[11] Aljazeera English, “Israel Announces ‘Total’ Blockade on Gaza”, Al Jazeera, 2023, https://www.aljazeera.com/news/2023/10/9/israel-announces-total-blockade-on-gaza.
[12] Oxfam International, Water War Crimes: How Israel has Weaponized Water in its Military Campaign in Gaza (Oxfam International, 2024).
[13] OCHA, “Reported Impact Snapshot | Gaza Strip (5 November 2025)”, United Nations Office for the Coordination of Humanitarian Affairs - Occupied Palestinian Territory, 06 Kasım 2025, https://www.ochaopt.org/content/reported-impact-snapshot-gaza-strip-5-november-2025.
[14] World Bank vd., Gaza and West Bank Interim Rapid Damage and Needs Assessment (2025), 37.
[15] UNEP, Environmental Impact of the Escalation of Conflict in the Gaza Strip (United Nations Environment Programme, 2025), 7-10.
[16] Palestinian Central Bureau of Statistics, “Press Releases, The Palestinian Central Bureau of Statistics (PCBS), and the Palestinian Water Authority (PWA) Issue a joint Press Release on the Occasion of World Water Day”, Palestinian Central Bureau of Statistics, 2022, https://www.pcbs.gov.ps/portals/_pcbs/PressRelease/Press_En_22-3-2022-Water-en.pdf.
[17] Oxfam International, “Israel Using Water as Weapon of War as Gaza Supply Plummets by 94%, Creating Deadly Health Catastrophe: Oxfam”, Oxfam International, 19 Temmuz 2024, https://www.oxfam.org/en/press-releases/israel-using-water-weapon-war-gaza-supply-plummets-94-creating-deadly-health.
[18] World Health Organization (WHO), Technical Notes On Drinking-Water, Sanitation And Hygiene In Emergencies (World Health Organization (WHO), 2013).
[19] Oxfam International, “Disease Ripping through Gaza as Israel Continues to Deliberately Block Aid: Oxfam”, Oxfam International, 24 Temmuz 2025, https://www.oxfam.org/en/press-releases/disease-ripping-through-gaza-israel-continues-deliberately-block-aid-oxfam.
[20] Reuters, “UN Says Waterborne Illnesses Spread in Gaza Due to Heat, Unsafe Water”, Middle East, Reuters, 12 Nisan 2024, https://www.reuters.com/world/middle-east/un-says-waterborne-illnesses-spread-gaza-due-heat-unsafe-water-2024-04-12/.
[21] UNEP, Environmental Impact of the Escalation of Conflict in the Gaza Strip, 19.
[22] UNOSAT, “Gaza Strip Comprehensive Damage Assessment”, 2025, https://unosat.org/products/4213.
[23] FAO, “Agricultural Land and Related Facilities Availability in the Gaza Strip as of 15 October 2025”, 2025, https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7340en.
[24] FAO, “Damage to Cropland Due to the Conflict in the Gaza Strip as of 28 September 2025”, FAO, 2025, https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7337en.
[25] FAO, “Damage to Cropland Categories Due to the Conflict in the Gaza Strip as of 28 September 2025”, FAO, 2025, https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7336en.
[26] FAO, “Damage to Olive and Other Tree Plantations Due to the Conflict in the Gaza Strip as of 28 September 2025”, FAO, 2025, https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7338en.
[27] FAO, “Damage to Greenhouses Due to the Conflict in the Gaza Strip as of 5 October 2025”, FAO, 2025, https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7339en.
[28] FAO, “Damage to Agricultural Wells Due to the Conflict in the Gaza Strip as of 26 September 2025”, FAO, 2025, https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7335en.
[29] Anadolu Ajansı, “Gazze’de İsrail’in açlıktan ölüme mahkum ettiği çocukların hikayeleri soykırımın boyutunu gösteriyor”, 2025, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/gazzede-israilin-acliktan-olume-mahkum-ettigi-cocuklarin-hikayeleri-soykirimin-boyutunu-gosteriyor/3708989.
[30] Anadolu Ajansı, “İsrail’in ablukası nedeniyle kıtlık yaşanan Gazze’de açlıktan ölenlerin sayısı 457’ye yükseldi”, 2025, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israilin-ablukasi-nedeniyle-kitlik-yasanan-gazze-de-acliktan-olenlerin-sayisi-457-ye-yukseldi/3706729.
[31] IPC - Integrated Food Security Phase Classification, “Gaza Strip: Acute Food Insecurity Situation for 1 July - 15 August 2025”, 2025, https://www.ipcinfo.org/ipc-country-analysis/details-map/en/c/1159696/?iso3=PSE.
[32] UNEP, Environmental Impact of the Escalation of Conflict in the Gaza Strip, 23-24.
[33] UNEP, Environmental Impact of the Escalation of Conflict in the Gaza Strip, 36-37.
[34] Lesley Joseph, “Israel’s Bombing of Gaza Caused Untold Environmental Damage − Recovery Will Take Effort and Time”, The Conversation, 27 Şubat 2025, https://doi.org/10.64628/AAI.7ctfejhwx.
Yıkımlar Raporunun tamamını okumak için buraya tıklayın.
Özet
Raporun çevresel boyutunu mercek altına alan bu bölümde, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü soykırımın yol açtığı ve "ekokırım" boyutuna varan ekolojik tahribat somut verilerle analiz edilmektedir. Çalışmada; hava ve kara saldırılarının 61 milyon ton moloz yığını oluşturarak halk sağlığını tehdit eden hastalıkların türemesine yol açtığı, su ve kanalizasyon altyapısının sistematik imhasıyla temiz suya erişimin imkânsız hale geldiği belirtilmektedir. Tarım arazilerinin, zeytinliklerin ve seraların yok edilmesiyle gıda güvenliğinin çökertildiği; deniz ve hava ekosisteminin geri dönülemez biçimde kirletildiği vurgulanmaktadır. Bu süreç, sadece insani bir kriz değil, Gazze’nin yaşanabilir bir coğrafya olma vasfını yitirdiği topyekûn bir çevresel felaket olarak nitelendirilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Çevresel Yıkım, Su Güvenliği, Gıda Güvenliği, Ekolojik Tahribat.
Giriş
Siyonist yönetim, Aksa Tufanı Operasyonu’nun ardından tarihsel süreçte eşine az rastlanır bir saldırganlıkla Gazze’de soykırım başlattı. Uluslararası hukukun ayaklar altına alındığı, her türlü insan hakları normlarının çiğnendiği ve insani ve ahlaki tüm değerlerin yok sayıldığı bu soykırım sürecinde Gazze’deki canlı ve cansız bütün varlıklar hedef alındı. İşgal ordusu bir yandan Gazze halkına yönelik katliam stratejisi uygularken diğer yandan da Gazze’nin bütün alt ve üst yapısını tahrip ederek eşi benzeri görülmemiş bir yıkım meydana getirdi. Yeşaya kehaneti ve Amâlika halkının yok edilmesi gibi dini anlatı ve sembollerle meşrulaştırılmaya çalışılan soykırım sürecinde aynı zamanda ciddi derecede çevresel yıkım meydana geldi.
Resmi söyleminde çölü yeşertmesi ve çölde çiçek açtırmasıyla övünen, çevreci sivil toplum örgütlerine verdiği destekle ön plana çıkan ve yeşil alan projeleriyle dünya kamuoyunun gözünü boyayan Siyonist yönetim, bu süreçte telafisi mümkün olmayan bir çevre katliamının altına imzasını attı.
Bu bölümde, yaklaşık iki yıl süren soykırım sürecinde Gazze’de meydana gelen çevresel yıkım ve bu tahribatın Gazzeliler üzerinde yol açtığı olumsuz etkiler üzerinde durulacaktır. Moloz yığınlarının çevreye yönelik zararları; su kaynaklarının kirletilmesi ve su altyapısının yok edilmesi; toprak ve arazi yapısının uğradığı hasar, tarım alanlarına, meyve bahçelerine ve zeytinliklere yönelik tahribat; deniz ekosisteminin bozulması, deniz kıyısının kirlenmesi ve mevcut hava kirliliği başlıca ele alınan konular arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra Netanyahu ve kabinesinin çevresel yıkım meydana getiren saldırganlığının Gazze halkının su güvenliği ve gıda güvenliği üzerindeki etkisine odaklanılırken diğer yandan da bölgede meydana gelen hava kirliliğinin olumsuz etkileri üzerinde durulacaktır. Gazze’deki çevresel yıkımın bütün boyutlarıyla ortaya konulması amaçlanan bu çalışmada Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), BM Çevre Programı (UNEP), BM Uydu Merkezi (UNOSAT), BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA), Dünya Bankası (DB), Filistin Merkezi İstatistik Bürosu (FMİB), Oxfam International gibi kurum ve kuruluşların çalışmalarından yararlanılmıştır.
Moloz Yığınları
7 Ekim 2023 tarihinden itibaren Gazze’de gerçekleşen soykırım sürecindeki çevresel yıkımı tüm boyutlarıyla ortaya koyabilmek adına ilk olarak bölgedeki genel yıkımın analiz edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda Siyonist yönetimin hava ve kara saldırıları Gazze’nin kentsel çevresinde genel bir yıkım meydana getirerek bölgede moloz yığınlarının oluşmasına yol açmıştır. Moloz yığınlarının ortaya çıkmasındaki en temel belirleyici faktör ise binaların ve yolların zarar görmesi ve önemli bir kısmının tamamen yıkılmasıdır. Nitekim Birleşmiş Milletler Uydu Merkezi (UNOSAT) tarafından açıklanan verilere göre 11 Ekim 2025 tarihi itibarıyla Gazze’de zarar gören bina sayısı 198.273’tür. Nitekim bu rakamlara göre Gazze’deki binaların yaklaşık %81’i kısmen veya tamamen tahribata uğramıştır.[3] Öte yandan 12 Eylül 2025 tarihi itibarıyla, UNOSAT’ın paylaştığı veriler Gazze’de yaklaşık 3.479 km’lik yolun zarar gördüğünü göstermektedir. Bu yolların 1.511 km’lik kısmı tamamen yok olurken; 484 km’lik bölüm ciddi bir şekilde, geri kalan 1.484 km’lik yol ise kısmen zarar görmüştür. Böylelikle Gazze’deki mevcut anayolların yaklaşık %77’si ciddi bir tahribata maruz kalmıştır.[4]
Gazze’nin üst yapısını oluşturan bina ve yol tahribatının en temel sonucu ise Gazze’nin kentsel çevresine zarar veren ve çevre kirliliğine neden olan moloz yığınlarının oluşmasıdır. Bu minvalde, BM Çevre Programı’na (UNEP) göre Temmuz 2025 itibarıyla Gazze’de 61 milyon ton moloz bulunmaktadır. Rakamın büyüklüğünün önemi ve mahiyeti geçmiş saldırılarla yapılan kıyaslama sonucunda ortaya çıkmaktadır. Nitekim 61 milyon ton moloz; 2008, 2012, 2014 ve 2021’de Gazze’ye düzenlenen saldırılar sonucunda ortaya çıkan moloz miktarının 20 katından fazlasına tekabül etmektedir. Bu durum ise Gazze’de yaşanan yıkımın mahiyetini gözler önüne sermektedir. Moloz yığınlarının çevreye verdiği zararın ve oluşturduğu kirliliğin yanı sıra, bünyesindeki çeşitli kimyasal madde ve tehlikeli materyaller insan sağlığını son derece olumsuz etkilemektedir.
Molozların üstünde gezinen bit, pire ve tatarcıklar yerinden edilen Gazzeliler arasında layşmanyaz hastalığının yaygınlaşmasına neden olmaktadır.[5]
Tüm bu nedenlerden ötürü moloz yığınları neticesinde Gazze’de çevresel yıkımın ve çevre felaketinin arttığını ve molozların insan sağlığını olumsuz bir şekilde etkilediğini söylemek mümkündür.
Su Kaynakları
İşgal ordusunun Gazze’de yürüttüğü soykırım sürecinde çevresel yıkımın en yoğun gerçekleştiği başlıca alan su kaynaklarıdır. Siyonist yönetimin yoğun hava ve kara saldırıları bir yandan Gazze’nin temiz ve içilebilir su kaynaklarının kirlenmesine neden olurken bir yandan da bölgenin su ve kanalizasyon altyapısını yok ederek çevre kirliliğine yol açmıştır. Dolayısıyla su kaynakları ve su altyapısı bağlamında işgal yönetiminin çevreye verdiği zararın ve yıkımın boyutları iki temel alt başlıkta incelenebilir: su kaynaklarının kirlenmesi ve su altyapısının tahrip edilmesi. Nihayetinde her iki durumun Gazze’de kişi başına düşen su miktarının minimum seviyeye inmesine ve sudan kaynaklı hastalıkların yaygınlaşmasına neden olduğu ileri sürülebilir. Bu sebepten ötürü; su kaynaklarında oluşan kirliliğin ve su altyapısının tahrip edilmesinin boyutları açıklandıktan sonra Gazze’de kişi başına düşen su miktarı ve su güvenliğinin güncel durumu üzerine odaklanılacaktır.
Gazze’nin su kaynaklarındaki mevcut kirliliğin kökleri işgal devletinin kurulduğu yıllara kadar uzanmaktadır. 1947 ve 1949 yılları arasındaki “Etnik temizlik”[6] politikasıyla Filistinlileri zorla yerinden ederek mülteci konumuna düşüren Siyonist yönetim, Gazze’nin yegâne doğal su kaynağı olan Kıyı Akiferi’nin önemli bir bölümünü kontrol altına almıştır. Akiferden yapılması gereken yıllık ortalama su çekim miktarı 55 milyon m3 iken işgal yönetiminin 120 milyon m3’e varan su çekimi nedeniyle akiferin su seviyesinde azalma olmuş ve akabinde deniz suyunun akifere karışmasıyla birlikte kirlilik meydana gelmiştir.[7] BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi’ne (OCHA) göre akiferdeki mevcut kirlilik oranı %97’dir.[8] Dolayısıyla Gazzelilerin temiz su elde etmek için akiferden yeterince yararlanamadığını belirtmek yerinde olacaktır.
Gazze halkının temiz ve içilebilir suyu iki temel yolla elde ettiği ileri sürülebilir. Bunlardan birincisi İsrailli kamu şirketi Mekorot’un Gazze’ye ulaştırdığı üç farklı boru hattıdır. Bununla birlikte suyun oldukça pahalıya satılması ve sıklıkla gerçekleşen su kesintileri gibi nedenlerle boru hatlarının işlevinin yeterli olmadığı ileri sürülebilir.[9] Öte yandan Gazze’nin su altyapısının önemli unsurları arasında yer alan arıtma tesislerinin su tedariki noktasında önemli bir rol oynadığı söylenebilir. Nitekim günde 37 bin m3 su üreten tesislerden Gazze nüfusunun yaklaşık %35’i yararlanmaktadır.[10] Buradan hareketle 7 Ekim öncesinde Gazze’de hâlihazırda bir su krizinin varlığından bahsedilebilir. Bu sorun 9 Ekim 2023 tarihinde dönemin Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın Gazze’ye yönelik herhangi bir şekilde su, gıda, elektrik ve enerji verilmeyeceğini açıklaması[11] ve hava saldırılarının yoğunluğunu arttırarak su altyapısının hedef alınmasıyla daha da artmıştır.
İşgal ordusunun saldırıları sonucunda Gazze’nin içme suyu kuyuları, tarımsal sulama kuyuları, kanalizasyon altyapısı, atık su tesisleri, arıtma tesisleri gibi su altyapısının önemli unsurları hedef alınmıştır. İşgal ordusunun suyu silah olarak kullandığını belirten Oxfam International raporuna göre 3 Haziran 2024 tarihi itibarıyla su altyapısının yaklaşık %67,6’sı yok edilmiş veya tahrip edilmiştir.[12] Öte yandan OCHA’nın 5 Ekim 2025 tarihinde yayınladığı son durum değerlendirme raporunda bölgenin su altyapısının yaklaşık %89’unun tamamen yok edildiği veya tahrip edildiğinin altı çizilmiştir.[13] Bunun yanı sıra Dünya Bankası (DB), Avrupa Birliği (AB) ve BM tarafından hazırlanan ve Şubat 2025’te yayınlanan Gazze ve Batı Şeria Geçici Hızlı Hasar ve İhtiyaç Değerlendirmesi başlıklı raporda Gazze’deki su altyapısının yıkımına yönelik önemli tespitler bulunmaktadır. Bu minvalde altı atık su arıtma tesisinden biri tamamen yok olmuş kalan 5’i ise hasar görmüştür. Bunun yanı sıra Gazze’de temiz ve içilebilir su sağlanan üç Mekorot boru hattından ikisi hasar almıştır. Ek olarak Gazze’nin su tedarikinde ve su sisteminin işleyişinde kritik rol oynayan Gazze Elektrik Santrali de zarar gören altyapı unsurları arasında yerini almıştır.[14] Su altyapısının uğradığı zararın boyutları BM Çevre Programı’nın (UNEP) Ekim 2025’te hazırladığı raporda da gözler önüne serilmektedir.
Bu doğrultuda 214 yeraltı suyu desalinasyon (tuzdan arındırma) tesisinin 134’ü; 54 su depolama havzası ve pompalama istasyonundan 45’i; 28 yağmur suyu toplama göletinden 15’inin zarar gördüğü tespit edilmiştir.[15]
Gazze’nin su kaynaklarının kirletilmesinin ve su altyapısının önemli bir bölümünün yok edilmesi kişi başına düşen günlük su miktarını oldukça derinden etkilemiştir. Bununla birlikte 7 Ekim öncesinde dahi Gazze’de kişi başına düşen su miktarının oldukça düşük olduğunu vurgulamamız gerekmektedir.
Bu doğrultuda Filistin Merkezi İstatistik Bürosu’nun (FMİB) 2022’de yayınladığı verilere göre Gazze’deki miktar 26,8 litredir.[16] Özellikle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün kişi başına düşen günlük minimum su miktarı için önerdiği rakamın 100 litre olduğu dikkate alındığında; Gazze’deki rakamın 7 Ekim öncesinde dünya standartlarının oldukça altında olduğu söylenebilir.
Öte yandan Aksa Tufanı’nın akabinde gerçekleşen soykırım sürecinde bu rakamın daha da aşağılara indiği söylenebilir. Nitekim
Oxfam International’a göre 7 Ekim sonrasında Gazze’de kişi başına düşen su miktarı yaklaşık 4,74 litredir.[17]
DSÖ’nün acil durumlar için geçerli olmak üzere belirlediği minimum su seviyesinin 7,5-15 litre arasında olduğu göz önüne alındığında,[18] Gazze’deki rakamın en acil durumlar için geçerli olması beklenen standartların dahi altında kaldığı görülmektedir. Ek olarak Gazze’de temiz ve içilebilir suya erişimin olmaması başta çocuklar olmak üzere kirli ve güvenilir olmayan sudan kaynaklanan hastalıkların çoğalmasına neden olmuştur. Bu minvalde Oxfam International’ın Temmuz 2025’te yayınladığı verilere göre Gazze’de akut sarılık oranı %101, sulu ishal oranı %150 ve kanlı ishal oranı ise %302 artış göstermiştir.[19] Bunun yanı sıra sudan kaynaklı olarak çocuk felci, kolera, hepatit A, dizanteri gibi hastalıkların sayısında da artış gözlemlenmiştir.[20]
Toprak, Arazi ve Tarım Alanları
Gazze’de gerçekleşen soykırım sürecinde çevresel bağlamda yıkımın gerçekleştiği konulardan diğeri toprak ve arazi hususunda gerçekleşmiştir. Bu bağlamda Gazze’nin tarım alanları, meyve ağaçları, sebze ekili arazileri ve sera bölgeleri Siyonist yönetimin saldırıları sonucunda yok olmuştur. Bunun yanı sıra işgal ordusunun kullandığı silahlar ve savaş malzemeleri Gazze topraklarının kirlenmesine ve bu toprakların yapısının bozulmasına yol açmıştır.[21] Gazze halkı genelinde açlık ve kıtlığın yaygınlaşması bu durumun en temel sonuçlarından birini oluşturmuştur. Bu nedenden ötürü ilk olarak Gazze’nin toprak ve arazi altyapısının gördüğü zarara odaklanılacak ardından da yaşanan gıda güvensizliğinin, açlığın ve kıtlığın boyutları açıklanacaktır.
Yukarıdaki girizgâhtan hareketle ilk olarak Gazze’deki tarım arazilerinin gördüğü zarara odaklanılabilir. Gazze’nin yüzölçümü yaklaşık 365 km2’dir ve bunun da 150 km2’si tarım arazilerinden oluşmaktadır.
UNOSAT’ın Temmuz 2025 tarihli değerlendirme raporuna göre yaklaşık 130 km2’lik tarım arazisi işgal ordusunun saldırıları sonucunda tahrip edilmiştir.[22]
Öte yandan BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Ekim 2025 tarihinde açıkladığı veriler zararın boyutunu hektar bazında yüzdelik olarak incelemektedir. FAO’ya göre Gazze’de yaklaşık 15.053 hektarlık tarım arazisi bulunmaktadır. Bu arazilerden %54,1’i tahrip edilmiş ve erişilemez vaziyettedir. Öte yandan bu arazilerin %32,8’lik dilimi zarar görmüş olmasına karşın erişilebilir durumdadır. Nihayetinde geriye kalan %13,1’lik arazi diliminin ise %9,1’lik bölümü zarar görmemiş olmasına rağmen erişilemez haldeyken %4’lük dilim ise zarar görmemiş ve erişilebilir durumdadır.[23] Dolayısıyla Gazze’nin tarım alanlarından yalnızca %4’ünün kullanılabilir ve faydalanılabilir durumda olduğu ileri sürülebilir. Ek olarak zarar gören tarım alanlarının bölgesel dağılımına ilişkin bilgiler de bulunmaktadır. Bu doğrultuda FAO’nun Kasım 2025’te yayınladığı verilere göre yüzdelik olarak zararın en fazla olduğu bölge Kuzey Gazze (94,1) iken tarım alanlarının en fazla hasar gördüğü bölge ise Han Yunus’tur (3.531 hektar).[24]
Din merkezli soykırım sürecinde çevresel yıkımın önemli bir boyutunu oluşturan tarım alanlarının uğradığı zararın açıklanmasının ardından sebze ekili alanlar, tarla bitkilerinin ekildiği alanlar ve meyve bahçeleri ve diğer ağaçlar bazında olmak üzere tarım alanlarının gördüğü zararın kategorik dağılımı üzerinde durulacaktır. Bu bağlamda yaklaşık 7.871 hektarlık meyve bahçesi ve diğer ağaçlar kategorisine dâhil olan tarım arazisi zarar görmüştür. Bunun yanı sıra tarla bitkilerinin ekildiği alanlardan yaklaşık 2.626 hektarlık arazi ve sebze ekili alanlardan ise 2.572 hektarlık arazi tahrip edilmiştir.[25] Tam da bu noktada yazılı ve görsel medyayı en fazla meşgul eden konuların başında gelen zeytin ağaçları konusuna değinmekte fayda vardır.
FAO’nun Kasım 2025’te yayınladığı verilere göre Gazze’de en fazla hasarın gerçekleştiği bahçe kategorisi zeytinliklerdir. Nitekim 3.104 hektarlık müstakil zeytinlik bölgesinin yaklaşık 2.797 hektarlık bölümü tahrip edilmiştir (%90,3).
Bunun yanı sıra Gazze’de aynı zamanda zeytin ve diğer ağaçların bir arada bulunduğu bahçeler de bulunmaktadır. Toplamda 2.388 hektarlık araziyi kaplayan bu bahçelerin yaklaşık 2.142 hektarlık bölümü hasar görmüştür (%90,2).[26]
Seralar soykırım sürecinde çevresel yıkımın gerçekleştiği diğer bir alanı oluşturmaktadır. 7 Ekim öncesinde mevcut 1.305,3 hektarlık sera arazisinin yaklaşık 1.038,7 hektarlık bölümü işgal ordusunun saldırıları sonucunda hasara uğramıştır (%79,6). Bunun yanı sıra Gazze kent merkezindeki seraların tamamı zarar görürken Kuzey Gazze’de (%99,8) ve Refah’ta %93,7) yer alan seraların ise neredeyse tamamı tahrip edilmiştir. Yüzdelik olarak seraların en az hasar gördüğü bölgeler ise Deyr el-Belah (%62,3) ve Han Yunus’tur (%70,3).[27]
Gazze’deki tarımsal altyapının önemli unsurları arasında yer alan ve tarımın sürdürülebilirliğinde önemli bir rol oynayan yapıların başında tarımsal sulama kuyuları gelmektedir. İşgal ordusunun sulama kuyularını hedef alması aynı zamanda çevresel yıkımı ortaya çıkaran etmenler arasında yer almıştır. Bu minvalde 7 Ekim öncesinde Gazze’de mevcut 2.261 sulama kuyusunun 1.960’ı kullanılamaz vaziyettedir. FAO’nun Kasım 2025’te açıkladığı verilere göre Gazze kent merkezindeki 609 adet tarımsal sulama kuyusunun 582’si yararlanılamaz hale gelmiştir (%95,6). Öte yandan Kuzey Gazze’de zarar gören sulama kuyusu sayısı 556 iken Han Yunus’ta 351, Deyr el-Belah’ta 325 ve son olarak Refah’ta 146 adet tarımsal sulama kuyusu tahrip edilmiştir.[28]
Siyonist yönetimin soykırım sürecinde Gazze’nin tüm alt ve üst yapısını hedef aldığı bu tür saldırılar bir yandan bölgede çevresel bir yıkım meydana getirirken diğer yandan da Gazze’de gıda güvensizliğinin yaşanmasına neden olmuştur. Özellikle 7 Ekim sürecinde tarımın Gazze ekonomisinde ve Gazzelilerin gıda güvenliğinin sağlanmasında oynadığı rol dikkate alındığında tarım alanlarının hedef alınmasının en önemli sonucu gıda güvensizliğinin ortaya çıkmasıdır. Bunun yanı sıra Netanyahu hükümetinin ateşkes sürecine kadar Gazze’ye yönelik her türlü insani yardım faaliyetlerini engellemesi ve ateşkes sürecinde de yardımların geçişini yavaşlatması Gazze’de açlık ve kıtlığın yaygınlaşmasına neden olmuştur.[29] Bunun sonucunda ise açlık ve kıtlıktan kaynaklanan ölüm sayısı 400’ü aşmıştır.[30] Dolayısıyla işgal ordusunun Gazze’nin tarım alanlarını hedef alması bir yandan bölgede çevresel yıkım meydana getirirken diğer yandan da gıda güvensizliğinin artmasına ve insan sağlığının olumsuz etkilenmesine yol açmıştır. Gazze’deki açlık ve kıtlık durumu verilerle de desteklenmektedir. Bu noktada gıda güvenliğini 1’den 5’e gruplandıran Entegre Gıda Güvenliği Evre Sınıflandırması’nın 1 Temmuz ve 15 Ağustos 2025 tarihleri arasını kapsayan çalışmasına göre Gazze nüfusunun %20’sinin kriz evresinde (3. Evre), %54’ünün aciliyet evresinde (4. Evre) ve geriye kalan %26’sının ise yıkım evresinde (5. Evre) yer aldığı görülmektedir.[31] Dolayısıyla Siyonist yönetimin soykırım sürecinde yol açtığı çevresel yıkımın beraberinde insan sağlığını ve gıda güvenliğini son derece olumsuz etkilediği öne sürülebilir.
Deniz ve Kıyı Ekosistemleri
Siyonist yönetimin Gazze’de uygulamaya koyduğu ve tarihsel süreçte eşi benzeri görülmeyen soykırım sürecinde çevresel yıkımın gerçekleştiği diğer bir husus deniz ve kıyı ekosistemleridir. 7 Ekim öncesinde Gazze kıyı ekosisteminde varlığını sürdüren balık türleri bölgedeki biyoçeşitlilik ve gıda güvenliği açısından kritik bir öneme haizdir. Bunun yanı sıra yaklaşık 40 kilometre uzunluğundaki Gazze kıyı şeridi ticaret, deniz taşımacılığı ve deniz suyunun arıtılması noktasında Gazze halkının su güvenliği ve ticari faaliyetleri hususunda önemli rol oynamıştır. Bununla birlikte Siyonist yönetimin yoğun hava ve kara saldırısı akabinde Gazze’nin su ve kanalizasyon altyapısında meydana gelen tahribat beraberinde atık suyun denize sızmasına neden olmuş ve Gazze kıyı şeridinin işlevsiz hale gelmesine yol açmıştır.[32]
Hava Kirliliği
Siyonist yönetimin Gazze’de yürüttüğü soykırımın yol açtığı çevresel yıkımın diğer bir önemli boyutunu hava kirliliği oluşturmaktadır.[33] Her ne kadar su, arazi, toprak ve deniz ekosistemlerinde meydana gelen yıkım gibi doğrudan verilerle ifade edilemese de Gazze’ye yönelik yoğun bombardıman sonucunda meydana gelen yangınların karbon monoksit salınımını arttırdığı ve bunun sonucunda da Gazze’de hava kirliliğine yol açtığı ifade edilebilir. Bunun yanı sıra yoğun bombardımanın ortaya çıkardığı moloz yığınları, toz bulutları ve kimyasal salınımlar da benzer bir şekilde hava kirliliğini arttırmaktadır. Son olarak, hava kirliliğine neden olan diğer bir etken ise Gazze’de elektriğin bulunmamasıdır. Hatırlanacağı üzere dönemin işgalci yönetimin Savunma Bakanı Yoav Gallant 9 Ekim’de yaptığı açıklamada Gazze’ye verilen elektrik enerjisinin kesildiğini ilan etmişti. Bu nedenden ötürü Gazze halkının ısınmak için plastik ve evsel atıklar gibi çeşitli materyallere yönelmesi beraberinde hava kirliliğinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.[34] En nihayetinde tüm bu durumların gerçekleşmesindeki temel faktör işgal ordusunun tarihsel süreçte eşi benzeri görülmeyen bir soykırım politikası uygulaması ve Gazze’nin alt ve üst yapısına dair her şeyi yok etmeye girişmesi bulunmaktadır.
Sonuç
Yaklaşık iki yıl süren ve 10 Ekim 2025 tarihinde duraklama dönemine giren soykırım sürecinde 70 binin üzerinde Gazzeli şehit olurken yaklaşık 200 bin insan yaralanmış ve 2 milyon insan yerinden edilmiştir. Bunun yanı sıra Gazze’nin bütün alt ve üst yapısı işgal ordusu tarafından hedef alınmış ve sonuçta 200 bine yakın bina hasar görmüş veya tamamen yıkılmıştır. Dini argümanlarla ve mitolojik ögelerle meşrulaştırılmaya çalışılan soykırım süresince Siyonist yönetim 21. yüzyılın en büyük çevre felaketlerinden birine neden olmuştur. İşgal ordusunun yoğun hava bombardımanı neticesinde tahrip edilen binalar ve yollar beraberinde moloz yığınlarının oluşmasına yol açmış ve molozlardan kaynaklanan çevre kirliliği Gazze’de baş göstermiştir. Uzun yıllara dayanan işgal ve ilhak stratejisi sonucunda Gazze’nin su kaynaklarını kirleten Siyonist yönetim, soykırım sürecinde Gazze’nin su ve kanalizasyon altyapısının neredeyse tamamını yok ederek Gazze’nin su güvenliğinin minimum seviyeye inmesine ve atık sudan kaynaklı hastalıkların ve ölümlerin sayısının artmasına neden olmuştur. Bununla da yetinmeyen Netanyahu ve kabinesi Gazze’deki tarım alanlarını, meyve bahçelerini, zeytinlikleri, seraları ve tarım altyapısının önemli unsurları arasında yer alan diğer bileşenleri hedef gözetmeksizin yok etmiştir. Bir yandan çevresel katliam gerçekleştiren Siyonist yönetim diğer yandan insani yardım faaliyetlerini engelleyerek Gazze’yi açlık ve kıtlıkla baş başa bırakmıştır. Öte yandan işgal hava kuvvetlerinin yoğun bombardımanı bölgede gözle görülür bir hava kirliliğine neden olmuş ve Gazzeliler temiz havadan mahrum bırakılmıştır. Tüm bu gelişmeler, yaklaşık iki yıl süren soykırım sürecinde Netanyahu kabinesinin yalnızca insanlığa karşı suç işlemediğini aynı zamanda çevresel yıkım ve tahribat meydana getirerek tüm insanlığa karşı ciddi bir tehdit unsuru olduğunu göstermektedir.
Kaynakça
Al Jazeera. (2023, 9 Ekim). Israel announces ‘total’ blockade on Gaza.https://www.aljazeera.com/news/2023/10/9/israel-announces-total-blockade-on-gaza
Anadolu Ajansı. (2023, 17 Ekim). Gazze’deki su sıkıntısı çevre felaketine dönüşebilir.https://www.aa.com.tr/tr/yesilhat/kirlilik/gazzedeki-su-sikintisi-cevre-felaketine-donusebilir/1821471
Anadolu Ajansı. (2025). Gazze’de İsrail’in açlıktan ölüme mahkum ettiği çocukların hikayeleri soykırımın boyutunu gösteriyor. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/gazzede-israilin-acliktan-olume-mahkum-ettigi-cocuklarin-hikayeleri-soykirimin-boyutunu-gosteriyor/3708989
Anadolu Ajansı. (2025). İsrail’in ablukası nedeniyle kıtlık yaşanan Gazze’de açlıktan ölenlerin sayısı 457’ye yükseldi.https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israilin-ablukasi-nedeniyle-kitlik-yasanan-gazze-de-acliktan-olenlerin-sayisi-457-ye-yukseldi/3706729
FAO. (2025a). Agricultural land and related facilities availability in the Gaza Strip as of 15 October 2025.https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7340en
FAO. (2025b). Damage to agricultural wells due to the conflict in the Gaza Strip as of 26 September 2025.https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7335en
FAO. (2025c). Damage to cropland categories due to the conflict in the Gaza Strip as of 28 September 2025.https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7336en
FAO. (2025d). Damage to cropland due to the conflict in the Gaza Strip as of 28 September 2025.https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7337en
FAO. (2025e). Damage to greenhouses due to the conflict in the Gaza Strip as of 5 October 2025.https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7339en
FAO. (2025f). Damage to olive and other tree plantations due to the conflict in the Gaza Strip as of 28 September 2025.https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7338en
Hall, N., vd. (2024, 1 Aralık). The siege of Gaza’s water. Center for Strategic and International Studies (CSIS).https://www.csis.org/analysis/siege-gazas-water
IPC - Integrated Food Security Phase Classification. (2025). Gaza Strip: Acute food insecurity situation for 1 July - 15 August 2025. https://www.ipcinfo.org/ipc-country-analysis/details-map/en/c/1159696/?iso3=PSE
Isaac, J. (2006). The role of groundwater in the water conflict and resolution between Israelis and Palestinians. ss. 269–284. http://www.columbia.edu/~tmd2118/situstudio/detailwater-IsaacJad.pdf
Joseph, L. (2025, 27 Şubat). Israel’s bombing of Gaza caused untold environmental damage − recovery will take effort and time. The Conversation. https://doi.org/10.64628/AAI.7ctfejhwx
Oxfam International. (2024). Water war crimes: How Israel has weaponized water in its military campaign in Gaza.
Oxfam International. (2024, 19 Temmuz). Israel using water as weapon of war as Gaza supply plummets by 94%, creating deadly health catastrophe: Oxfam. https://www.oxfam.org/en/press-releases/israel-using-water-weapon-war-gaza-supply-plummets-94-creating-deadly-health
Oxfam International. (2025, 24 Temmuz). Disease ripping through Gaza as Israel continues to deliberately block aid: Oxfam. https://www.oxfam.org/en/press-releases/disease-ripping-through-gaza-israel-continues-deliberately-block-aid-oxfam
Palestinian Central Bureau of Statistics, & Palestinian Water Authority. (2022). The Palestinian Central Bureau of Statistics (PCBS), and the Palestinian Water Authority (PWA) Issue a joint Press Release on the Occasion of World Water Day [Basın bülteni]. https://www.pcbs.gov.ps/portals/_pcbs/PressRelease/Press_En_22-3-2022-Water-en.pdf
Reuters. (2024, 12 Nisan). UN says waterborne illnesses spread in Gaza due to heat, unsafe water.https://www.reuters.com/world/middle-east/un-says-waterborne-illnesses-spread-gaza-due-heat-unsafe-water-2024-04-12/
United Nations Environment Programme (UNEP). (2025). Environmental impact of the escalation of conflict in the Gaza Strip.
United Nations Office for the Coordination of Humanitarian Affairs (OCHA) - Occupied Palestinian Territory. (2018, 16 Kasım). Study warns water sanitation crisis in Gaza may cause disease outbreak and possible epidemic. https://www.ochaopt.org/content/study-warns-water-sanitation-crisis-gaza-may-cause-disease-outbreak-and-possible-epidemic
United Nations Office for the Coordination of Humanitarian Affairs (OCHA) - Occupied Palestinian Territory. (2025, 6 Kasım). Reported impact snapshot | Gaza Strip (5 November 2025). https://www.ochaopt.org/content/reported-impact-snapshot-gaza-strip-5-november-2025
UNOSAT. (2025). Gaza Strip comprehensive damage assessment. https://unosat.org/products/4213
Son Notlar
[1] Doç. Dr., Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü.
[2] Arş. Gör., Düzce Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü.
[3] UNOSAT, “Gaza Strip Comprehensive Damage Assessment”.
[4] UNOSAT, “Gaza Strip Road Network Comprehensive Damage Assessment”, 2025, https://unosat.org/products/4201.
[5] UNEP, Environmental Impact of the Escalation of Conflict in the Gaza Strip, 26-30.
[6] Ilan Pappé, Filistin’de Etnik Temizlik, çev. Yankı Deniz Tan (İntifada Yayınları, 2022), Etnik Temizlik politikasının detayları için bkz:
[7] Jad Isaac, “The role of groundwater in the water conflict and resolution between Israelis and Palestinians”, 269-284 (2006): 274, http://www.columbia.edu/~tmd2118/situstudio/detailwater-IsaacJad.pdf.
[8] OCHA, “Study Warns Water Sanitation Crisis in Gaza May Cause Disease Outbreak and Possible Epidemic”, United Nations Office for the Coordination of Humanitarian Affairs - Occupied Palestinian Territory, 16 Kasım 2018, http://www.ochaopt.org/content/study-warns-water-sanitation-crisis-gaza-may-cause-disease-outbreak-and-possible-epidemic.
[9] Anadolu Ajansı, “Gazze’deki su sıkıntısı çevre felaketine dönüşebilir”, 17 Ekim 2023, https://www.aa.com.tr/tr/yesilhat/kirlilik/gazzedeki-su-sikintisi-cevre-felaketine-donusebilir/1821471.
[10] Natasha Hall vd., “The Siege of Gaza’s Water”, Center for Strategic and International Studies (CSIS), Center for Strategic and International Studies (CSIS), 01 Aralık 2024, https://www.csis.org/analysis/siege-gazas-water.
[11] Aljazeera English, “Israel Announces ‘Total’ Blockade on Gaza”, Al Jazeera, 2023, https://www.aljazeera.com/news/2023/10/9/israel-announces-total-blockade-on-gaza.
[12] Oxfam International, Water War Crimes: How Israel has Weaponized Water in its Military Campaign in Gaza (Oxfam International, 2024).
[13] OCHA, “Reported Impact Snapshot | Gaza Strip (5 November 2025)”, United Nations Office for the Coordination of Humanitarian Affairs - Occupied Palestinian Territory, 06 Kasım 2025, https://www.ochaopt.org/content/reported-impact-snapshot-gaza-strip-5-november-2025.
[14] World Bank vd., Gaza and West Bank Interim Rapid Damage and Needs Assessment (2025), 37.
[15] UNEP, Environmental Impact of the Escalation of Conflict in the Gaza Strip (United Nations Environment Programme, 2025), 7-10.
[16] Palestinian Central Bureau of Statistics, “Press Releases, The Palestinian Central Bureau of Statistics (PCBS), and the Palestinian Water Authority (PWA) Issue a joint Press Release on the Occasion of World Water Day”, Palestinian Central Bureau of Statistics, 2022, https://www.pcbs.gov.ps/portals/_pcbs/PressRelease/Press_En_22-3-2022-Water-en.pdf.
[17] Oxfam International, “Israel Using Water as Weapon of War as Gaza Supply Plummets by 94%, Creating Deadly Health Catastrophe: Oxfam”, Oxfam International, 19 Temmuz 2024, https://www.oxfam.org/en/press-releases/israel-using-water-weapon-war-gaza-supply-plummets-94-creating-deadly-health.
[18] World Health Organization (WHO), Technical Notes On Drinking-Water, Sanitation And Hygiene In Emergencies (World Health Organization (WHO), 2013).
[19] Oxfam International, “Disease Ripping through Gaza as Israel Continues to Deliberately Block Aid: Oxfam”, Oxfam International, 24 Temmuz 2025, https://www.oxfam.org/en/press-releases/disease-ripping-through-gaza-israel-continues-deliberately-block-aid-oxfam.
[20] Reuters, “UN Says Waterborne Illnesses Spread in Gaza Due to Heat, Unsafe Water”, Middle East, Reuters, 12 Nisan 2024, https://www.reuters.com/world/middle-east/un-says-waterborne-illnesses-spread-gaza-due-heat-unsafe-water-2024-04-12/.
[21] UNEP, Environmental Impact of the Escalation of Conflict in the Gaza Strip, 19.
[22] UNOSAT, “Gaza Strip Comprehensive Damage Assessment”, 2025, https://unosat.org/products/4213.
[23] FAO, “Agricultural Land and Related Facilities Availability in the Gaza Strip as of 15 October 2025”, 2025, https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7340en.
[24] FAO, “Damage to Cropland Due to the Conflict in the Gaza Strip as of 28 September 2025”, FAO, 2025, https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7337en.
[25] FAO, “Damage to Cropland Categories Due to the Conflict in the Gaza Strip as of 28 September 2025”, FAO, 2025, https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7336en.
[26] FAO, “Damage to Olive and Other Tree Plantations Due to the Conflict in the Gaza Strip as of 28 September 2025”, FAO, 2025, https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7338en.
[27] FAO, “Damage to Greenhouses Due to the Conflict in the Gaza Strip as of 5 October 2025”, FAO, 2025, https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7339en.
[28] FAO, “Damage to Agricultural Wells Due to the Conflict in the Gaza Strip as of 26 September 2025”, FAO, 2025, https://openknowledge.fao.org/handle/20.500.14283/cd7335en.
[29] Anadolu Ajansı, “Gazze’de İsrail’in açlıktan ölüme mahkum ettiği çocukların hikayeleri soykırımın boyutunu gösteriyor”, 2025, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/gazzede-israilin-acliktan-olume-mahkum-ettigi-cocuklarin-hikayeleri-soykirimin-boyutunu-gosteriyor/3708989.
[30] Anadolu Ajansı, “İsrail’in ablukası nedeniyle kıtlık yaşanan Gazze’de açlıktan ölenlerin sayısı 457’ye yükseldi”, 2025, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israilin-ablukasi-nedeniyle-kitlik-yasanan-gazze-de-acliktan-olenlerin-sayisi-457-ye-yukseldi/3706729.
[31] IPC - Integrated Food Security Phase Classification, “Gaza Strip: Acute Food Insecurity Situation for 1 July - 15 August 2025”, 2025, https://www.ipcinfo.org/ipc-country-analysis/details-map/en/c/1159696/?iso3=PSE.
[32] UNEP, Environmental Impact of the Escalation of Conflict in the Gaza Strip, 23-24.
[33] UNEP, Environmental Impact of the Escalation of Conflict in the Gaza Strip, 36-37.
[34] Lesley Joseph, “Israel’s Bombing of Gaza Caused Untold Environmental Damage − Recovery Will Take Effort and Time”, The Conversation, 27 Şubat 2025, https://doi.org/10.64628/AAI.7ctfejhwx.
Bu Sayfada:
title
İlginizi çekebilir
İlginizi çekebilir






