Yıkımda Şirketlerin Rolü

Yıkımda Şirketlerin Rolü

Turgut Sağlam & Tuğana Kadan

PDF olarak indir!

Yıkımlar Raporunun tamamını okumak için buraya tıklayın.

Özet

Raporun bu bölümünde, Birleşmiş Milletler Özel Raportörü Francesca Albanese’nin verileri ışığında, İsrail’in işgal ve soykırım pratiklerini besleyen iktisadi yapı ve küresel şirketlerin rolü irdelenmektedir. Metinde, teknolojik, askeri ve finansal desteğin sadece ticari bir faaliyet değil, "soykırım ekonomisinin" (genocidal economy) yapısal bir parçası olduğu vurgulanmaktadır. İşgalin "yerinden etme" ve "yerine geçme" stratejilerinin, ağır iş makinelerinden yapay zeka teknolojilerine kadar uzanan kurumsal bir ağ tarafından nasıl fonlandığı ve kolaylaştırıldığı analiz edilmektedir. Şirketlerin "tarafsızlık" maskesi ardında işlediği suçlar ve uluslararası sistemdeki "cezasızlık mimarisi", Filistin’deki yıkımın sürekliliğini sağlayan ve kâr odaklı "kırmızı yaka" suçlarını meşrulaştıran temel dinamikler olarak tanımlanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Soykırım Ekonomisi, Küresel Şirketler, Cezasızlık Mimarisi, Yerleşimci Sömürgecilik.

Giriş

Beyaz yaka, mavi yaka tanımlarının yanına,            —işgalden kazanç elde etmeyi ifade eden— “kırmızı yaka” kategorisini ekleyen hiçbir girişim, iktisadın meşru normları içinde kendisine kalıcı bir yer bulamamıştır. Bir kuruluşun işgal veya soykırıma verdiği doğrudan veya dolaylı destek, kurumsal sloganlarla, ekonomik rasyonalite ile ve sıradan insanların anlayamayacağı şablon açıklamalarla normalleştirilmemelidir.

Bu çalışma, Birleşmiş Milletler (BM) İşgal Altındaki Filistin Toprakları Özel Raportörü avukat Francesca Albanese tarafından hazırlanan, İsrail’in işgal politikalarının ekonomik boyutunu inceleyen 2 Temmuz 2025 tarihli “A/HRC/59/23: From economy of occupation to economy of genocide” başlıklı raporda[1] yer alan veriler ve bulgular esas alınarak hazırlanmıştır. Yazı boyunca “Rapor” olarak geçen BM raporu, devlet dışı aktörlerin —özellikle şirketlerin, finans kuruluşlarının ve akademik kurumların— uzun süreli bir işgal rejimiyle kurduğu yapısal ilişkilerinin sistemini ortaya koymaktadır. Çalışmanın temel amacı, Rapor’da anlatılan İsrail’in Filistin’e uyguladığı işgalde destek aldığı ekonomik sistemi aktarmaktır. Herhangi bir bireysel ve öznel yorum amacı taşımamaktadır.

Rapor’a göre Gazze’deki ve diğer Filistin bölgelerindeki yıkım, yalnızca askerî bir süreç değil; ekonomik çıkar üreten[2] ve işletmelerin de dâhil olduğu yapısal bir sistemin parçasıdır[3].

Bu bağlamda bazı şirketler, ahlaki yatırım söylemleri ile fiilî pratikleri arasında açık bir gerilim taşımaktadır.

Bu durumda bazı şirketler, sonuçları itibarıyla ağır suçlara eklemlenen yapılar olarak konumlanmaktadır[4].

Rapordan elde edilen bulgular, dünyada yürütülen boykot girişimleriyle birlikte ele alındığında, boykot aktörlerine yeni bilgiler sunabilir.

Yazı boyunca kullanılan “soykırım” ve “soykırım ekonomisi” kavramları, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Özel Raportörü’nün A/HRC/59/23 sayılı raporunda kullanılan terminolojiye (örneğin rapor başlığı, sayfa 20’deki genocidal mode tabiri) dayanmaktadır. Bu kavramların hukuki çerçevesi ise Uluslararası Adalet Divanı’nın Gazze bağlamında verdiği geçici tedbir kararlarında yer alan “soykırım riski” ve “makul olasılık” değerlendirmeleri esas alınarak kullanılmaktadır[5].

Kâr, Filistin’den Önemli mi?

Rapordan aktarılan bilgilere göre firmalar İsrail’in işgal eylemlerine doğrudan veya dolaylı, bilinçli veya bilinçsiz olarak destek olmakta ve bu durum şirketleri sorumluluktan kurtaramamaktadır[6].

Şirketler İsrail’le ilişkilerini sürdürürken hukuki belirsizlikten ve ahlâki tartışmalardan habersiz değildir çünkü bazı şirketlere ahlaki sorumlulukları sivil toplum kuruluşları tarafından kendilerine on yıllardır hatırlatılmıştır[7].

Bu hatırlatmalar dikkate alındığında, bazı şirketlerin işgalin organizasyonunda yer almalarının, riskler gözetilerek ve bilinçli tercihler çerçevesinde devam ettirdiği yönünde güçlü bir izlenim oluşmaktadır. Bu durumda mesele cehalet değil; öncelik meselesi olabilir. Küresel veya çok uluslu bir şirketin böylesi bir sorumluluktan haberdar olmaması, hayatın olağan akışıyla ne ölçüde bağdaşmaktadır?

Rapor, şirketlerin soykırım iddialarına rağmen faaliyetlerini sürdürmesini, zamanında gerekli özeni göstermiş olsalar İsrail ile olan ilişkilerini çoktan sonlandırmış olacaklarına işaret ederek sorgulamaktadır[8]. Bazı şirketlerin İsrail’e sağladığı imkânlar, işgalde maddi koşulları üretmektedir[9] ve bu durum onları sorumlu tutmak için kullanılabilir[10].

İşgalin tüm altyapı desteği ile devam ettiği göz önüne alındığında; Gazze’de yaşanan vahşet, birçok şirket açısından bir kırılma noktası olmamıştır. Aksine, artan askerî harcamalar, genişleyen altyapı projeleri, güvenlik teknolojileri ve finansal enstrümanlar sayesinde yeni “kâr” alanları doğmuştur. Bu süreçte birçok askeri şirket yüksek kâr elde etmiştir[11]. Yıkım, ekonomik sistem açısından istikrarsızlık değil, fırsat üretmiştir.

Rapor’da yer alan tablo, şirketlerin savaş ve işgal koşullarında nasıl konumlandığını açık biçimde ortaya koymaktadır. Bu tespitler, insan hayatı ve hukuki normların, sermaye akışının sürekliliği karşısında ikincil değişkenler hâline gelebildiğini göstermektedir. Raporda, özellikle akademik kurumlar bağlamında, bazı aktörlerin “nötrlük” iddiası altında tarafsızlık perdesi oluşturarak fiilî etkileri görünmez kıldığı vurgulanmaktadır.[12]

İşgalin Fonlanması

İsrail, 1901 yılında kurulan Yahudi Ulusal Fon’u aracılığıyla Arap Filistinlileri topraklarından zorla göç ettirip yerlerine Yahudi nüfusu yerleştirerek Filistinlilerin topraklarını kolonileştirip sömürmektedir[13]. Kâr amacı gütmeyen Fon, dünyanın dört bir tarafından bağış toplayarak, İsrail topraklarının %15’ine sahip olmuştur[14]. Rapor’a göre yerleşimci-sömürgeci işgal politikasını fonlayan kurum ve kuruluşlar, ticaretten tarıma, sanayiye, ağaç dikimine, sigortacılığa, bankacılığa ve balıkçılığa kadar pek çok sektörden oluşmaktadır. Bu kurum ve kuruluşlar Filistinli iş gücünü ve kaynaklarını sömürmüş, doğal kaynakları tahrip etmişlerdir[15]. Bu kurumlar Rapor’da kavramsallaştırıldığı şekliyle, yıkımı, yerinden etmeyi[16] ve nüfusun tasfiyesini ekonomik olarak rasyonel, kârlı ve sürdürülebilir hâle getiren bir “soykırım ekonomisi”nin[17] parçası hâline gelmiştir.

Bu tablo, işgal ve imha eylemlerinin rastlantısal uygulamalar değil; yerinden etme, yerine geçme ve bu süreci mümkün kılan kolaylaştırıcılar üzerinden kurulan üçlü bir politika mimarisi içinde yürütüldüğünü göstermektedir.

“Yerinden Et” Politikası

“Yerinden et” politikası, Filistinli nüfusun yaşadığı alanlardan zorla çıkarılmasını ve bu alanlara geri dönüş ihtimalinin sistematik biçimde ortadan kaldırılmasını esas alan, yerleşimci-sömürgeci bir tasfiye stratejisidir[18]. İsrail Devleti’nin yerleşimci-sömürgeci politikasını yürüten militarize şiddet, nüfusu yerinden etmeyi, alanı boşaltmayı ve sonrasında yeniden düzenlemeyi hedefleyen yapısal bir araçtır. Söz konusu “yerinden et” politikası Rapor’a göre genel olarak iki koldan yürütülmektedir[19]. Birincisi Filistinlileri kendi ana vatanlarından çıkarmak ve ortadan kaldırmak için İsrail menşeli ve bazı uluslararası üreticiler tarafından geliştirilen silahlar, askerî araçlar aracılığıyla yapılmaktadır. İkincisi ise işgalci İsrail tarafından altyapıların, sosyal alanların, tarım arazilerinin ve evlerin yıkılması; ardından ağır iş makinelerinin devreye sokularak bu yıkımın kalıcılaştırılması ve Filistinlilerin geri dönüşünü fiilen imkânsız hâle getiren mekânsal bir tasfiyenin gerçekleştirilmesidir.

“Yerine Geç” Politikası

Yerine geç politikası, yıkılan evlerin, tarım arazilerinin ve sanayi alanlarının yerine yeni yerleşimlerin inşa edilmesini ve bu alanlara yasa dışı yerleşimci nüfusun yerleştirilmesini esas alan bir uygulamadır[20]. Yerine geç politikası, Ekim 2023 tarihinden sonra özellikle Gazze Şeridi’ne su, elektrik ve yakıt vb. kesilmesi ile Filistin nüfusunu yok etmeye yönelik uygulamaları da kapsamıştır. Politikanın uygulanabilmesindeki en önemli bileşenlerden birisi yolları, evleri ve diğer hayati altyapıyı yıkan makinelerdir[21]. Ağır makineler hem var olan binaları yıkarken bir taraftan da askerî silahların yarattığı molozları kaldırıp yerine, hukuk dışı yerleşimciler için alanlar inşa etmekte kullanılmaktadır[22].

Kolaylaştırıcılar

İşgalci İsrail Devleti’nin kuruluşundan itibaren yürüttüğü politikaları destekleyen “Kolaylaştırıcılar Politikası”, üçlü politika ayağının sürdürülebilir olmasını imkânlı kılmıştır ve kılmaya da devam etmektedir. Finans, hukuk, medya, araştırma, danışmanlık vb. sektörlerin firmaları İsrail’i bilgi, fon, network, finansal danışmanlık, sigorta, yatırım gibi alanlarda uzun süreli zaman diliminde desteklemektedir[23]. Bu destek İsrail’in savaşı sürdürmesini ve hatta başka cepheler açmasına olanak sağlayan önemli bir mekanizmadır. Çünkü İsrail’in savaş sürecinde ihtiyacı olan kesintisiz ekonomik sürdürülebilirlik Rapor’a göre bu mekanizma ile aşılmıştır[24].

Rapor’da hukuki, ticari ve kurumsal kolaylaştırmanın çerçevesi; İsrail’in ürettiği ürünleri başka ülkelere tedarik etmede hukuki problemleri aşmasını sağlayan şirketler olarak tanımlanır[25].

BM Özel Raportörü tarafından hazırlanan raporda, İsrail’in işgal politikalarıyla ilişkili olduğu iddia edilen şirketlere yer verilmiştir.

Tablo 1: Raporda adı geçen şirketler.

Tablodaki ve tablo altında devam eden şirket ismi ile verilen tüm bilgiler, BM Özel Raportörü’nün A/HRC/59/23 sayılı raporunda adı geçen şirketlerdir. Bu liste, Rapor’da yer verilen iddiaların birebir aynı kelimelerle olmasa da aynı anlama gelen özetidir; nihai hukuki nitelendirme değildir.

Ana Sektör

Kuruluş

Destek (BM Raporu’na Göre)

Askerî Sektör

Elbit Systems

İsrail ordusuna silah tedariği sağlamaktadır[26].

 

Israel Aerospace Industries

İsrail ordusuna silah tedariği sağlamaktadır[27].

 

Leonardo S.p.A

İsrail’in askerî operasyonlarına destek sağlayan şirket olarak geçmektedir[28]

 

Lockheed Martin

İsrail Hava Kuvvetleri’ne F-35 savaş uçağı ve mühimmat sağladığı bilgisi geçmektedir[29].

Tedarikçiler

FANUC Corporation

Silah üretim hatları için robotik makinelerin sağlanması olarak geçmektedir[30].

 

A.P. Moller – Maersk A/S

Bileşen, parça ve hammaddelerin taşınması olarak geçmektedir [31].

 

NSO Group

Pegasus yazılımı üretimi olarak geçmektedir[32].

Teknoloji

IBM

Rapor’da teknoloji şirketlerinin aşağıdaki konularda hizmet verdikleri ileri sürülmüştür:
• Nüfus ve kimlik veri sistemleri (IBM ve HPE şirketi)
• Hapishane sistemleri teknolojisi (HP Inc.şirketi)
• Askerî ve sivil veri entegrasyonu (Microsoft şirketi)
• Gözetim ve yapay zekâ tabanlı analiz
• Bulut bilişim ve çekirdek dijital altyapı (Alphabet Inc.şirketi)
• Project Nimbus (Amazon ve Alphabet şirketleri)

Detaylar, ilgili Rapor sayfasında (sayfa 10) yer almaktadır[33].

 

Hewlett Packard Enterprise

 

HP Inc.

 

Microsoft

 

Alphabet Inc.

Yıkım Faaliyetleri

Caterpillar Inc.

 

Yerleşim, yıkım ve altyapı faaliyetlerinde kullanılan ağır iş makinelerinin tedariği olarak geçmektedir[34].

 

HD Hyundai

 

Doosan

 

Volvo Group

 

RADA Electronic Industries

D9 buldozerinin otomatikleştirilmesi bağlamında geçmektedir[35]

 

Merkavim Transportation Technologies

Yerleşimlere hizmet vermek üzere satılan zırhlı otobüsler bağlamında geçmektedir[36].

 

Heidelberg Materials

Batı Şeria’da Filistin köylerinden zorla el konulan arazilerde dolomit kaya yağmalanması (pillage) şeklinde geçmektedir[37]

 

Yerine Geç Politikası

 

Hanson

Heidelberg Materials’ın iştiraki olarak geçmektedir[38].

 

CAF (Construcciones Auxiliar de Ferrocarriles)

Kudüs Hafif Raylı Sistemi Kırmızı Hattı’nın bakımını ve genişletilmesini üstlenmiş ve yeni Yeşil Hat’ın inşasını gerçekleştirdiği şeklinde geçmektedir[39].

 

 

 

Keller Williams Realty

Kanada ve ABD’de, yerleşimlerdeki konutların pazarlanmasına yönelik uluslararası bir tanıtım faaliyeti yürüttüğü geçmektedir[40].

 

Homein

Doğal Kaynaklar

Mekorot

Mekorot, işgal altındaki Filistin topraklarında su tekelini elinde bulundurduğu geçmektedir[41].

Elektrik, Gaz ve Yakıt

Drummond Company, Inc.

 

 

İsrail’in elektrik üretiminde kullandığı kömürün tedariği,

Kömür, petrol, gaz tedariği sağlanması bağlamında geçmektedir[42].

 

Glencore PLC

 

Chevron Corporation

 

 

Delek Group

İşgal altındaki deniz sahalarında doğal gaz çıkarımı yapan ve İsrail enerji altyapısına entegre çalışan şirket olarak geçmektedir[43].

 

NewMed Energy

Leviathan ve Tamar doğal gaz sahalarındaki faaliyetleriyle, İsrail’in enerji arzının büyük bölümünü sağlayan konsorsiyumun parçası olarak geçmektedir[44].

 

BP PLC

Filistin deniz yetki alanlarını da kapsayan bölgelerde arama faaliyetlerinde geçmektedir[45].

Tarım Ticareti

Tnuvva (Tnuva Group Co.) - Bright Food (Group) Co.

 

Yerleşimci tarım sisteminin merkezinde yer alan en büyük gıda şirketlerinden birisi olarak geçmektedir[46].

 

Netafim ve Orbia Advance Corporation

Batı Şeria’daki su kaynaklarının yoğun ve ayrımcı kullanımını mümkün kılan damla sulama teknolojilerinin geliştirilmesi[47].

Turizm

Booking Holdings Inc. ve
Airbnb, Inc.

İşgal altındaki veya yerleşimlerdeki topraklarda yer alan yerleşimlerde konaklama ilanları sunma bağlamında geçmektedir[48].

Akademi

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)

İsrail Savunma Bakanlığı tarafından finanse edilen silah ve gözetleme araştırmaları yürüten laboratuvarları bulunmaktadır şeklinde geçmektedir[49].

 

Technical University of Munich (TUM)

İsrailli askerî ve teknoloji şirketleriyle ortak projeler için Horizon fonlarından milyonlarca avro kullandığı bağlamında geçmektedir[50].

 

University of Edinburgh

Bağış fonunun %2,5’ini İsrail’le bağlantılı büyük teknoloji şirketlerine yatırdığı belirtilmektedir[51].

Tablo 1’deki verilere ek olarak aşağıdaki şirket bilgileri de ilgili BM Raporu’ndan alınmıştır.

Finans Sektörü        

  • Şirket: BlackRock (ABD) – Vanguard (ABD) - Varlık Yönetimi 
    Faaliyet: İsrail’in soykırımcı silahlanma cephaneliğinde kilit rol oynayan silah şirketlerinin en büyük yatırımcıları arasında yer aldığı şeklinde geçmektedir[52].

  • Şirket: iShares - ABD (BlackRock iştiraki) - Yatırım Araçları
    Faaliyet: BlackRock iştiraki olarak faaliyetlerde bulunduğu bağlamında geçmektedir [53].

  • Şirket: PIMCO – ABD - Varlık Yönetimi
    Faaliyet: İsrail devlet bütçesinin finansmanına katkı sağlama olarak geçmektedir[54].

  • Şirket: Allianz (Almanya) - AXA (Fransa) - Finansal Destekler
    Faaliyet: İşgal ve soykırımla bağlantılı hisse ve tahvillere büyük meblağlarda yatırım yaptığı şeklinde geçmektedir[55].

  • Şirket: Caisse de dépôt et placement du Québec – Kanada – Varlık Yönetimi
    Faaliyet: İşgalle bağlantılı şirketlere yüksek tutarlı yatırımlar yaptığına dair adı geçmektedir[56].

  • Şirket: BNP Paribas (Fransa) ve Barclays (Birleşik Krallık) – Bankacılık
    Faaliyet: Kredi notu düşürülmesine rağmen, bu tahvillere aracılık ederek İsrail’in faiz primini sınırlamış ve piyasa güvenini artırdığı bağlamda geçmektedir [57].

Hayır Kurumları Sektörü

  • Şirket: Israel Gives – İsrail – Hayırseverlik ve Bağış
    Faaliyet: İsrail askerî birlikleri ve yerleşimciler için vergiden düşülebilir kitlesel fonlama yapılmasına imkân tanıdığı şeklinde geçmektedir[58].

  • Şirket: Yahudi Ulusal Fonu (KKL-JNF) – İsrail - Çevre ve Arazi Geliştirme
    Faaliyet: Yerleşimlerin genişlemesini ve askerî bağlantılı projeleri finanse ettiği şeklinde geçmektedir[59].

Bilgi Sektörü

  • Şirket: Horizon Europe Program     Avrupa Birliği Araştırma ve İnovasyon
    Faaliyet:
    İsrail Savunma Bakanlığı dâhil olmak üzere İsrailli kurumlara milyarlarca avro aktararak ve Avrupa üniversitelerini bu ağın parçası hâline getirerek iş birliğini sürdürmekte olarak geçmektedir[60].

Yukarıdaki tablo Rapor’un nesnel boyutunu ortaya koymaktadır. Şirketlerin ve kurumların rolüne ilişkin Rapor’daki bu tespitler, İsrail işgalinin ekonomik boyutunun anlaşılmasına katkı sunmaktadır.

Kapitalizm iktisat anlayışının bir sonucu olan etik değerlerden uzaklaşma, kâr odaklı olma, bireyselleşme “ırkçı kapitalizm” kavramını da beraberinde oluşturmuştur. Rapor da ticari çıkarların Filistin halkının topraklarından mülksüzleştirilmesi durumuna “sömürgeci ırkçı kapitalizm” demektedir[61]. Bu kavram, başkalarının ırksal kimliklerinden faydalanma sistemini belirtmektedir[62]. Cedric Robinson, Black Marxism: The Making of the Black Radical Tradition adlı kitabında, "Kapitalist toplumun gelişimi, örgütlenmesi ve genişlemesi esasen ırksal yönelimler izlemiştir.” diyerek ırkçılık ve kapitalizmin birbirini tamamlayan iki öğe olduğunu belirtmiştir.  İsrail Filistin’de ırksal kapitalizmin ekonomik yıkıcı gücünü kullanarak soykırım ekonomisini inşa etmiştir. Soykırım ekonomisinin bir parçası olan bazı kuruluşlar için Filistin bir laboratuvar olmuştur. Filistin’de “başarısı” kanıtlanan silahlar, uluslararası pazarda talep artışı yaşamaktadır[63].

Cezasızlık Mimarisi

Rapor’dan elde edilen verilerin doğru olduğu varsayıldığında, işgalin yalnızca silahlarla değil, uluslararası bir yaptırımın olmayışı ile de mümkün olduğu açık biçimde ortaya konulmaktadır. Kurumsal oluşumların bu düzende rahatça hareket edebilmesinin temel nedeni kurumsallaşmış uluslararası yapının yaptırım gücünün olmamasıdır. Bu rejimin detaylarına bu yazının da içinde olduğu “Yıkımlar” adlı rapordaki Uluslararası Sistemin Yıkımı[64] ve Uluslararası Hukuk’un Yıkımı[65] konulu yazılarda yer verilmiştir. Adaletsiz yapısı, çatışmaları durdurmaması nedeniyle sık sık ağır eleştirilen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısı, uluslararası sistemde boşluklar üretmekte, sorumluluğu dağıtmakta ve nihayetinde hiçbir aktörün gerçek bedel ödemediği bir yapı inşa etmektedir.

Uluslararası hukuk, özellikle ekonomik aktörler söz konusu olduğunda, yaptırımdan çok tavsiye üretmektedir. Bu durum işgallerde bir şekilde payı olan aktörlere geniş bir manevra alanı sağlamaktadır.

Cezasızlık mimarisinin en işlevsel boyutu, sorumluluğun parçalanmasıdır[66]. Tedarik zincirleri, yan kuruluşlar, taşeronlar, yatırım fonları ve sigorta mekanizmaları sayesinde hiçbir aktör açıkça görünmez[67]. Rapor’a göre, adı geçen kuruluşlar işgal altındaki Filistin topraklarındaki ihlalleri mümkün kılan daha geniş bir kurumsal yapının küçük bir parçasıdır[68].

Sonuç

BM Raporu’ndan hasıl olan bilgiler, Gazze’deki yıkımın yalnızca askerî ya da ideolojik bir süreç değil; sürecin içinde olan şirketler, kolaylaştırıcılar ve cezasızlık mimarisi üzerinden taşınan bir sistem olduğunu gösteriyor.

Rapor’daki tespitler ışığında şirketler ve kurumsal aktörler bu ilişkileri, “bilmeden” değil, bilgi dahilinde ve riskleri hesaplanarak sürdürmektedir. Bu nedenle mesele öncelik tercihidir.

Yerinden et–yerine geç–kolaylaştırma ekseninde işleyen yapı, yalnızca yıkımı üretmekle kalmamakta; yıkımın ardından kurulan yeni düzenin (yerleşim ve ilhak pratikleri dahil) maddi zeminini de hazırlamaktadır. Böylece şiddet “anlık” değil, süreklilik kazanmış bir ekonomi haline gelmektedir.

Küresel sistemdeki “cezasızlık mimarisi” sadece Gazze değil birçok işgal bölgesindeki suçlulara güvenli hareket alanı açmaktadır: Savaşlarda sorumluluk yan kuruluşlar, tedarik zincirleri, taşeronlar, fonlar ve sigorta mekanizmaları üzerinden parçalanmakta; hiçbir aktör “merkezde” görünmediği için bütün sistem işlemeye devam etmektedir.

Bu çalışmanın etki alanlarından biri, boykot tartışmaları bağlamında yapılacak değerlendirmelerdir. Raporda sunulan tespitler, tüm taraflardan boykot aktörlerine yeni bilgiler sunabilir.

İsrail’in işgallerini destekleyen ekonomik bağ kopmadıkça, yıkımın altyapısı kendini yeniden üretmeye devam edecektir.

Kaynakça

Albanese, F. (2025). From economy of occupation to economy of genocide: Report of the Special Rapporteur on the situation of human rights in the Palestinian territories occupied since 1967 (A/HRC/59/23). United Nations Human Rights Council. https://www.un.org/unispal/document/a-hrc-59-23-from-economy-of-occupation-to-economy-of-genocide-report-special-rapporteur-francesca-albanese-palestine-2025

Aral, B. (2025). Uluslararası sistemin yıkımı. İçinde Sağlam, T., & Koçlar, H. (Eds.), Yıkımlar. Kudüs Çalışma Grubu.

Biscontini, T. (2024). Racial capitalism. EBSCO Research Starters. https://www.ebsco.com/research-starters/history/racial-capitalism

Deveci, M. (2021, 11 Şubat). İsrail basını: Ulusal Yahudi Fonu, Yahudi yerleşimlerini genişletmek için Batı Şeria’da toprak satın alacak. Anadolu Ajansı. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israil-basini-ulusal-yahudi-fonu-yahudi-yerlesimlerini-genisletmek-icin-bati-seriada-toprak-satin-alacak/2142125

Dowling, P. (2023, 17 Kasım). Dirty secret of Israel’s weapons exports: They’re tested on Palestinians.https://www.aljazeera.com/features/2023/11/17/israels-weapons-industry-is-the-gaza-war-its-latest-test-lab

Karaoğlu, A. O. (2025). Uluslararası hukukun yıkımı. İçinde Sağlam, T., & Koçlar, H. (Eds.), Yıkımlar. Kudüs Çalışma Grubu.

Adalet Divanı’nın Gazze Şeridi'nde Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşmenin Uygulanması (Güney Afrika - İsrail) - Geçici Tedbirler kararları: International Court of Justice. (2024, January 26). Application of the Convention on the Prevention and Punishment of the Crime of Genocide (South Africa v. Israel) – Provisional Measures. https://www.icj-cij.org/case/192/provisional-measures

Son Notlar

[1] Albanese, F. (2025). From economy of occupation to economy of genocide: Report of the Special Rapporteur on the situation of human rights in the Palestinian territories occupied since 1967 (A/HRC/59/23). United Nations Human Rights Council. https://www.un.org/unispal/document/a-hrc-59-23-from-economy-of-occupation-to-economy-of-genocide-report-special-rapporteur-francesca-albanese-palestine-2025

[2] Albanese, a.g.e.

[3] Albanese, a.g.e., s. 14.

[4] Albanese, a.g.e., s. 5.

[5] Uluslararası Adalet Divanı’nın Gazze Şeridi'nde Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşmenin Uygulanması (Güney Afrika - İsrail) - Geçici Tedbirler kararları:
International Court of Justice. (2024, January 26). Application of the Convention on the Prevention and Punishment of the Crime of Genocide (South Africa v. Israel) – Provisional Measures. https://www.icj-cij.org/case/192/provisional-measures

[6] Albanese, From economy of occupation to economy of genocide, 2025, s. 6.

[7] Albanese, a.g.e., s. 35.

[8] Albanese, From economy of occupation to economy of genocide, 2025, s. 26.

[9] Albanese, a.g.e., s. 5.

[10] Albanese, a.g.e., s. 5.

[11] Albanese, a.g.e., s. 9.

[12] Albanese, a.g.e., s. 6.

[13] Albanese, a.g.e.,s. 5.

[14] Deveci, M. (2021, 11 Şubat). İsrail basını: Ulusal Yahudi Fonu, Yahudi yerleşimlerini genişletmek için Batı Şeria’da toprak satın alacak. Anadolu Ajansı. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israil-basini-ulusal-yahudi-fonu-yahudi-yerlesimlerini-genisletmek-icin-bati-seriada-toprak-satin-alacak/2142125

[15] Albanese, From economy of occupation to economy of genocide, 2025, s. 6.

[16] Albanese, a.g.e., s. 6.

[17] Albanese, a.g.e., s. 26.

[18] Albanese, a.g.e., s. 2.

[19] Albanese, a.g.e., s. 7 ve s. 12.

[20] Albanese, a.g.e., s. 12.

[21] Albanese, a.g.e., s. 12.

[22] Albanese, a.g.e., s. 12.

[23] Albanese, a.g.e., s. 20.

[24] Albanese, a.g.e., s. 20.

[25] Albanese, a.g.e., s. 19 ve s. 20.

[26] Albanese, a.g.e., s. 7.

[27] Albanese, a.g.e., s. 7.

[28] Albanese, a.g.e., s. 25.

[29] Albanese, a.g.e., s. 8.

[30] Albanese, a.g.e., s. 9.

[31] Albanese, a.g.e., s. 9.

[32] Albanese, a.g.e., s. 9.

[33] Albanese, a.g.e., s. 10.

[34] Albanese, a.g.e., s. 12 ve s.13.

[35] Albanese, a.g.e., s. 12.

[36] Albanese, a.g.e., s. 13.

[37] Albanese, a.g.e., s. 14.

[38] Albanese, a.g.e., s. 14.

[39] Albanese, a.g.e., s. 14.

[40] Albanese, a.g.e., s. 15.

[41] Albanese, a.g.e., s. 15.

[42] Albanese, a.g.e., s. 16.

[43] Albanese, a.g.e., s. 16.

[44] Albanese, a.g.e., s. 16.

[45] Albanese, a.g.e., s. 18.

[46] Albanese, a.g.e., s. 18.

[47] Albanese, a.g.e., s. 18.

[48] Albanese, a.g.e., s. 19.

[49] Albanese, a.g.e., s. 24.

[50] Albanese, a.g.e., s. 24.

[51] Albanese, a.g.e., s. 25.

[52] Albanese, a.g.e., s. 25.

[53] Albanese, a.g.e., s. 21.

[54] Albanese, a.g.e., s. 21.

[55] Albanese, a.g.e., s. 21.

[56] Albanese, a.g.e., s. 22.

[57] Albanese, a.g.e., s. 21.

[58] Albanese, a.g.e., s. 23.

[59] Albanese, a.g.e., s. 23.

[60] Albanese, a.g.e., s. 24.

[61] Albanese, a.g.e., s. 2.

[62] Biscontini, T. (2024). Racial capitalism. EBSCO Research Starters. https://www.ebsco.com/research-starters/history/racial-capitalism

[63] Dowling, P. (2023, 17 Kasım). Dirty secret of Israel’s weapons exports: They’re tested on Palestinians.https://www.aljazeera.com/features/2023/11/17/israels-weapons-industry-is-the-gaza-war-its-latest-test-lab

[64]  Aral, B. (2025). Uluslararası sistemin yıkımı. İçinde Sağlam, T., & Koçlar, H. (Eds.), Yıkımlar. Kudüs Çalışma Grubu.

[65] Karaoğlu, A. O. (2025). Uluslararası hukukun yıkımı. İçinde Sağlam, T., & Koçlar, H. (Eds.), Yıkımlar. Kudüs Çalışma Grubu.

[66] Albanese, From economy of occupation to economy of genocide, 2025, s. 3.

[67] Albanese, a.g.e., s. 3.

[68] Albanese, a.g.e., s. 26.

Yıkımlar Raporunun tamamını okumak için buraya tıklayın.

Özet

Raporun bu bölümünde, Birleşmiş Milletler Özel Raportörü Francesca Albanese’nin verileri ışığında, İsrail’in işgal ve soykırım pratiklerini besleyen iktisadi yapı ve küresel şirketlerin rolü irdelenmektedir. Metinde, teknolojik, askeri ve finansal desteğin sadece ticari bir faaliyet değil, "soykırım ekonomisinin" (genocidal economy) yapısal bir parçası olduğu vurgulanmaktadır. İşgalin "yerinden etme" ve "yerine geçme" stratejilerinin, ağır iş makinelerinden yapay zeka teknolojilerine kadar uzanan kurumsal bir ağ tarafından nasıl fonlandığı ve kolaylaştırıldığı analiz edilmektedir. Şirketlerin "tarafsızlık" maskesi ardında işlediği suçlar ve uluslararası sistemdeki "cezasızlık mimarisi", Filistin’deki yıkımın sürekliliğini sağlayan ve kâr odaklı "kırmızı yaka" suçlarını meşrulaştıran temel dinamikler olarak tanımlanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Soykırım Ekonomisi, Küresel Şirketler, Cezasızlık Mimarisi, Yerleşimci Sömürgecilik.

Giriş

Beyaz yaka, mavi yaka tanımlarının yanına,            —işgalden kazanç elde etmeyi ifade eden— “kırmızı yaka” kategorisini ekleyen hiçbir girişim, iktisadın meşru normları içinde kendisine kalıcı bir yer bulamamıştır. Bir kuruluşun işgal veya soykırıma verdiği doğrudan veya dolaylı destek, kurumsal sloganlarla, ekonomik rasyonalite ile ve sıradan insanların anlayamayacağı şablon açıklamalarla normalleştirilmemelidir.

Bu çalışma, Birleşmiş Milletler (BM) İşgal Altındaki Filistin Toprakları Özel Raportörü avukat Francesca Albanese tarafından hazırlanan, İsrail’in işgal politikalarının ekonomik boyutunu inceleyen 2 Temmuz 2025 tarihli “A/HRC/59/23: From economy of occupation to economy of genocide” başlıklı raporda[1] yer alan veriler ve bulgular esas alınarak hazırlanmıştır. Yazı boyunca “Rapor” olarak geçen BM raporu, devlet dışı aktörlerin —özellikle şirketlerin, finans kuruluşlarının ve akademik kurumların— uzun süreli bir işgal rejimiyle kurduğu yapısal ilişkilerinin sistemini ortaya koymaktadır. Çalışmanın temel amacı, Rapor’da anlatılan İsrail’in Filistin’e uyguladığı işgalde destek aldığı ekonomik sistemi aktarmaktır. Herhangi bir bireysel ve öznel yorum amacı taşımamaktadır.

Rapor’a göre Gazze’deki ve diğer Filistin bölgelerindeki yıkım, yalnızca askerî bir süreç değil; ekonomik çıkar üreten[2] ve işletmelerin de dâhil olduğu yapısal bir sistemin parçasıdır[3].

Bu bağlamda bazı şirketler, ahlaki yatırım söylemleri ile fiilî pratikleri arasında açık bir gerilim taşımaktadır.

Bu durumda bazı şirketler, sonuçları itibarıyla ağır suçlara eklemlenen yapılar olarak konumlanmaktadır[4].

Rapordan elde edilen bulgular, dünyada yürütülen boykot girişimleriyle birlikte ele alındığında, boykot aktörlerine yeni bilgiler sunabilir.

Yazı boyunca kullanılan “soykırım” ve “soykırım ekonomisi” kavramları, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Özel Raportörü’nün A/HRC/59/23 sayılı raporunda kullanılan terminolojiye (örneğin rapor başlığı, sayfa 20’deki genocidal mode tabiri) dayanmaktadır. Bu kavramların hukuki çerçevesi ise Uluslararası Adalet Divanı’nın Gazze bağlamında verdiği geçici tedbir kararlarında yer alan “soykırım riski” ve “makul olasılık” değerlendirmeleri esas alınarak kullanılmaktadır[5].

Kâr, Filistin’den Önemli mi?

Rapordan aktarılan bilgilere göre firmalar İsrail’in işgal eylemlerine doğrudan veya dolaylı, bilinçli veya bilinçsiz olarak destek olmakta ve bu durum şirketleri sorumluluktan kurtaramamaktadır[6].

Şirketler İsrail’le ilişkilerini sürdürürken hukuki belirsizlikten ve ahlâki tartışmalardan habersiz değildir çünkü bazı şirketlere ahlaki sorumlulukları sivil toplum kuruluşları tarafından kendilerine on yıllardır hatırlatılmıştır[7].

Bu hatırlatmalar dikkate alındığında, bazı şirketlerin işgalin organizasyonunda yer almalarının, riskler gözetilerek ve bilinçli tercihler çerçevesinde devam ettirdiği yönünde güçlü bir izlenim oluşmaktadır. Bu durumda mesele cehalet değil; öncelik meselesi olabilir. Küresel veya çok uluslu bir şirketin böylesi bir sorumluluktan haberdar olmaması, hayatın olağan akışıyla ne ölçüde bağdaşmaktadır?

Rapor, şirketlerin soykırım iddialarına rağmen faaliyetlerini sürdürmesini, zamanında gerekli özeni göstermiş olsalar İsrail ile olan ilişkilerini çoktan sonlandırmış olacaklarına işaret ederek sorgulamaktadır[8]. Bazı şirketlerin İsrail’e sağladığı imkânlar, işgalde maddi koşulları üretmektedir[9] ve bu durum onları sorumlu tutmak için kullanılabilir[10].

İşgalin tüm altyapı desteği ile devam ettiği göz önüne alındığında; Gazze’de yaşanan vahşet, birçok şirket açısından bir kırılma noktası olmamıştır. Aksine, artan askerî harcamalar, genişleyen altyapı projeleri, güvenlik teknolojileri ve finansal enstrümanlar sayesinde yeni “kâr” alanları doğmuştur. Bu süreçte birçok askeri şirket yüksek kâr elde etmiştir[11]. Yıkım, ekonomik sistem açısından istikrarsızlık değil, fırsat üretmiştir.

Rapor’da yer alan tablo, şirketlerin savaş ve işgal koşullarında nasıl konumlandığını açık biçimde ortaya koymaktadır. Bu tespitler, insan hayatı ve hukuki normların, sermaye akışının sürekliliği karşısında ikincil değişkenler hâline gelebildiğini göstermektedir. Raporda, özellikle akademik kurumlar bağlamında, bazı aktörlerin “nötrlük” iddiası altında tarafsızlık perdesi oluşturarak fiilî etkileri görünmez kıldığı vurgulanmaktadır.[12]

İşgalin Fonlanması

İsrail, 1901 yılında kurulan Yahudi Ulusal Fon’u aracılığıyla Arap Filistinlileri topraklarından zorla göç ettirip yerlerine Yahudi nüfusu yerleştirerek Filistinlilerin topraklarını kolonileştirip sömürmektedir[13]. Kâr amacı gütmeyen Fon, dünyanın dört bir tarafından bağış toplayarak, İsrail topraklarının %15’ine sahip olmuştur[14]. Rapor’a göre yerleşimci-sömürgeci işgal politikasını fonlayan kurum ve kuruluşlar, ticaretten tarıma, sanayiye, ağaç dikimine, sigortacılığa, bankacılığa ve balıkçılığa kadar pek çok sektörden oluşmaktadır. Bu kurum ve kuruluşlar Filistinli iş gücünü ve kaynaklarını sömürmüş, doğal kaynakları tahrip etmişlerdir[15]. Bu kurumlar Rapor’da kavramsallaştırıldığı şekliyle, yıkımı, yerinden etmeyi[16] ve nüfusun tasfiyesini ekonomik olarak rasyonel, kârlı ve sürdürülebilir hâle getiren bir “soykırım ekonomisi”nin[17] parçası hâline gelmiştir.

Bu tablo, işgal ve imha eylemlerinin rastlantısal uygulamalar değil; yerinden etme, yerine geçme ve bu süreci mümkün kılan kolaylaştırıcılar üzerinden kurulan üçlü bir politika mimarisi içinde yürütüldüğünü göstermektedir.

“Yerinden Et” Politikası

“Yerinden et” politikası, Filistinli nüfusun yaşadığı alanlardan zorla çıkarılmasını ve bu alanlara geri dönüş ihtimalinin sistematik biçimde ortadan kaldırılmasını esas alan, yerleşimci-sömürgeci bir tasfiye stratejisidir[18]. İsrail Devleti’nin yerleşimci-sömürgeci politikasını yürüten militarize şiddet, nüfusu yerinden etmeyi, alanı boşaltmayı ve sonrasında yeniden düzenlemeyi hedefleyen yapısal bir araçtır. Söz konusu “yerinden et” politikası Rapor’a göre genel olarak iki koldan yürütülmektedir[19]. Birincisi Filistinlileri kendi ana vatanlarından çıkarmak ve ortadan kaldırmak için İsrail menşeli ve bazı uluslararası üreticiler tarafından geliştirilen silahlar, askerî araçlar aracılığıyla yapılmaktadır. İkincisi ise işgalci İsrail tarafından altyapıların, sosyal alanların, tarım arazilerinin ve evlerin yıkılması; ardından ağır iş makinelerinin devreye sokularak bu yıkımın kalıcılaştırılması ve Filistinlilerin geri dönüşünü fiilen imkânsız hâle getiren mekânsal bir tasfiyenin gerçekleştirilmesidir.

“Yerine Geç” Politikası

Yerine geç politikası, yıkılan evlerin, tarım arazilerinin ve sanayi alanlarının yerine yeni yerleşimlerin inşa edilmesini ve bu alanlara yasa dışı yerleşimci nüfusun yerleştirilmesini esas alan bir uygulamadır[20]. Yerine geç politikası, Ekim 2023 tarihinden sonra özellikle Gazze Şeridi’ne su, elektrik ve yakıt vb. kesilmesi ile Filistin nüfusunu yok etmeye yönelik uygulamaları da kapsamıştır. Politikanın uygulanabilmesindeki en önemli bileşenlerden birisi yolları, evleri ve diğer hayati altyapıyı yıkan makinelerdir[21]. Ağır makineler hem var olan binaları yıkarken bir taraftan da askerî silahların yarattığı molozları kaldırıp yerine, hukuk dışı yerleşimciler için alanlar inşa etmekte kullanılmaktadır[22].

Kolaylaştırıcılar

İşgalci İsrail Devleti’nin kuruluşundan itibaren yürüttüğü politikaları destekleyen “Kolaylaştırıcılar Politikası”, üçlü politika ayağının sürdürülebilir olmasını imkânlı kılmıştır ve kılmaya da devam etmektedir. Finans, hukuk, medya, araştırma, danışmanlık vb. sektörlerin firmaları İsrail’i bilgi, fon, network, finansal danışmanlık, sigorta, yatırım gibi alanlarda uzun süreli zaman diliminde desteklemektedir[23]. Bu destek İsrail’in savaşı sürdürmesini ve hatta başka cepheler açmasına olanak sağlayan önemli bir mekanizmadır. Çünkü İsrail’in savaş sürecinde ihtiyacı olan kesintisiz ekonomik sürdürülebilirlik Rapor’a göre bu mekanizma ile aşılmıştır[24].

Rapor’da hukuki, ticari ve kurumsal kolaylaştırmanın çerçevesi; İsrail’in ürettiği ürünleri başka ülkelere tedarik etmede hukuki problemleri aşmasını sağlayan şirketler olarak tanımlanır[25].

BM Özel Raportörü tarafından hazırlanan raporda, İsrail’in işgal politikalarıyla ilişkili olduğu iddia edilen şirketlere yer verilmiştir.

Tablo 1: Raporda adı geçen şirketler.

Tablodaki ve tablo altında devam eden şirket ismi ile verilen tüm bilgiler, BM Özel Raportörü’nün A/HRC/59/23 sayılı raporunda adı geçen şirketlerdir. Bu liste, Rapor’da yer verilen iddiaların birebir aynı kelimelerle olmasa da aynı anlama gelen özetidir; nihai hukuki nitelendirme değildir.

Ana Sektör

Kuruluş

Destek (BM Raporu’na Göre)

Askerî Sektör

Elbit Systems

İsrail ordusuna silah tedariği sağlamaktadır[26].

 

Israel Aerospace Industries

İsrail ordusuna silah tedariği sağlamaktadır[27].

 

Leonardo S.p.A

İsrail’in askerî operasyonlarına destek sağlayan şirket olarak geçmektedir[28]

 

Lockheed Martin

İsrail Hava Kuvvetleri’ne F-35 savaş uçağı ve mühimmat sağladığı bilgisi geçmektedir[29].

Tedarikçiler

FANUC Corporation

Silah üretim hatları için robotik makinelerin sağlanması olarak geçmektedir[30].

 

A.P. Moller – Maersk A/S

Bileşen, parça ve hammaddelerin taşınması olarak geçmektedir [31].

 

NSO Group

Pegasus yazılımı üretimi olarak geçmektedir[32].

Teknoloji

IBM

Rapor’da teknoloji şirketlerinin aşağıdaki konularda hizmet verdikleri ileri sürülmüştür:
• Nüfus ve kimlik veri sistemleri (IBM ve HPE şirketi)
• Hapishane sistemleri teknolojisi (HP Inc.şirketi)
• Askerî ve sivil veri entegrasyonu (Microsoft şirketi)
• Gözetim ve yapay zekâ tabanlı analiz
• Bulut bilişim ve çekirdek dijital altyapı (Alphabet Inc.şirketi)
• Project Nimbus (Amazon ve Alphabet şirketleri)

Detaylar, ilgili Rapor sayfasında (sayfa 10) yer almaktadır[33].

 

Hewlett Packard Enterprise

 

HP Inc.

 

Microsoft

 

Alphabet Inc.

Yıkım Faaliyetleri

Caterpillar Inc.

 

Yerleşim, yıkım ve altyapı faaliyetlerinde kullanılan ağır iş makinelerinin tedariği olarak geçmektedir[34].

 

HD Hyundai

 

Doosan

 

Volvo Group

 

RADA Electronic Industries

D9 buldozerinin otomatikleştirilmesi bağlamında geçmektedir[35]

 

Merkavim Transportation Technologies

Yerleşimlere hizmet vermek üzere satılan zırhlı otobüsler bağlamında geçmektedir[36].

 

Heidelberg Materials

Batı Şeria’da Filistin köylerinden zorla el konulan arazilerde dolomit kaya yağmalanması (pillage) şeklinde geçmektedir[37]

 

Yerine Geç Politikası

 

Hanson

Heidelberg Materials’ın iştiraki olarak geçmektedir[38].

 

CAF (Construcciones Auxiliar de Ferrocarriles)

Kudüs Hafif Raylı Sistemi Kırmızı Hattı’nın bakımını ve genişletilmesini üstlenmiş ve yeni Yeşil Hat’ın inşasını gerçekleştirdiği şeklinde geçmektedir[39].

 

 

 

Keller Williams Realty

Kanada ve ABD’de, yerleşimlerdeki konutların pazarlanmasına yönelik uluslararası bir tanıtım faaliyeti yürüttüğü geçmektedir[40].

 

Homein

Doğal Kaynaklar

Mekorot

Mekorot, işgal altındaki Filistin topraklarında su tekelini elinde bulundurduğu geçmektedir[41].

Elektrik, Gaz ve Yakıt

Drummond Company, Inc.

 

 

İsrail’in elektrik üretiminde kullandığı kömürün tedariği,

Kömür, petrol, gaz tedariği sağlanması bağlamında geçmektedir[42].

 

Glencore PLC

 

Chevron Corporation

 

 

Delek Group

İşgal altındaki deniz sahalarında doğal gaz çıkarımı yapan ve İsrail enerji altyapısına entegre çalışan şirket olarak geçmektedir[43].

 

NewMed Energy

Leviathan ve Tamar doğal gaz sahalarındaki faaliyetleriyle, İsrail’in enerji arzının büyük bölümünü sağlayan konsorsiyumun parçası olarak geçmektedir[44].

 

BP PLC

Filistin deniz yetki alanlarını da kapsayan bölgelerde arama faaliyetlerinde geçmektedir[45].

Tarım Ticareti

Tnuvva (Tnuva Group Co.) - Bright Food (Group) Co.

 

Yerleşimci tarım sisteminin merkezinde yer alan en büyük gıda şirketlerinden birisi olarak geçmektedir[46].

 

Netafim ve Orbia Advance Corporation

Batı Şeria’daki su kaynaklarının yoğun ve ayrımcı kullanımını mümkün kılan damla sulama teknolojilerinin geliştirilmesi[47].

Turizm

Booking Holdings Inc. ve
Airbnb, Inc.

İşgal altındaki veya yerleşimlerdeki topraklarda yer alan yerleşimlerde konaklama ilanları sunma bağlamında geçmektedir[48].

Akademi

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)

İsrail Savunma Bakanlığı tarafından finanse edilen silah ve gözetleme araştırmaları yürüten laboratuvarları bulunmaktadır şeklinde geçmektedir[49].

 

Technical University of Munich (TUM)

İsrailli askerî ve teknoloji şirketleriyle ortak projeler için Horizon fonlarından milyonlarca avro kullandığı bağlamında geçmektedir[50].

 

University of Edinburgh

Bağış fonunun %2,5’ini İsrail’le bağlantılı büyük teknoloji şirketlerine yatırdığı belirtilmektedir[51].

Tablo 1’deki verilere ek olarak aşağıdaki şirket bilgileri de ilgili BM Raporu’ndan alınmıştır.

Finans Sektörü        

  • Şirket: BlackRock (ABD) – Vanguard (ABD) - Varlık Yönetimi 
    Faaliyet: İsrail’in soykırımcı silahlanma cephaneliğinde kilit rol oynayan silah şirketlerinin en büyük yatırımcıları arasında yer aldığı şeklinde geçmektedir[52].

  • Şirket: iShares - ABD (BlackRock iştiraki) - Yatırım Araçları
    Faaliyet: BlackRock iştiraki olarak faaliyetlerde bulunduğu bağlamında geçmektedir [53].

  • Şirket: PIMCO – ABD - Varlık Yönetimi
    Faaliyet: İsrail devlet bütçesinin finansmanına katkı sağlama olarak geçmektedir[54].

  • Şirket: Allianz (Almanya) - AXA (Fransa) - Finansal Destekler
    Faaliyet: İşgal ve soykırımla bağlantılı hisse ve tahvillere büyük meblağlarda yatırım yaptığı şeklinde geçmektedir[55].

  • Şirket: Caisse de dépôt et placement du Québec – Kanada – Varlık Yönetimi
    Faaliyet: İşgalle bağlantılı şirketlere yüksek tutarlı yatırımlar yaptığına dair adı geçmektedir[56].

  • Şirket: BNP Paribas (Fransa) ve Barclays (Birleşik Krallık) – Bankacılık
    Faaliyet: Kredi notu düşürülmesine rağmen, bu tahvillere aracılık ederek İsrail’in faiz primini sınırlamış ve piyasa güvenini artırdığı bağlamda geçmektedir [57].

Hayır Kurumları Sektörü

  • Şirket: Israel Gives – İsrail – Hayırseverlik ve Bağış
    Faaliyet: İsrail askerî birlikleri ve yerleşimciler için vergiden düşülebilir kitlesel fonlama yapılmasına imkân tanıdığı şeklinde geçmektedir[58].

  • Şirket: Yahudi Ulusal Fonu (KKL-JNF) – İsrail - Çevre ve Arazi Geliştirme
    Faaliyet: Yerleşimlerin genişlemesini ve askerî bağlantılı projeleri finanse ettiği şeklinde geçmektedir[59].

Bilgi Sektörü

  • Şirket: Horizon Europe Program     Avrupa Birliği Araştırma ve İnovasyon
    Faaliyet:
    İsrail Savunma Bakanlığı dâhil olmak üzere İsrailli kurumlara milyarlarca avro aktararak ve Avrupa üniversitelerini bu ağın parçası hâline getirerek iş birliğini sürdürmekte olarak geçmektedir[60].

Yukarıdaki tablo Rapor’un nesnel boyutunu ortaya koymaktadır. Şirketlerin ve kurumların rolüne ilişkin Rapor’daki bu tespitler, İsrail işgalinin ekonomik boyutunun anlaşılmasına katkı sunmaktadır.

Kapitalizm iktisat anlayışının bir sonucu olan etik değerlerden uzaklaşma, kâr odaklı olma, bireyselleşme “ırkçı kapitalizm” kavramını da beraberinde oluşturmuştur. Rapor da ticari çıkarların Filistin halkının topraklarından mülksüzleştirilmesi durumuna “sömürgeci ırkçı kapitalizm” demektedir[61]. Bu kavram, başkalarının ırksal kimliklerinden faydalanma sistemini belirtmektedir[62]. Cedric Robinson, Black Marxism: The Making of the Black Radical Tradition adlı kitabında, "Kapitalist toplumun gelişimi, örgütlenmesi ve genişlemesi esasen ırksal yönelimler izlemiştir.” diyerek ırkçılık ve kapitalizmin birbirini tamamlayan iki öğe olduğunu belirtmiştir.  İsrail Filistin’de ırksal kapitalizmin ekonomik yıkıcı gücünü kullanarak soykırım ekonomisini inşa etmiştir. Soykırım ekonomisinin bir parçası olan bazı kuruluşlar için Filistin bir laboratuvar olmuştur. Filistin’de “başarısı” kanıtlanan silahlar, uluslararası pazarda talep artışı yaşamaktadır[63].

Cezasızlık Mimarisi

Rapor’dan elde edilen verilerin doğru olduğu varsayıldığında, işgalin yalnızca silahlarla değil, uluslararası bir yaptırımın olmayışı ile de mümkün olduğu açık biçimde ortaya konulmaktadır. Kurumsal oluşumların bu düzende rahatça hareket edebilmesinin temel nedeni kurumsallaşmış uluslararası yapının yaptırım gücünün olmamasıdır. Bu rejimin detaylarına bu yazının da içinde olduğu “Yıkımlar” adlı rapordaki Uluslararası Sistemin Yıkımı[64] ve Uluslararası Hukuk’un Yıkımı[65] konulu yazılarda yer verilmiştir. Adaletsiz yapısı, çatışmaları durdurmaması nedeniyle sık sık ağır eleştirilen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısı, uluslararası sistemde boşluklar üretmekte, sorumluluğu dağıtmakta ve nihayetinde hiçbir aktörün gerçek bedel ödemediği bir yapı inşa etmektedir.

Uluslararası hukuk, özellikle ekonomik aktörler söz konusu olduğunda, yaptırımdan çok tavsiye üretmektedir. Bu durum işgallerde bir şekilde payı olan aktörlere geniş bir manevra alanı sağlamaktadır.

Cezasızlık mimarisinin en işlevsel boyutu, sorumluluğun parçalanmasıdır[66]. Tedarik zincirleri, yan kuruluşlar, taşeronlar, yatırım fonları ve sigorta mekanizmaları sayesinde hiçbir aktör açıkça görünmez[67]. Rapor’a göre, adı geçen kuruluşlar işgal altındaki Filistin topraklarındaki ihlalleri mümkün kılan daha geniş bir kurumsal yapının küçük bir parçasıdır[68].

Sonuç

BM Raporu’ndan hasıl olan bilgiler, Gazze’deki yıkımın yalnızca askerî ya da ideolojik bir süreç değil; sürecin içinde olan şirketler, kolaylaştırıcılar ve cezasızlık mimarisi üzerinden taşınan bir sistem olduğunu gösteriyor.

Rapor’daki tespitler ışığında şirketler ve kurumsal aktörler bu ilişkileri, “bilmeden” değil, bilgi dahilinde ve riskleri hesaplanarak sürdürmektedir. Bu nedenle mesele öncelik tercihidir.

Yerinden et–yerine geç–kolaylaştırma ekseninde işleyen yapı, yalnızca yıkımı üretmekle kalmamakta; yıkımın ardından kurulan yeni düzenin (yerleşim ve ilhak pratikleri dahil) maddi zeminini de hazırlamaktadır. Böylece şiddet “anlık” değil, süreklilik kazanmış bir ekonomi haline gelmektedir.

Küresel sistemdeki “cezasızlık mimarisi” sadece Gazze değil birçok işgal bölgesindeki suçlulara güvenli hareket alanı açmaktadır: Savaşlarda sorumluluk yan kuruluşlar, tedarik zincirleri, taşeronlar, fonlar ve sigorta mekanizmaları üzerinden parçalanmakta; hiçbir aktör “merkezde” görünmediği için bütün sistem işlemeye devam etmektedir.

Bu çalışmanın etki alanlarından biri, boykot tartışmaları bağlamında yapılacak değerlendirmelerdir. Raporda sunulan tespitler, tüm taraflardan boykot aktörlerine yeni bilgiler sunabilir.

İsrail’in işgallerini destekleyen ekonomik bağ kopmadıkça, yıkımın altyapısı kendini yeniden üretmeye devam edecektir.

Kaynakça

Albanese, F. (2025). From economy of occupation to economy of genocide: Report of the Special Rapporteur on the situation of human rights in the Palestinian territories occupied since 1967 (A/HRC/59/23). United Nations Human Rights Council. https://www.un.org/unispal/document/a-hrc-59-23-from-economy-of-occupation-to-economy-of-genocide-report-special-rapporteur-francesca-albanese-palestine-2025

Aral, B. (2025). Uluslararası sistemin yıkımı. İçinde Sağlam, T., & Koçlar, H. (Eds.), Yıkımlar. Kudüs Çalışma Grubu.

Biscontini, T. (2024). Racial capitalism. EBSCO Research Starters. https://www.ebsco.com/research-starters/history/racial-capitalism

Deveci, M. (2021, 11 Şubat). İsrail basını: Ulusal Yahudi Fonu, Yahudi yerleşimlerini genişletmek için Batı Şeria’da toprak satın alacak. Anadolu Ajansı. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israil-basini-ulusal-yahudi-fonu-yahudi-yerlesimlerini-genisletmek-icin-bati-seriada-toprak-satin-alacak/2142125

Dowling, P. (2023, 17 Kasım). Dirty secret of Israel’s weapons exports: They’re tested on Palestinians.https://www.aljazeera.com/features/2023/11/17/israels-weapons-industry-is-the-gaza-war-its-latest-test-lab

Karaoğlu, A. O. (2025). Uluslararası hukukun yıkımı. İçinde Sağlam, T., & Koçlar, H. (Eds.), Yıkımlar. Kudüs Çalışma Grubu.

Adalet Divanı’nın Gazze Şeridi'nde Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşmenin Uygulanması (Güney Afrika - İsrail) - Geçici Tedbirler kararları: International Court of Justice. (2024, January 26). Application of the Convention on the Prevention and Punishment of the Crime of Genocide (South Africa v. Israel) – Provisional Measures. https://www.icj-cij.org/case/192/provisional-measures

Son Notlar

[1] Albanese, F. (2025). From economy of occupation to economy of genocide: Report of the Special Rapporteur on the situation of human rights in the Palestinian territories occupied since 1967 (A/HRC/59/23). United Nations Human Rights Council. https://www.un.org/unispal/document/a-hrc-59-23-from-economy-of-occupation-to-economy-of-genocide-report-special-rapporteur-francesca-albanese-palestine-2025

[2] Albanese, a.g.e.

[3] Albanese, a.g.e., s. 14.

[4] Albanese, a.g.e., s. 5.

[5] Uluslararası Adalet Divanı’nın Gazze Şeridi'nde Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşmenin Uygulanması (Güney Afrika - İsrail) - Geçici Tedbirler kararları:
International Court of Justice. (2024, January 26). Application of the Convention on the Prevention and Punishment of the Crime of Genocide (South Africa v. Israel) – Provisional Measures. https://www.icj-cij.org/case/192/provisional-measures

[6] Albanese, From economy of occupation to economy of genocide, 2025, s. 6.

[7] Albanese, a.g.e., s. 35.

[8] Albanese, From economy of occupation to economy of genocide, 2025, s. 26.

[9] Albanese, a.g.e., s. 5.

[10] Albanese, a.g.e., s. 5.

[11] Albanese, a.g.e., s. 9.

[12] Albanese, a.g.e., s. 6.

[13] Albanese, a.g.e.,s. 5.

[14] Deveci, M. (2021, 11 Şubat). İsrail basını: Ulusal Yahudi Fonu, Yahudi yerleşimlerini genişletmek için Batı Şeria’da toprak satın alacak. Anadolu Ajansı. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israil-basini-ulusal-yahudi-fonu-yahudi-yerlesimlerini-genisletmek-icin-bati-seriada-toprak-satin-alacak/2142125

[15] Albanese, From economy of occupation to economy of genocide, 2025, s. 6.

[16] Albanese, a.g.e., s. 6.

[17] Albanese, a.g.e., s. 26.

[18] Albanese, a.g.e., s. 2.

[19] Albanese, a.g.e., s. 7 ve s. 12.

[20] Albanese, a.g.e., s. 12.

[21] Albanese, a.g.e., s. 12.

[22] Albanese, a.g.e., s. 12.

[23] Albanese, a.g.e., s. 20.

[24] Albanese, a.g.e., s. 20.

[25] Albanese, a.g.e., s. 19 ve s. 20.

[26] Albanese, a.g.e., s. 7.

[27] Albanese, a.g.e., s. 7.

[28] Albanese, a.g.e., s. 25.

[29] Albanese, a.g.e., s. 8.

[30] Albanese, a.g.e., s. 9.

[31] Albanese, a.g.e., s. 9.

[32] Albanese, a.g.e., s. 9.

[33] Albanese, a.g.e., s. 10.

[34] Albanese, a.g.e., s. 12 ve s.13.

[35] Albanese, a.g.e., s. 12.

[36] Albanese, a.g.e., s. 13.

[37] Albanese, a.g.e., s. 14.

[38] Albanese, a.g.e., s. 14.

[39] Albanese, a.g.e., s. 14.

[40] Albanese, a.g.e., s. 15.

[41] Albanese, a.g.e., s. 15.

[42] Albanese, a.g.e., s. 16.

[43] Albanese, a.g.e., s. 16.

[44] Albanese, a.g.e., s. 16.

[45] Albanese, a.g.e., s. 18.

[46] Albanese, a.g.e., s. 18.

[47] Albanese, a.g.e., s. 18.

[48] Albanese, a.g.e., s. 19.

[49] Albanese, a.g.e., s. 24.

[50] Albanese, a.g.e., s. 24.

[51] Albanese, a.g.e., s. 25.

[52] Albanese, a.g.e., s. 25.

[53] Albanese, a.g.e., s. 21.

[54] Albanese, a.g.e., s. 21.

[55] Albanese, a.g.e., s. 21.

[56] Albanese, a.g.e., s. 22.

[57] Albanese, a.g.e., s. 21.

[58] Albanese, a.g.e., s. 23.

[59] Albanese, a.g.e., s. 23.

[60] Albanese, a.g.e., s. 24.

[61] Albanese, a.g.e., s. 2.

[62] Biscontini, T. (2024). Racial capitalism. EBSCO Research Starters. https://www.ebsco.com/research-starters/history/racial-capitalism

[63] Dowling, P. (2023, 17 Kasım). Dirty secret of Israel’s weapons exports: They’re tested on Palestinians.https://www.aljazeera.com/features/2023/11/17/israels-weapons-industry-is-the-gaza-war-its-latest-test-lab

[64]  Aral, B. (2025). Uluslararası sistemin yıkımı. İçinde Sağlam, T., & Koçlar, H. (Eds.), Yıkımlar. Kudüs Çalışma Grubu.

[65] Karaoğlu, A. O. (2025). Uluslararası hukukun yıkımı. İçinde Sağlam, T., & Koçlar, H. (Eds.), Yıkımlar. Kudüs Çalışma Grubu.

[66] Albanese, From economy of occupation to economy of genocide, 2025, s. 3.

[67] Albanese, a.g.e., s. 3.

[68] Albanese, a.g.e., s. 26.

Bu Sayfada:

title

İlginizi çekebilir

İlginizi çekebilir

• Kudüs Çalışma Grubu • Kudüs Çalışma Grubu